Molla Şemseddin Güranî, züht ve takvasıyla tanınmış, İslâmî ilimlerde, özellikle tefsirde önde gelen Osmanlı ulemasındadır. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmed’in hocalarındandır. Bir gün kendi kendine “Rivayetlere göre, ilmiyle amel yapan âlimlerin cesetlerini toprak yiyemez. Hocam Kara Davut, ilmiyle amel yapan âlimlerdendir. Acaba cesedini toprak yemiş midir?” diye merak eder ve hocasının mezarını açıp bakınca cesedin çürümediğini görür ve o anda gözlerine perde iner, kör olur. Ancak onun zengin bir kütüphanesi vardır. Kitapları okuyamamaktan muzdarip olur. Molla Güranî bir gece Resulullahı rüyada görür.
Cenab-ı Peygamber Ona: “Şemseddin! Bana Fatiha’yı tefsir et.” buyurur. O:”Ya Resulullah!, Fatiha size nazil oldu. Onu size tefsir etmek, haddi aşmak olmaz mı? Kaldı ki, benim gözlerim görmüyor.” der. Efendimiz (asm) ona bir bez parçası uzatır: ”Şemseddin, bunu al, gözlerine koy. Gözlerin açılacaktır” buyurur. Molla Güranî uykudan uyanır ve gözlerinin üstünde bez parçasını bulur. Onu kaldırınca gözlerinin görmeye başladığını görür, Allah’a şükreder.