"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sinek düşmanlığını bırak! 2

Ahmet Cemil Çökren
10 Haziran 2019, Pazartesi
Sinekler üzerinde maalesef hâlâ menfi manada yazılar yazılmakta, Yeni Asya’da yayınlanan “Sinek düşmanlığını bırak!” 1 başlıklı yazımı hedef alarak 8 Haziran 2019’da Yeniçağ yazarı Cazim Gürbüz “Breh! Breh! Breh!.. Ne mübarek mahlûklarmış atalarımızın ‘pisliği sever’ dediği şu sinekler?.. Said Efendi öyle diyooo…” 2 diyerek, Bediüzzaman Said Nursî’yi ve bütün sinek taifesini karalamaya çalıştı.

Hatta akademik atıflarla da meşrûlaştırdı. Bildiğiniz gibi Galileo Galilei’nin de ataları “Dünya düzdür” diyorlardı.

Şimdi gelelim bilimin sinekler hakkındaki araştırmalarına: Bir sinek taifesi olan arılar herkesçe malûm, ürettikleri tonlarca şifalı balları yemekteyiz. Eşek arılarının zehirleri ise ilâç sektöründe kullanılmakta, antibiyotik yapılmakta 3, hatta kanser tedavisinde kullanılmaya çalışılmaktadır. 4

Karasineklere gelince, larvaları ise yara tedavilerinde kullanılmaktadır. Konuyla ilgili İngiltere’de “Manchester Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada özellikle hastanelerde görülen MRSA enfeksiyonundan etkilenen hastaların tedavisinde sinek larvalarının kullanılabileceği belirtildi. 

MRSA enfeksiyonu dolayısıyla ayaklarında ülserler oluşan 13 hastaya sinek larvaları koyan doktorlar, bu hastaların 12’sinin iyileştiğini gördü. İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre normalde 28 hafta süren enfeksiyonun tedavisinde sinek larvaları kullanıldığında bu sürenin 3 haftaya düştüğü görüldü.

“Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Andrew Boulton, ‘Sinek kurtçukları dünyanın en küçük cerrahları. Aslında cerrahlardan bile iyiler, çünkü larvalar daha ucuz ve 24 saat çalışıyorlar’ dedi.”

“Sinek larvalarının Napolyon dönemi savaşlarında ve Amerikan iç savaşı sırasında da kullanıldığını kaydeden Profesör Boulton, bu larvaların yaraları temiz tuttuğunu söyledi. 

Kendilerinin araştırmayı, hastaların ayaklarındaki sorunlar için yaptıklarını ancak sinek larvalarının vücudun diğer kısımlarındaki yaralar için de kullanılabileceğini belirten Profesör Boulton, sadece kadın bölgesindeki büyük yaralarda sinek larvalarının sorun çıkarabileceğini kaydetti.” 5

Ayrıca “İngiltere’nin bir şehrinde sineklerle yapılan mücadele sonucu onların kökünü kurutmaya muvaffak olmuşlar. Fakat bu sefer şehri çok kötü bir koku sarmış. Ne yapmışlarsa kötü kokuyu giderememişler. 

Sonra, hatalarını anlayarak sineklerin yeniden üremesine imkân vermişler, kötü koku ortadan kalkmış. Demek ki, sinekler kötü kokuya sebep olan bakterilerin imhasında vazife görüyor ve hem de rızıklarını temin ediyorlarmış. İnsanoğlu çevre dengesini bozduğu zaman, kendi eliyle kendi başına belâ satın aldığı anlaşılıyor.” 6

“...Cesetlerin kokusunu almaları o kadar çabuk oluyor ki adlî tıp uzmanları karasineğin larvasının ceset üzerinde bulunmasına ve büyüklüğüne gelen ölüm saatini bulabiliyorlar. Son dönemde laboratuvarlarda yetiştirilen steril karasinek larvaları yanık tedavisinde de kullanılıyor. Bu larvalar sadece ölü deriyi yedikleri için yanık tedavilerinde hastanın yanmış bölgesine bırakıp onu yemesine izin veriliyor. Böylece vücut ölü deriyi onarmaya çalışacağına alttan yeni deri gönderiyor. Böylece fizikî olarak kötü bir görüntünün önüne geçmekle beraber tedavi süreci de hızlandırılmış olunuyor.

“Tıp dilinde larvanın yaraları iyileştirici, ölü dokuları yokedip derinin eski haline getirmeleri, yaralardaki hastalıklı dokuları iyileştirmelerine kadar bir çok faydaları bulunmaktadır. Ayrıca sinekler, hastalıkların yaygınlaşmasını da engellerler. Dünyada sürekli olarak bir çok sebepten hayvanlar ölmektedir ve bu hayvan leşleri, bir süre sonra canlılar için büyük bir tehlike oluşturur. Ama sinekler, bu hayvan leşlerinin üstüne larvalarını bırakır ve larvalar büyürken bu leşlerden beslenerek bir çok hastalığın oluşumunu engeller.” 7

Sonuç olarak görüldüğü üzere hiçbir mahlûkat boşuna boşuna bakteri yaysın diye yaratılmaz, etrafımızdaki pislikleri temizlemek için ve bize hizmet etsinler diye yaratıldıkları bilimsel olarak da ispatlanmaktadır. Bir dönem tereyağı ve zeytinyağı içinde hakkında da çok karalama vardı.

Bunların üzerinden lütfen, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni ve Kur’ân tefsiri Risale-i Nur’u karalamayalım! Bu vesile ile Risale-i Nurlar’ın daha çok okunmasını sağlamış oldu. Daha nice dertlere derman olacak araştırmaların, Kur’ân’a ters düşmediğini görmek dileğiyle.

Dipnotlar:

1. https://www.yeniasya.com.tr/ahmet-cemil-cokren/sinek-dusmanligini-birak_471971

2. Cazim Gürbüz, Yeniçağ g., 8 Haziran 2019)

3. https://www.gercekbilim.com/esek-arisi-zehrinden-antibiyotik-yapildi/

4. http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/esek-arisi-zehri-ilac-haline-gelirse-kansere-umut-olabilir-30067428

5. https://www.mynet.com/sinek-larvalari-olumcul-enfeksiyona-umut-oldu-110100268115

6. https://www.yeniasya.com.tr/sami-cebeci/karasinek-mu-cizesi_202588

7. https://www.uludagsozluk.com/k/karasineğin-yaratılış-amacı/

Okunma Sayısı: 2073
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı