"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bandın say!!!”

Yunus İkbal Kaya
24 Mayıs 2024, Cuma
Kemal Sunal’ın bu efsane repliği, hepimizin yüzünde bir gülücük belirmesine sebep oluyor. Ancak bu sefer durum biraz farklı. Zira, yazı her geçen gün otokratikleşen Türkiye Cumhuriyeti’nin kanayan yarasına tuz banıyor.

Son günlerde internet alemi, maddeleri sızdırılan 9. Yargı Paketi’nin etki ajanlığına ilişkin maddesi ile çalkalanıyor. Türk Ceza Kanunu’nun 339. maddesine yapılacak bu ekleme ile yeni bir casusluk kavramı ceza hukukumuza girecek. Buna göre, Türkiye aleyhinde kara propaganda yapılmasına alan açanlar, etki ajanı kapsamına dahil edilecek. Ülkenin ekonomik, toplumsal ve kamu düzenini bozanlar da bu kapsamda değerlendirilecek.

***

Peki bu ne demek?

İşte başlığımızdaki nükte de burada ortaya çıkıyor. Hükümet bizlere adeta aba altından sopa gösteriyor.

Sosyal medyada yapılan “ekonomimiz kötü” paylaşımı bile etki ajanlığı kapsamında değerlendirilebilecek. Her ne kadar siz kara propaganda yapmadığınızı, sadece var olan bir gerçeği dile getirdiğinizi söyleseniz dahi; hükümet aynı Kemal Sunal’a “bandın say!” diyen lokanta sahibi gibi size “Kara propaganda yaptın say!” diyebilecek.

Ve işin daha komiği, sizler Kemal Sunal’ın para üstü isterken “Parayı verdim say” dediği gibi “Cezamı çektim say” diyemeyecek, yaptırımla karşı karşıya kalacaksınız.

Maddenin kapsamına çocukça bir bakış atıldığında, belki de bu düzenleme güzel görünebilir. Zira ülkemiz aleyhinde ajanlık yapanlar pek tabi cezalandırılmalı. Ancak her geçen gün otokratikleşen ülkemizde bu kanunla sağlanmak istenen amaç, otokrasiyi güçlendirmek, eleştirileri susturmak ve elbette tek adamın varlığını kutsamaktan başka nedir ki?

***

Hükumetin eleştiri ve farklı fikir kaldıramazlığı öyle bir seviyeye geldi ki; kendilerinden olmayan herkes ajan, herkes terörist oldu...

Onların lehine dahi olabilecek bir fikir ortaya atsanız, bu fikri alaşağı etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama aradan birkaç ay geçiyor; bir bakıyorsunuz, aynı fikri meclise kendileri kanun teklifi olarak sunmuşlar. Kimse diyemiyor ki ‘madem bu fikir iyi bir fikirdi, madem ülkenin yararına idi neden bu ülkeye birkaç ay kaybettirdiniz?’

Bunun en büyük örneğini faiz artırımı hususunda gördük. Herkesin faizlerin artması gerektiğini söylediği dönemde en büyük Müslüman sayın Erdoğan ‘nas’ dedi, ‘ayet’ dedi faizleri artırmadı. Ülke çok büyük ekonomik kayıplardan ve zaman kaybettikten sonra, bugün görüyoruz ki dünyanın en yüksek faiz oranına sahip ülkelerinden biriyiz.

Peki neden bu kadar bekleyip faizleri şimdi artırdılar? Çünkü artık eleştiri kaldıramıyorlar. Farklı fikirlere dayanamıyorlar. Eğer o zaman faizleri artırmayı kabul etselerdi haksız olduklarını kabul edeceklerdi ve fakat bu eleştiriye dayanamadılar.

***

Bu durum aklıma Siyer-i Nebi’den bir hatıra getirdi. Hani Rasulullah (s.a.v) amcası Ebu Talip ölüm döşeğindeyken ona gelip de “ey amcam iman et” dediğinde amcası ona “şu Mekke’nin kadınları, arkamdan, korktuğu için iman etti demeyecek olsa, sana inanırdım ey yeğenim” demişti ya, hükumetin bu faize ve daha nice yönetime ilişkin konuda inadı işte sırf bu yüzden.

El alem bana ne der? Halk beni eleştirirse ne olur? Bu korku önce hükümeti, sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni mahvetti.

Demokratik Türkiye Cumhuriyeti hasta yatağında ve adeta yeni bir güç doğuyor. Adı da belli: OTOKRATİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ

Okunma Sayısı: 688
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı