Dua faslından sonra rehberimizin uyarısıyla Kâbe’yi tavaf etmeye başladık. Zaman zaman rehberimizin sesli okuduğu duaları koro halinde tekrar ederek Rabbimize sunduk. Farklı renklerde, farklı giysilerle değişik coğrafyalardan gelen yüzlerce grubun kendilerine has işaretlerle, grup disiplini içinde tavaf vazifelerini ihlasla yerine getirmeleri, genellikle Arapça olarak dile getirdikleri dualarını Allah’a sunduklarına şahit olmak bana bambaşka duygular yaşatıyordu.
Bu duygulanmalar, bizim kendimizi gözden geçirmemizi, muhasebeye çekmemizi sağlıyordu. Zaten Resulullah bize bunu emretmiyor muydu? “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.” Hadisi Müslümanlara bu gerçeği hatırlatıyordu.
Sadece insan Kâbe’de mi Allah’ın huzurundadır. Kâbe dışındaki hayatında da hep Rabbinin huzurunda ve bunun farkında olarak yaşaması gerekmez mi? Evet, bunları ruhunun derinliklerinde hissederek yaşamak biz Müslümanlara yakışan bir hareketti. Kâbe’de tavafta kadın erkek birlikte yapılır. Erkekler iki beyaz bez parçadan oluşan ihramla yaparken, kadınlar dış elbiseleri ihram kabul edildiğinden o şekilde hac veya umre ibadetini yapabilmektedirler. Dış elbise olarak ekseriyetle beyaz rengin tercih edilmesi, ortama ayrı bir ruhanî hava katmaktadır.