"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Doğum günü kutlayak, ama nasıl?

Ali FERŞADOĞLU
12 Kasım 2021, Cuma
Biribirimizin doğum günlerini tebrik etmek iyi bir gelenek. Ancak, kuru kutlama ve hediyeleşme ötesine taşınırsa…

En feyizli kutlama şu hakikatleri paylaşarak yapılabilir: 

“Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı; yarın ise, senin elinde senet yok ki, ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü bulunduğun gün bil… Hem bil ki, her yeni gün, sana, hem herkese bir yeni âlemin kapısıdır. Eğer namaz kılmazsan, senin o günkü âlemin zulümâtlı ve perişan bir halde gider. Senin aleyhinde âlem-i misâlde şehâdet eder. Zîrâ herkesin, her günde, şu âlemden, bir mahsus âlemi var. Hem o âlemin keyfiyeti o adamın kalbine ve ameline tâbidir.” (Sözler, s. 246) 

Ve sık sık hatırlatmalı: Senin zamanın ve ömrün, berkten daha çabuk geçer; hayatın, çaydan daha sür’atli akar… Madem dünya hayatı ve cismânî yaşayış ve hayvânî hayat böyledir. Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdâniyet sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir. (Mesnevî-i Nûriye, s. 149) 

Ya şu hakikat de tam doğum günü kutlamasına uygun değil mi sizce de? 

“Dünya bir misafirhânedir. İnsan ise, onda az duracaktır ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lâzım olan levâzımâtı tedârik etmekle mükelleftir. En ehem ve en elzem işler takdim edilecektir… Halbuki, siz ekseriyet itibâriyle şu fânî dünyayı bir makarr-ı ebedî nokta-i nazarında ve gaflet perdesi altında, dünyaperestlik hissiyle işlenmiş bir sûret sizde görülüyor. Öyle ise, hakperestlik ve âhireti düşünmeklik esasları üzerine müesses olan ubûdiyetten hisseniz pek azdır.” (Age, s. 241) 

Doğum günlerinde de hediyeleşmek güzel bir âdettir. Yalnız en iyi hediyenin kitap olduğu unutulmamalı. Kitapların içinde de en iyisi bu gerçekleri hatırlatan ve çok yönlü tefekkürü sağlayanlardır. “Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadet hükmüne geçer.”  

En iyi tefekkür kitabı da maddî-mânevî, ilmî, imanî, dünyevî-uhrevî her meseleyi, Esmâ-i Hüsna penceresinden tefekkür ettiren Risâle-i Nur’dur. Orada, “O saat var; çalış, o saati bul… Bütün risâlelerin hususî menbaları, madenleri olan binden ziyade âyât-ı Kur’ân’iye…” baştan sona tefsir edilmiştir. (Kastamonu Lâhikası, s. 29, (yeni tanzim, s. 56)  

Bütün ehl-i imanın doğum günlerini tebrik eder, bereketli geçmesini Feyyaz-ı Mutlak’tan niyaz ederim. 

Okunma Sayısı: 1480
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    12.11.2021 16:44:00

    Allah razı olsun Ali ağabey. İstifadeye medar oldu. Çok teşekkür ederiz.

  • A. Ferşadoğlu

    12.11.2021 14:54:31

    “Doğum günü pastası keserek aile içinde mini bir kutlaması yapabilir miyiz? Elcevap: Doğum günü kutlamasını, “meşru olmak, israf etmemek, şükür için olmak” şartıyla, mini değil, büyük bir yaş pastası da olabilir, yaş ve kuru baklava da olabilir, hatta kızartılmış tavuk, kuzu da olabilir. Ve hatta bu manaları düşünmek ve yaşamak üzere akrabalar, komşular ve dostlar da çağrılabilir!

  • A. Ferşadoğlu

    12.11.2021 14:54:19

    Bir zaman, Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) Şeyh Geylânî’nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir hanımın birtek evlâdı bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bakıyor ki, oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyazattan zaafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona acımış. Sonra Hazret-i Gavs’ın yanına şekvâ için gitmiş. Bakmış ki, Hazret-i Gavs, kızartılmış bir tavuk yiyor. Nazdarlığından demiş:

  • A. Ferşadoğlu

    12.11.2021 14:53:59

    "Yâ Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor; sen tavuk yersin!" Hazret-i Gavs tavuğa demiş: "Kum biiznillâh!" O pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp tavuk olarak yemek kabından dışarı atıldığını, mutemet ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-ı harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zâtın bir kerameti olarak, mânevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin." İşte, Hazret-i Gavs’ın bu emrinin mânâsı şudur ki: Ne vakit senin oğlun da ruhu cesedine, kalbi nefsine, aklı midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese, o vakit leziz şeyleri yiyebilir. (Lem'alar, s. 145.)

  • A. Ferşadoğlu

    12.11.2021 14:52:30

    Ve kapıcıyı baştan çıkarmamak da şarttır: "Kuvve-i zâika kapıcıdır" dedik. Evet, ehl-i gaflet ve ruhen terakki etmeyen ve şükür mesleğinde ileri gitmeyen insanlar için bir kapıcı hükmündedir. Onun telezzüzü hatırı için isrâfâta ve bir dereceden on derece fiyata çıkmamak gerektir. (Lem'alar, s. 144.)

  • Cenk Çalık

    12.11.2021 09:45:00

    Bu yazdıklarınıza ilave olarak doğum günü pastası keserek aile içinde mini bir kutlama yapmak hakkındaki fikirlerinizi öğrenebilir miyiz? Meşru bir tarzda olmak koşuluyla sakıncası var mıdır? ya da yazınızda belirtiğiniz hususlara zarar verir mi?

  • H.ibrahim Karahan

    12.11.2021 04:07:43

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı