Günümüzde bazı kelimelere olduğundan daha başka ve çok çok daha farklı anlamlar yüklendiğini müşahede etmekteyiz.
Onun için Türkçemizde yer alan bazı önemli kelimeler dün ve bugün hangi mânaları taşıdıklarını imkânlar ölçüsünde anlatmaya çalışalım.
Sayın: Türk diline sonradan giren ve yerleşen bir kelimedir. Saygı belirtisi olarak konuşma ve yazışmalarda kişi adlarının önüne getirilen ünvan. Saygıdeğer, muhterem manasında kullanılır.
Muhterem: Arapça asıllı bir kelime olup sıfattır. Saygıdeğer, saygıya lâyık olan mânâsına gelir. Ayrıca; hürmet görmüş, ihtiram olunmuş, ilim, irfan bakımından ileri derecede kıymetli, şerefli kimseler içinde kullanılır.
Efendi: Efendi kelimesi Bizans’tan (Rumca’dan) Türkçeye “afendis” kelimesinden geçmiştir. Sahip, malik, mevlâ, ağa, şer-i hâkim, kadı, mollalar için saygı ve nezaket ifadesi olarak kullanılır.
Eskiden büyüklere ve şayanı hürmet zatlara efendi denilirdi. “Âlemlerin Efendisi, Efendimiz Muhammed (asm) mü’minler her zaman Peygamberimize “Efendimiz” diye hitap etmiştir. Efendi kelimesinin Arapça karşılığı, “Seyyid “ve “mevlâdır.”
Efendi kelimesi aşağıda olan cümlelerde olduğu gibi değişik mânâlarda da kullanılmaktadır.
“Peygamber Efendimiz (asm) her zaman sahabilerine danışırdı.” (Saygın, sözü dinlenir.)
“Efendilik bende kalsın.” (kibarlık, terbiye, ağırbaşlılık.)
Efendi kelimesi, ağa, bey ve paşa ünvanlarıyla birlikte 26 Kasım 1934 tarihinde 5290 sayılı kanunla ünvan olarak kullanılması yasak edilmiş ise de, bugün bunlar bir çok yerde ve kişide ünvan olarak halen kullanılmaktadır.
Hazret: Kutsal sayılan kimselerin adlarının başına saygı, övme, yüceltme maksadı ile getirilen ünvan. Adı söylenmeyen bir kimseden bahs edilirken kullanılan söz. “Hazret böyle buyurdu” gibi. Hazret kelimesi yüceltme manasına kullanılan bir kelimedir. Saygı duyulan herkes için kullanılabilir. Peygamberler, sahabiler, melekler ve veli kullar için hazret kelimesini kullanmakta bir mahzur yoktur.
Han: Osmanlı padişahlarının adlarının sonlarına getirilen ünvan. Abdülhamid Han gibi, Fatih Sultan Mehmed Han gibi. Büyük şehirlerde serbest mesleklerde çalışanların çalışma odaları, ofis gibi işyerlerinin bulunduğu binalara da han denir. Eskiden yol üzerlerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamaları için yapılan yapılara da han denirdi.
Sultan: Sözlük olarak güç, otorite, yönetici mânâlarına gelir. Reis, İslâm hükümdarı, hâkimiyet sahibine de sultan denir. Kelimenin aslı “selit” olup çoğulu sultandır. Selit ise zeytin yağının ismidir. Zeytin yağı kandilde yanarak ışık verdiği için, padişah dahi “Sule-i adl” ihtimamiyle memleketi tenvir etmek münasebeti ile onlara da bu manada “Sultan ıtlak” denilmiştir. (Kamus-u Okyanus)
Bey: Tarihimizde Hükümdarlardan sonra gelen devlet idaresi ile uğraşan muhtelif derecedeki görevlilere bey ünvanı verilirdi. Bu kelime Türkçe’nin çeşitli diyalektlerinde beg, bi, biy, big gibi değişik şekillerde de kullanılmıştır. Bey ünvanı İslâm’dan önce ve İslâm’dan sonra Türkler arasında pek sık olarak kullanılmıştır. Osmanlıların ilk çağlarında şehzadelere hatta hükümdarlara da bey denilmiştir. Osman Bey, Orhan Bey gibi.
Şeyh: Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, kabile reisi. Tasavvufta, kendisine bağlanan insanları (mürid) tarikat kuralları içinde eğiten mutasavvıflara denilir. Tasavvuf ehline göre üç türlü şeyh vardır: Şeyh-i talim, Şeyh-i sohbet, Şeyh-i tarikat.
Mürşid: İnsanları irşad eden, doğru yolu gösterip, yetiştirip kemale getiren, yani olgunlaştıran büyük âlim, veli. Talebe, mürşidini ne kadar çok severse, onun kalbinden feyz alması o kadar çok olur. Mürşid vesiledir, vasıtadır. Maksad Allahu Teâlâdır. (İmamı Rabbani)
Seyyid: Efendi mânâsına gelir. “Genç olarak Cennete girenlerin seyyidi Hasen ve Hüseyindir.” (Hadisi Şerif)
“Seyyidlerin bulunduğu bir memlekette ben oturamam. Zira Resulullah’a (asm) bağlı bir nesebten (soydan) gelmenin şerefini taşıyanlara lâyık oldukları tazimi (hürmeti) gösterememekten korkuyorum.” (Ubeydullah-ı Ahrar)
Şerif: Şerefli, mübarek, mukaddes Peygamber Efendimiz’in (asm) kızı Hz. Fatıma’nın oğullarından Hz. Hasan’ın (ra) neslinden gelen kimselerdir. Seyyid ve şerifleri sevmek bir Müslüman için çok önemlidir.