"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bizde ikilik olmaz! (1)

Süleyman KÖSMENE
15 Haziran 2021, Salı
Muzaffer Bey: “Kardeşler arası mübayeneti aşmak için üzerimize düşen vazifeler nelerdir?”

Farklı Beden, Tek Ruh

Biz İhlâs Risalesi okuruz. Bizde mübayenet olmaz. Çünkü İhlâs Risalesi’ne göre, biz tek bir vücudun eczası hükmündeyiz! Farklı bedenlerde olsa da, tek bir ruh mahiyetindeyiz! Bir fidanın güller açan dalları hüviyetindeyiz!

Bütün azalarımızı toplasanız, tek bir insan-ı kâmil eder! Biz iki değiliz; bizden ikilik çıkmaz!   

Bizim bir elimiz diğer elimize rekabet etmez, bir gözümüz bir gözümüzü tenkit etmez, dilimiz kulağımıza itiraz etmez, kalbimiz ruhumuzun ayıbını görmez. Bilâkis birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder. Yoksa vücudumuzun hayatı söner, ruhu kaçar, cismi dağılır. 1

Biz insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (asm) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz. 2 

İhlâsın sırrını kendimizde yerleştirmediğimizde, şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiyenin kısmen zayi olacağından endişe ederiz. Hem şiddetli mes’ul olacağımızı ve mahşerde zor hesaplarla karşılaşacağımızı bilir ve titreriz. “Âyetlerimi az bir bedel ile satmayın!” 3 âyetindeki şiddetli nehy-i İlâhiye mazhar olmaktan korkarız.   

Korkuyoruz ve Titriyoruz!

Saadet-i ebediye zararına manasız, lüzumsuz, zararlı, kederli, hodfuruşane, sakil, riyakârâne bazı hissiyat-ı süfliye ve menafi-i cüz’iye hatırı için ihlâsı kırmamızın bize hiçbir kemal vermeyeceğini biliriz. Korkarız ki, ihlâsı kırdığımızda, bu gafletimiz, bu hizmetteki umum kardeşlerimizin hukukuna tecavüz olacaktır! Hizmet-i Kur’âniyenin hürmetine taarruz olacaktır! Hakaik-ı imaniyenin kudsiyetine hürmetsizlik olacaktır! Bundan titriyoruz! 

Biz, ihlâsı kıracak esbaptan, yılandan ve akrepten çekindiğimiz gibi çekiniriz! Çünkü ihlâsı kıran her söylenti, her dedikodu, kardeşe fırlatılan her çamur biliriz ki, yılandan ve akrepten daha zehirlidir. Kardeşe çamur atmaya kalksak, o çamur önce bize bulaşır; önce incinen biz oluruz! 

Çünkü bizde ikilik yoktur! Çünkü biz biriz! 

Bir fabrikanın çarkları nasıl, birbiri ile rekabetkârâne uğraşmaz! Birbirinin önüne geçmez, birbirine tahakküm etmez! Birbirinin kusurunu görerek tenkid edip hizmet şevkini kırmaz! 

Bilâkis bütün istidatlarıyla birbirinin hareketini umumî maksada yöneltmek için yardım eder. Hakikî bir tesanüt, bir ittihatla gaye-i hilkatine yürür. Biz de öyleyiz!

Eğer zerre miktar bir tahakküm karışsa, bu tahakkümün fabrikayı karıştıracağını, hizmetlerini neticesiz ve akim bırakacağını, bu durumun fabrika sahibinin fabrikayı kırıp dağıtmasına sebep olacağını bilir ve titreriz. 

Biz Ölümü Gülerek Karşılarız

Biz binlerce müttehit adam gibiyiz. Ara sıra ittihadımızda görülen arızalar nazarlıktan ibarettir. Kem gözlere karşı… Bizde gerçekte arıza olmaz! Gerçekte ittihadı sarsan bir durum olmaz! Biz birbirimize fenafi’l-ihvan ipiyle sımsıkı kenetliyiz! Mesleğimizin sırrı uhuvvettir. 

Bundandır ki, çoğu zaman kendi hissiyat-ı nefsaniyemizi unuturuz; yekdiğerimizin meziyetleriyle ve hisleriyle yaşarız!  

Bu sebeple biz her birimiz her birimizin gözüyle bakar, her birimizin kulağıyla işitir, her birimizin aklıyla düşünür, her birimizin eliyle çalışırız.   

Biz tesanüdümüzle ölüme karşı da siper almışız! Çünkü ölüm gelse bir ruhu alır. Sırr-ı uhuvvet-i hakikiye ile, rıza-yı İlâhî yolunda, âhirete müteallik işlerde kardeşlerimiz adedince ruhlarımız olduğundan, birimiz ölse, “Diğer ruhlarım sağlam kalsınlar. Zira o ruhlar her vakit sevapları bana kazandırmakla mânevî bir hayatı idame ettiklerinden, ben ölmüyorum” diyerek, ölümü gülerek karşılarız. Ve “O ruhlar vasıtasıyla sevap cihetinde yaşıyorum, yalnız günah cihetinde ölüyorum” der, rahatla yatarız.

Bize dünyanın hiçbir ışığı ikilik vermez! Çünkü dünyanın hiçbir ışığı ne kadar büyük de olsa, bizim hacmimizden büyük değildir! Bizi tek bir insan-ı kâmil kılan bağ ise, kâinatın bütün kürelerini birbirine bağlayacak kadar güçlüdür.   

Öyleyse bize ikilik vermeye –evvel Allah- kimsenin gücü yetmez! Biz biriz! 

Dipnotlar:           

1- Lem’alar, s. 276.

2- Lem’alar, s. 276.

3- Bakara Sûresi: 41.

Okunma Sayısı: 1595
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • FATİH KARPUZ

    15.6.2021 11:56:40

    Teşekkürler Süleyman bey, Allah razı olsun.

  • Halil İbrahim Karahan

    15.6.2021 04:56:42

    Allah razı olsun abi

  • Feyzullah Ayhan

    15.6.2021 03:57:15

    Allah bu birlik anlayışı ile sa'y ü gayret içinde olmayı, nur talebesi ve bütün mü'minlerle hem hal olup birbirimizi Allah için sevmeyi nasip eylesin, nefsin ve şeytanın iğvasından muhafaza eylesin. İstikamet ve feraset sahibi olmayı nasip eylesin. AMİN

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı