"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlâhî kitaplar neden farklı farklı gelmiştir?

Süleyman KÖSMENE
24 Haziran 2021, Perşembe
Rumeysa Hanım: “Yüce Allah’ın her peygamberle farklı kitap göndermesinin hikmetleri neler olabilir?”

İnsanlar Farklıdırlar  

Kitap ve peygamber göndermek suretiyle insanları doğru bilgilendirmek Allah’ın şe’nindendir. Kendisine gönderilen kitapla amel etmek ise insanın sorumluluğudur. Amel etmemekle beraber indirilen kitabı bozarsa bunun da elbette hesabı olacaktır. Ancak bozacaklar diye Allah kitap göndermekten imtina etmez.

Eğitimde yeni bir kavram vardır: Çoklu zekâ. Yani her insan farklı bir zekâ türüne sahiptir. Sözel zekâ, sayısal zekâ, müzik zekâsı, içsel zekâ, sosyal zekâ vb... Öğrenci hangi zekâ türüne sahipse, buna göre eğitilir ve verimli sonuç alınır. Meselâ sosyal zekâya sahip bir öğrenci sosyal muhtevalı bilgileri kavrama, analiz etme, çözme konularında yüksek beceriye sahiptir. Sayısal zekâya sahip bir öğrenciye sözel bilgiler fazla verilmez.

Eğitimde öğrenmeyi etkileyen bir diğer faktör de yaş faktörüdür. Her yaşın bir zekâ seviyesi vardır ve öğrencinin her yaşta öğrenecekleri bilgiler farklıdır. İlkokul birinci sınıf öğrencisine beşinci sınıf bilgileri öğretilemez. Her iki sınıfta da matematik dersi var mıdır; vardır. Birinci sınıf öğrencisinin önüne beşinci sınıf matematik kitabını koysanız ve bunu okuyup anlamasını bekleseniz doğru olmaz. Öğrenci beşinci sınıf matematik kitabını en az beş yıl sonra öğrenebilecektir.

Toplumlar Farklıdırlar 

Başlangıçtan günümüze insanlık da tıpkı bir okulun öğrencileri gibi farklı seviyeler göstermiştir. 1 İlkel çağlarda harfleri ve yazıyı yeni keşfetmiş insanoğluna, bu son ilim çağındaki insanların algısına göre bir kitap gelmiş olsaydı anlaşılmaz, kavranmaz ve yaşanmazdı. İnsanları anlamadıkları emirlerle yükümlü kılamazsınız.

Allah, insana kendi seviyesine göre ve güç yetirebildiği emirlerle yükümlü kılar. Her çağ insanının seviyesi farklıdır; güç yetirebildiği emirler ve kavrayabildiği bilgiler farklıdır. Bu farklılığı gözetmeden kitap göndermek doğru olmaz.

Nitekim Cenâb-ı Allah Kur’ân’da kendi zat-ı akdesini şöyle tarif etmiştir: “Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar.” 2

İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem’e (as) gelen 10 sayfalık kitapta hayat sahnesine yeni çıkan insanoğlu için lüzumlu bilgiler ve kendi seviyelerinde bir üslûp ile iman edilecek hususlar vardı. 

Sonraki asırlarda insanlığın medeniyeti geliştikçe, alışkanlıkları, düşünceleri, seviyeleri, yanlışları, doğruları farklılaştıkça farklı uyarılar, farklı emirler, farklı bir üslûp, farklı bir kitap ihtiyacı doğdu. Bu ihtiyaç için Hazret-i Şit Peygamber’e (as) elli, daha sonraki çağlarda Hazret-i İdris Peygamber’e (as) otuz, daha sonraki çağlarda Hazret-i İbrahim Peygamber’e (as) on sayfalık bir kitap geldi.

İnsanlar Geliştikçe

İnsanlık bilgi, görgü, örf, adet ve medeniyet bakımından geliştikçe ve yükseldikçe büyük kitaplar gelmeye başlamıştır. Hazret-i Musa’ya (as) Tevrat, Hazret-i Davut’a (as) Zebur, Hazret-i İsa’ya (as) İncil bu yüzden farklı birer üslûp ve farklı emirlerle gelmiştir. İman edilecek hususlar ise aynıdır.

Nihayet Hazret-i Muhammed’in (asm) dönemine geldiğimizde, artık insanlık kıyamete kadar yeni bilgileri öğrenmeye aç ve hazır ve yüksek medeniyetler kurabilecek bir potansiyele ve birikime ulaşmış bulunuyordu. Bu dönem insanına da Kur’ân nazil oldu. Ve Kur’ân son kitap olduğu için bizzat Cenâb-ı Allah tarafından korundu, mu’cizevî bir üslûpla bozulması engellendi. Bu yüzden de nazil olduğu zamandan beri bin dört yüz yıldan fazla geçmesine rağmen Kur’ân’ın harfi bile değişmemiştir. Kötü niyetli insan çıksa da, Kur’ân’ı bozmaya güç yetirememiştir.

Biz önceki kitapların kendi peygamberlerine vahiy yoluyla nazil olduğuna iman ederiz. Ancak Kur’ân-ı Kerîm ile amel ederiz.

DUÂ

Allah’ım! İmanımı arttır! Amelimi salih eyle! Bakıyatü’ssalihattan hissemi ziyade kıl! İnancımı tahkiki imana ulaştır! Günahımı bağışla! Hatalarımı affet! Razı olduğun ameli yapmamı kolay kıl! Âmin.

Dipnotlar:

1- Asa-yı Musa, s. 65. 2- Bakara Sûresi: 286.

Okunma Sayısı: 1289
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İ. Seyda

    24.6.2021 15:56:21

    Son peygamberle insanlık ortak bir noktaya eriştiğine göre, "insaniyet-i Kübra", temel değerler, sulh-u umumi, uzlaşma, çoğunluk yerine çoğulculuk, din ve vicdan hürriyeti gibi değerler ön plana çıkacaktır/çıkmıştır/çıkmalı. Nübüvvet mesleğinin temel ilkelerini nazara vermeye gayret etmeliyiz. Yani özetle, "doğru İslamiyet ve İslamiyet'e layık doğruluk"...

  • Halil İbrahim Karahan

    24.6.2021 15:25:21

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı