"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asr-ı Saadetten gelen ders: Risale-i Nur

Süleyman KÖSMENE
11 Ocak 2022, Salı
Halil Çadır: “Şamlı Hafız Tevfik’in mektubunda geçen “meşreben Hazret-i Osman-ı Zinnureyn…” 1 ifadesini açıklar mısınız?”

Kutsî Çekirdek-Muhteşem Ağaç

Risale-i Nur Asr-ı Saadetten asrımıza intikal eden bir derstir. Bundandır ki, Risale-i Nur hizmetinde dört halifenin mesleği, meşrebi, karakteri, izi, özü, yüzü mevcuttur. 

Nasıl çekirdekte ağacın bütün hususiyetleri öz olarak, meşrep olarak, fihriste olarak bulunur. Ağaç ise çekirdeğin açılımıdır: Çekirdekte var olan gizlenmiş program ağaçta kendini gösteriyor, dal budak oluyor. Çekirdeğin mahiyeti ağaçta ortaya çıkıyor.

İşte dört halife olan Hazret-i Ebu Bekir (ra), Hazret-i Ömer (ra), Hazret-i Osman (ra), Hazret-i Ali (ra), Hazret-i Hasan (ra) ve diğer evlâd-ı Resul (asm) olan Hazret-i Hüseyin (ra) Efendilerimiz, bu dinin iniş sürecinin başında birer nuranî çekirdektirler. Beşinci halife olan Hazret-i Hasan’ın yarım hilâfetinden sonra hilâfet saltanata dönüyor.

Bediüzzaman hizmet ettiği daireyi o kudsî çekirdeklerle tarif ediyor: “Üveysi bir surette doğrudan doğruya hakikat dersimi Gavs-ı Azamdan (ks) ve Zeynelabidin (ra) ve Hasan, Hüseyin (ra) vasıtasıyla İmam-ı Ali den (ra) almışım. Onun için, hizmet ettiğimiz daire onların dairesidir. 2 

Bu kudsî çekirdekler beşinci halifenin devamı unvanına lâyık Risale-i Nur’da açılıma geçmiştir. Yani bu muhteşem ağaç, o kudsî çekirdeklerin devamlılık esasına göre mütemmim cüz’ü olmuştur.

Üniversite Nur Talebeleri adına yapılan açıklamada şu tesbit bu meyanda dikkat çekicidir: “Risâle-i Nur, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimizin nûrânî meşrebini ve Sahabe-i Kirâmın âlî seciyesini beyân eden bir nur ve feyiz hazînesidir.” 3

Mustafa Hulûsi’nin Mektubu

Kuleönü’nden Sofuoğlu Mustafa Hulûsi’nin, Barla Lâhikası’nda yayımlanan mektubunda geçen şu cümlesi bu meseleyi özetliyor: “Hem Hazret-i Ebu Bekir-i Sıddık (ra) ve Hazret-i Ömer (ra) ve Hazret-i Osman’ın (ra) meşrebini Risale-i Nur takip etmiş. Hem İmam-ı Ali’nin (ra) bir veled-i manevîsi olduğunu, Celcelûtiye’yi tefsir ile Risale-i Nur’un kıymetini ve vazifesini Risale-i Nur göstermiş.” 4

Öyle ki, Bediüzzaman Hazretleri’nde Hazret-i Ebu Bekir’in (ra) sıddîkiyeti, izzeti ve vakarı… Hazret-i Ömer’in (ra) şirke, küfre, putperestliğe ve haksızlığa karşı duruşu, hakperestliği, celâdeti, adaletperverliği… Hazret-i Osman’ın (ra) tevazuu, şefkati, merhameti, hayâsı, edebi, hilmi, Kur’ân hizmeti… Hazret-i Ali’nin (ra) takvası, itaati, cesareti, şecaati, ilmi, irfanı tecelli etmiştir. Keza Hazret-i Hasan’ın (ra) yarım kalmış hilâfeti, kıyamete kadar Bediüzzaman Hazretleri ile tamamiyete kavuşmuştur. Hazret-i Hüseyin’in (ra) Emevî saltanatına karşı savunduğu ve şehid olduğu hürriyet-i şer’iye dâvâsı keza Bediüzzaman’da tecelli etmiştir.

Nitekim Eşref Edip’in şu tesbiti de meselemizi teyit ediyor: “Kalbi bir Sahabî kadar îmanla dolu. Rûhunda, Ömer’in şehâmeti var. Yirminci asırda Devr-i Saadeti nefsinde yaşatan bir mü’min. Bütün hedefi îman ve Kur’ân. İslâm’ın gayetü’l-gayesi olan “Tevhid” ve “Allah’a îman” esâsı, onun ve Risâle-i Nur’un en büyük umdesidir. Devr-i Saadette, Müslümanlığın ilk kuruluş zamanlarında olsaydı, Hazret-i Peygamber (asm), Kâbe’deki putların parçalanması vazifesini ona verirdi. Şirke ve putperestliğe o derece düşmandır.” 5

Benzer Özellikler

Hazret-i Osman’ın ve Bediüzzaman’ın ortak meşreplerden bazıları ise şöyledir: 

1- Şefkat ve merhamet. Hazret-i Osman (ra) şefkat ve merhamet yönüyle müstesna bir ahlâka sahiptir. Risale-i Nur’un ise dört esasından birisi şefkattir.

2- Siyasette hilm ve muktesit meslek. Hazret-i Osman (ra) halife iken kendi katlini isteyen fitnecilere sırf bu meslek sebebiyle karşılık vermekten bile kaçınmış ve nihayet şehit düşmüştür. Siyasette muktesit meslek, hilm ve müsbet hareket, Risale-i Nur’da da belirgin birer karakter şeklinde ifadesini bulmuştur.

3- Kur’ân hizmeti hem Hazret-i Osman’da, hem Bediüzzaman’da en temel hareket merkezi olmuştur.

Dipnotlar: 

1- Barla Lâhikası, s. 118. 2- Emirdağ Lâhikası, s. 61. 3- Tarihçe-i Hayat, s. 603. 4- Barla Lâhikası, s. 101. 5- Tarihçe-i Hayat, s. 541.

Okunma Sayısı: 1438
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı