Halil isminde bir zat Üstadı ziyarete gitmiş. Huzuruna girmeden önce kendi kendine “Ben kahraman bir adamım. İçimde vatanı kurtarma aşkı var. Bediüzzaman da kahraman bir insan. Onu bu yüzden seviyorum. Yanına girince şöyle yüksek, gür bir sedâ ile ona selâm vereyim de, benim ne kadar kahraman biri olduğumu bilsin” diye düşünerek huzuruna girer ve selâm vereceği zaman birden sesi kısılır. Verdiği selâmı kendisi zor duyar. Üstad yanındaki Ceylan Ağabeye dönerek: “Ceylan bu kardeşimiz ne diyor? İsmi nedir? Ceylan Ağabey: “Üstadım! Bu kardeşimiz size selâm verdi. İsmi de Halil imiş” der.
Amellerin içine başka niyetler karışınca, ihlas bozuluyor ve maksat hâsıl olmuyor.