"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her tövbe bir mi’raçtır

Süleyman KÖSMENE
21 Mart 2019, Perşembe
Haktan Bey: “Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbe etmesinin hikmeti nedir?”

TÖVBE BİR BASAMAKTIR  

Peygamber Efendimiz’in (asm) dilinde tövbe bir merdivendir, bir basamaktır, bir manevî asansördür, bir inkişaftır, bir mi’raçtır.

Bizim süflî yanımızdan, Allah’ın ulvî katına yükselir. Bizim günahkâr dünyamızdan, Allah’ın Müberra ve Mualla katına yükselir.

Bizi günah kirinden çeker alır, Allah’ın rıza makamına ulaştırır.

Ruhumuzu sıkan negatif yükümüzü alır, ruhumuzu ihya eden pozitif güce ulaştırır.

Bilgisayar diliyle bizi “reset”ler, hayata yepyeni bir başlangıç ile başlamamızı sağlar.

Tıp diliyle kalbimizdeki parazitleri öldürür. Bize sağlıklı bir dünya bırakır.

İbadet diliyle, bizi hadesten kurtarır, tahir kılar.

TÖVBEYE DÂVET

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Tövbe ediniz! Allah’a kasem olsun, ben günde yetmiş kere Allah’a tövbe ve istiğfar ediyorum.” 1

Bu hadisleri ile Efendimiz (asm):

1- Ümmetini tövbe ve istiğfar etmeye dâvet ediyor.

2- Ümmetini Allah’ın rızasına ve muhabbetine götürecek yolu gösteriyor.

3- Ümmetine örnek oluyor.

4- Allah katında her gün yetmiş basamak olmak suretiyle sınırsız bir yüksekliğe uçuyor, sınırsız bir hazineye doğru yol alıyor, sınırsız bir kabı dolduruyor, sınırsız bir rızaya yükseliyor, sınırsız bir rahmete koşuyor, ümmeti lehine sınırsız bir duâya ve kabule mazhar oluyor.

Bediüzzaman diyor ki: “O zât-ı Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, duâ neticesi olarak öyle bir makam ve mertebededir ki, bütün ukul toplansa, bir akıl olsalar, o makamın hakikatini tamamıyla ihata edemezler.” 2

BU NASIL SORU?

Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbesi ile ilgili olarak, iki Allah dostunun şu müzakeresi dikkatle düşünmeye değer: Şems-i Tebrizi, Mevlânâ Celâleddin-i Rumî ile Konya’da karşılaştığı ilk anda ona şöyle sorar:

“Bayezıd-ı Bistami mi, yoksa Hazret-i Muhammed mi (asm) daha büyüktür?”

Mevlânâ:

“Estağfirullah! Bu nasıl soru? Hiç âlemlere rahmet kılınan bir peygamber ile onun ümmetinden bir veli mukayese edilir mi?” der.

Şems devamla der ki:

“Peki, Hazret-i Muhammed (asm) günde yetmiş defa tövbe ettiğini söylediği halde, onun ümmetinden Bayezıd çıkıyor ve ‘Şanım ne yücedir!’, ‘Kendimi tazim ederim’, ‘Yenimin içinde hakkı görürüm.’ gibi sözler sarf ediyor. Buna ne diyeceksin?”

SINIRSIZ YÜKSELİŞ

Mevlânâ diyor ki:

“Bayezıd’ın sözü doymuşluğun ifadesidir. Onun kabı küçüktür ve sınırlıdır. Küçük ve sınırlı kab çabuk dolar. Yani onun manevî susuzluğu küçük bir tecelli ile giderilmiş, ruhu talepsiz hale gelmiş, sekre ve sarhoşluğa sürüklenmiştir. Oysa Hazret-i Peygamberin (asm) kabı sınırsızdır, dolmak bilmez. O susadıkça susuyor, içtikçe susuzluğu artıyor, susuzluğu arttıkça tövbe ediyor, tövbe ettikçe daha yüksek tecellilere mazhar oluyor. Daha yüksek tecellilere mazhar oldukça, makamı yükseliyor. Her yükselişte bir önceki halini nakıs görüyor ve tövbe ediyor. Çünkü O “elem neşrahleke sadrek” (Senin kalbini açmadık mı? (açtıkça açtık)” 3 sırrına mazhar olmuştur. Onun (asm) kâinattan daha geniş sadr-ı nuranisi kanmak, dolmak ve doymak bilmiyordu. Onun iştiyakı sonsuz, yükselişi sonsuz, mazhar olduğu tecelliler sonsuzdu. Çünkü O (asm) ümmeti için yaşıyordu.

Bu sebeple günde yetmiş basamaklı bir merdivenle Rabbine yükseliyordu. Ve şöyle diyordu:

“Rabbim! Sen’i gereği gibi tanıyamadım. Sana hakkıyla kulluk yapamadım!”

GÜNDE ON SAYFA OKUMAK   

Peygamber Efendimiz’in (asm) günde yetmiş kez tövbe etme emrini bir Nur Talebesi, günde on sayfa Risale okuma emri biçiminde yorumlayabilir. 

Zübeyir Gündüzalp demiştir ki: “Günde on sayfa Risale okuyan imanını kurtarır.”

Her bir Risale sayfası yaklaşık yedi-sekiz cümledir. Yani iman hakikatlerine yükselen yedi basamaklı bir merdivendir. On sayfa olunca toplam yetmiş basamak ediyor. Bu da yetmiş müşahede, şuhud ve inkişaf demektir.

Allah okumalarımızı çok, tövbelerimizi makbul eylesin.

Dipnotlar:

1 -Buhâri, Daavât, 3; Tirmizi, Tefsir, (3255). 2- Mektubat, s. 290.

Okunma Sayısı: 2492
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı