"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Esma taliminden bilime

26 Eylül 2019, Perşembe
Genç Yorum Dergisi Eylül sayısında Dr. Bahri Tayran Dayıoğlu ile bilim alanında röportaj yapıldı. Dayıoğlu, Allah’ın isimlerinden bilime pencere açtı.

RÖPORTAJ: ŞULENUR YILDIRIM

Biyoloji alanında lisans ve lisansüstü eğitimler alan ve “yaratılış” üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Dr. Bahri Tayran Dayıoğlu ile bilim sayımız için bir röportaj gerçekleştirdik. Bilimin tanımı, ilim ve bilim arasındaki ilgi,  Allah’ın isimleri ve kâinatın bilgisi, bilim-din ilişkisi, Yaratıcı ve yaratılış hakikatleri, gençlerin bilimle ilgilenmesi gibi konuları konuştuğumuz röportajımızı istifadenize sunuyoruz.

Dr. Bahri Tayran Dayıoğlu:

İstanbul Üniversitesi Biyoloji bölümünü 1974’te bitirdi. Ardından Almanya’da bulunan Hohenheim Üniversitesi Mikro ve Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı eğitiminin yanı sıra Klasik ve Moleküler Genetik, Biyokimya ve Viroloji derslerini alarak Mikrobiyoloji dalında master ve doktora  çalışmalarını  tamamladı. Türkiye’ye dönünce  Gıda sektöründe çalıştı. Meslekî çalışmalarının yanında Kur’ân’daki yaratılış konusunda çalışmalarına devam etmektedir..

Bilimi nasıl tanımlarsınız? Bilim kavramının derinlik ve genişliği nedir?

Zamanımızda bilim deniyor, önceleri ilim olarak söyleniyordu. Bence bilim bilgi, hatta doğru bilgiler havuzu demektir. Alanı çok geniş ve derinliği çok yüksektir. Bilim, bizim bildiğimiz ve bilebileceğimizden çok fazladır. Yeteneklerimizin sınırlı olması nedeniyle de bilgi okyanusundan öğrenebileceğimiz de sınırlıdır. 

Yüce Rabbimiz ilk insan Hz. Âdem’i (as) yarattığında ona eşyanın isimlerini öğretti. Bu İslâm literatüründe “Esma’nın talimi” olarak yer aldı. Demek ki ilim öğrenmenin esası eşyanın isimlerini öğrenmek üzerine kuruludur. Öğrenmek ezber etmeyi de kapsar ve ondan çok ötelere de gider, ki bizi bilgi derinliğine götürür, onu da Bediüzzaman’dan öğreniyoruz, çünkü o eşyanın hakikatinin Allah’ın esma-i İlâhiye denen güzel isimlerinin tecellîsinden ibaret olduğunu söyler. Hz. Âdem (as) bundan dolayı, eşyanın ismiyle, hakikatleri olan İlâhî isimlerin tecellisînden Rabbini tanımak gibi derin ve geniş bir bilgi ortamında bulunduğunu öğrenmiş oldu. Zaten halife olarak yaratılması nedeniyle bunu ancak bilgiyle yapabilirdi. Etrafımızda gördüğümüz her şeyin şeklinden, yapısından, mahiyetinden, duruşundan, hareketinden, doğmasından, büyümesinden, ölümüne kadar hepsinin açıklanması insan için bilgi kaynağı demektir. Biz insanların araştıran bir küçük grubu, gözlemlediklerini yazdı ve hepimiz o tesbitler sayesinde bilgi sahibi olduk. 

Onun için  varlıklar  bir kitaptır, kâinat bir kitab-ı kebîrdir, çünkü âlem ilimden gelir, oda Rabbü’l-Âleminden vücut buldu. 

Kur’ânî bilgi ile beşerî bilgi arasında yakın bir ilişkinin olduğuna, eşyanın ismi ile mahiyetinin esma-i İlâhîyeye dayanmasına tekrar dönersek, neler söylersiniz?

Okuduklarım ve öğrendiklerimden şu tesbitimi ifade etmek istiyorum. Kur’ân’dan yüzlerce ayet ve pek çok esma-i İlâhîye’nin açıklanmasında, tecellî sahalarının gözlenmesinde bilgiler batıdan gelmektedir. Onun için devletler menfaatlerini esas alarak karşı ve düşman pozisyonlar almaya devam ededursun, Allah ile beşerî ilim, esma-i İlâhîyesinde buluşmuştur, Kur’ân’la buluşmuştur. Bir örnek verelim: Kur’ân’da, rızık semadadır ve rızkınızı yeryüzünde arayın, mealinde âyetler vardır. Bu muhteşem bilginin karşılığını batılı bilim insanlarından öğreniyoruz. Şöyle: Dünya’mızın karasal coğrafyasında, bir yılda 200 milyar ton organik madde, bitkiler tarafından üretilmektedir. Bunun için Güneş’ten enerji gelmesi lâzım ve bunun için Güneş yanıyor. Dünya’ya gönderdiği enerjinin Güneş maddesi sadece iki tıra sığacak kadar olup, 40 tondur. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Prof. MauricBucaille’nin dediği gibi, “İslâm diniyle ilim birbirinin ikiz kardeşidir.” Biz de diyoruz ki, bu ikiz kardeşleri birbirine düşman edenler kaybetmiştir ve kaybedecektir, çünkü bunlar sessiz ve sakince birbirlerini açıklamaya devam etmektedir.

Din bilim ilişkisi nasıl olmalı?

Çok tartışmaya açık bir konu. Orta yolu bulmak için bilgece yaklaşmak lâzım. Bir kere hangi din? Ve onun bilimsel alanda kullanımı nasıl olmalı? Üzerine çalışılması lâzım. En önemli sorun ifrat ve tefrit. Biyoloji, jeoloji, fizik, kimya ve astronomi kitaplarının hiçbirinde “yaratmak” fiiline yer verilmemektedir. Bunun yerine “oluştu” ve “gelişti” gibi ifadeler yer almaktadır. 

Özellikle Kur’ân’la ilmî konuların buluştuğu ve kesiştiği alanlarda, her ikisine de yer vererek iyi niyetli bir yaklaşım sağlanmalıdır. Mesela: “Sizi biz yarattık, hâlâ inanmayacak mısınız?”, “O toprağa ektiğiniz tohumu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa biz miyiz yaratan?”, “Allah ölüden diri, diriden ölü çıkarır” gibi pek çok âyetlerle ilgili bilimsel alanlar birbirinden haberdar olarak yer vermelidirler.

Her bilimsel alan kendi kurallarıyla yoluna devam etmelidir. Buluştukları zaman da birbirine iltifat etmelidirler.

Gençlerin bilime yaklaşımı nasıl olmalı?

Bilgiyi doğru olarak öğrenmeye özen göstermeleri gerekir. Zamanımızda neler araştırılıyor ve neler bilinmiyor konularına da ilgi göstermeliler. İlgi alanlarını erken yaşlarda tesbit etmelidirler. Bilgiye dayalı mutluluğu, his ve heyecanı yaşamalıdırlar.

Tabiî ki çok okumalıdırlar, kendi arşivlerini oluşturmalıdırlar. Bilen insanların sunum ve konferanslarını kaçırmasınlar. Kitapevlerini mutlaka ziyaretleri arasına alsınlar. Ayda bir veya üç ayda bir çeşitli kitapevlerine uğrasınlar. İlgi duydukları alanlara uygun kitapların, dergilerin bulunduğu kütüphanelere gitmeyi alışkanlık hâline getirsinler. Yabancı dil ve diller öğrensinler. Bilgi üretmeyi büyük hedef olarak seçsinler, diye gençlere tavsiye etmek isterim.

Not: Genç Yorum Dergisi Eylül 2019 sayısından anlınmıştır.

Okunma Sayısı: 1176
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    26.9.2019 06:26:17

    Tebrikler, dualar, teşekkürler...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı