"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İbadet, lisan meselesi değil, iman meselesi

Ali ATAÇ
09 Şubat 2021, Salı
Dinî ibadette en mühim mesele imandır lisan değildir.

Çünkü yalnız ibadetin dilini başka bir lisana tercüme edilmek ya da çevirmekle mesele bitmez. Çünkü lisan ilimdir ve akla hitap eder. Dindeki ibadet ise, yalnız lisanı kal; yani anlama, anlaşılma, konuşma ve yazmaktan ibaret dil değildir.

Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat’ın Yirmi Altıncı Mektup Dördüncü Mebhas İkinci Mes’ele’sinde bu konuya şöyle açıklık getirmiştir:

“Hem iman yalnız ilim ile değil; imanda çok letâifin hisseleri var. Nasıl ki, bir yemek mideye girse, o yemek muhtelif âsâba, muhtelif bir surette inkısam edip tevzi olunuyor. İlimle gelen mesâil-i imaniye dahi, akıl midesine girdikten sonra, derecâta göre ruh, kalb, sır, nefis ve hâkezâ, letâif kendine göre birer hisse alır, masseder. Eğer onların hissesi olmazsa, noksandır’’ diyor.

O noksaniyet ise ancak lisan-ı kal’in lisan-ı hal’e tahvil edilmesiyle ve takviyesiyle telâfi edilir ve giderilir. Çünkü lisan kal seviyesinde olan bir iman taklidi olabilir. Taklidi iman ise her zaman şüphe ve vesvese ile sarsılabilir. “Evet, iman-ı taklid-i çabuk şüphelere mağlûp olur.’’ 1

Halbuki iman-ı tahkikinin ise; “Ondan çok kuvvetli ve çok geniş olan iman-ı tahkîkîde çok meratip var’’ 2 Ondandır ki, iman-ı taklid-i lisan-ı hal ile takviye edilerek iman-ı tahkiki mertebelerine yani iman-i hakikiye tahvil edilmelidir. O da, bu zamanda Kur’ân’ın imanî hakikatleri yani Risale-i Nurlar’ı okumak ve ona göre de yaşamakla olabilir.

Çünkü “Kur’ân’dan gelen o Sözler ve o Nurlar, yalnız aklî mesâil-i ilmiye değil, belki kalbî, rûhî, halî mesâil-i îmâniyedir. Ve pek yüksek ve kıymettar maarif-i İlâhiye hükmündedirler.’’ 3 Hem “Din yalnız iman değil; belki, amel-i salih dahi dinin ikinci cüz’üdür. İman ile amel bir bütündür. Biri diğersiz olmaz. İkisi birbirini tamamlar. 

Kim bilir belki de halk arasında geçen meşhur ‘din-i bütün’ sözü; eksiksiz, tam ve sağlam dini ifade eden sözü buradan gelmektedir.

Hem Bediüzzaman yine Mektubat’ta Dokuzuncu Mektup’ta işaret ettiği gibi; İmansız İslâmiyet, sebebi necat olmadığı gibi; İslâmiyetsiz iman da medâr-ı necat olamaz.’’ 4

DİPNOTLAR:

1- Hizmet Rehberi s. 49 (Emirdağ Lâhikası I alınmıştır).

2- Aynı eserler s. 49-50.

3- Hizmet Rehberi s. 33 (Mektubat’tan alınmıştır).

4- Mektubat Dokuzuncu Mektup.

Okunma Sayısı: 1468
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı