"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir şehit yavrusu evlât ediniliyor

Ahmet ÖZDEMİR
13 Ekim 2019, Pazar
Allah Kur’ân-ı Kerîm’de Peygamberimiz (asm) hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Biz seni âlemlere ancak rahmet olmak üzere gönderdik.” 1

“Ey insanlar! Size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya girmeniz ona pek ağır gelir. O, sizlere çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.”2

Peygamberimiz (asm) “Benimle sizin misaliniz, ateş yakan, ateşine düşmeye başlayan kelebek ve çekirgeleri men etmeye çalışan adama benzer ki; ben sizi ateşe düşmekten korumak için eteklerinizden tutuyorum, sizlerse hep elimden kurtulmaya çabalayıp duruyorsunuz.” buyurmuştur. 3

Uhud Savaşı günü, Peygamberimizin (asm) rebâiye dişi kırılmış, yüzü yaralanmıştı. Bu hal, Ashab-ı Kiram’ın son derecede zoruna gitmişti. Peygamberimize (asm) “Müşriklerin aleyhine duâ etsen?” dediler. Peygamberimiz (asm):

“Ben lânetleyici olarak gönderilmedim, fakat ben Hakk’a dâvet edici ve rahmet olarak gönderildim. Allah’ım! Kavmime hidayet nasip et. Çünkü onlar bilmiyorlar.” diye duâ etti.

Hz. Ömer (ra), “Babam, anam sana feda olsun Yâ Resûlallah! Nuh (as) kavmi hakkında ‘Ey Rabbim! Yeryüzünde inkârcı kâfirlerden bir tekini dahi bırakma!’ 4 diye duâ etmiştir. 

Sonra Resul-i Ekreme (asm) “Sırtın çiğnendiği, yüzün kana boyandığı ve rebâiye dişin kırıldığı zaman, Nuh (as) gibi aleyhimizde duâ etmiş olsaydın, son ferdimize kadar hepimiz muhakkak helâk olurduk. Fakat sen böyle demekten kaçındın da, ‘Allah’ım! Kavmimi mağfiret buyur. Çünkü onlar bilmiyorlar.’ diyerek hayır duâ ettin.” dedi.

Peygamberimizin (asm) bu duâsı; fazileti, ihsanın bütün derecelerini, güzel ahlâkı, keremi, sabır ve hilmin gayelerini bir araya toplamıştır.

Peygamberimiz (asm), kendisine yapılanlara sükût etmekle kalmamış, hatta onların suçlarını bağışlamış, sonra şefkat ve merhamet etmiş, kendilerinin bağışlanmaları için duâ ve şefaatte bulunup ‘Onları bağışla, hidayete erdir.’ demiş, sonra da şefkat ve merhametinin sebebini ‘Benim kavmimi’ sözüyle açıklamış, ‘Onlar bilmiyorlar.’ sözüyle de, bilgisizliklerini kendileri hakkında mazeret olarak göstermiştir. 

Uhud yenilgisi sonucunda birçok Müslüman kadın dul kalmış, birçok anne ciğerparelerini kaybetmiş ve birçok çocuk da yetim kalmıştı. Hepsi de acılarını dindirmek, üzüntülerini giderip ruhlarını teselliye kavuşturmak için Peygamber Efendimize (asm) koşuyorlardı. O da, onların dertlerine derman olmaya çalışıyordu.

Büceyr isminde melek yüzlü bir çocuk da yarasının sarılması için Peygamber Efendimize (asm) koşanlar arasındaydı. Uhud’da babası Akrabe şehit olmuştu. Hz. Resûlullah’ın (asm) huzuruna babasız kalmanın verdiği ıztıraptan ağlayarak girmiş, O’nun (asm) şefkat ve merhamet duygularını coşturmuştu.

Resûl-i Ekrem (asm), Büceyr’in derdine derman oldu. “Ey sevimli çocuk! Ne diye ağlayıp duruyorsun? Sus, ağlama! Baban ben, annen de Âişe olursa razı olmaz mısın?” dedi.

Bu teklif karşısında henüz şefkate muhtaç yaşta bulunan Büceyr’in gözlerinin içi güldü. Üzüntüsünü, kederini unuttu ve babasız kalmanın verdiği eziklik duygusundan kurtularak, “Babam anam sana feda olsun yâ Resûlallah (asm)! Razı olurum elbet!” 5 diyerek sevincini dile getirdi.

Resûl-i Ekrem (asm), şefkatli elleriyle sevimli çocuğun başını okşadı ve adını sordu. Çocuk, “Büceyr...” dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm), “Hayır!.. Sen, Beşir’sin!” buyurarak ismini değiştirdi. Peygamberimizin (asm) kendisine verdiği yeni ismiyle Beşir, sonradan şöyle diyecektir:

“Başımda Resûlullah’ın (asm) elinin değdiği yerlerdeki saçlarım siyah kaldı, diğer taraftaki saçlarım ağardı. Dilimde pelteklik vardı; peltekliğim de o andan itibaren geçti gitti!” 6

Dipnotlar:

1- Enbiya Sûresi, 107.

2- Tevbe Sûresi, 128.

3- Ahmed ibn. Hanbel, Müsned, c. 3, s. 392-393.

4- Nuh Sûresi, 26.

5- Buharı, Sahih, c. 1, ks. 2, s. 78.

6- İbn Asâkir. Târih. 3: 269.

Okunma Sayısı: 526
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı