"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En zararlı kap: Mide

Cenk ÇALIK
07 Mayıs 2021, Cuma 00:04
ORUÇ TUT, SIHHAT BUL - Hazırlayan: Cenk Çalık

“Âdemoğlu, mideden daha şerli bir kap doldurmaz. Halbuki, belini doğrultacak birkaç lokmacık yeterlidir. Ancak illa da (mideyi doldurma işini) yapacaksa bari onu üçe ayırsın: Üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de boş bıraksın.” 1

Bu hadis-i şerif yukarıdaki bütün sorulara cevap veriyor. Hayatta doldurduğumuz en zararlı kabın adı “mide!”dir. Ne kadar az doldurursak o kadar zararlarından korunuruz. Bunu hastalandığımızda iliklerimize kadar hisseder ve yaşarız. Bir sefer fıtrî bir şekilde iştahımız kapanır. Bir şey yemek istemeyiz.Ünlü hekim Hipokrat der ki, “Hasta bir insana ne kadar çok besin verirsen, ona o kadar zarar verirsin.”

 Vücudu sindirimle meşgul etmediğimiz içinde hastalığı en hızlı bir şekilde atlatmak için gerekli adımı atmış oluruz. Bundan dolayıdır ki,

 “Mide hastalıkların evidir. Perhiz ise her devanın başıdır.” 2 “Mide vücudun sarnıcıdır ve damarlar onun içine dalarlar. Eğer mide sıhhatli ise damarlar da sıhhatlidir. Eğer mide kötü durumda ise, o zaman hastalanırlar.” 3 hadisleri hastalıkların başlangıcı ve bitişi hususunda midenin önemine işaret eder.

Birkaç lokma mı; üçte bir mi?

Baştaki hadise dönersek iki tip yemek yiyen insan vardır. İlki ve en makbulü “birkaç lokmacık” ve ikincisi ise “üçte bir” tüketimdir. Bu iki tipi Üstadın hatıralarında nasıl açıklandığına bakalım. Risale-i Nur Talebesi Mustafa Birlik, Üstad’ın yediği yemek miktarını şu şekilde nakletmektedir: 

Üstad’ın fındık kadar tereyağ ilâve edilmiş suya, bazen çok az kıyma ile birlikte iki kaşık yoğurt, biraz da tel şehriye katıp, yumurta kırılarak hazırlanan yemeği bazen üç gün yediğini anlatan Birlik, Bediüzzaman’ın ne kadar ekmek yediği konusunda da şunları ifade etmektedir:

“Sol eliyle ekmeği alır, sağ eliyle büker, sağ eline ne kadar kalırsa o kadarını yerdi. Sağ elinde kalanı da dokuz lokma yapıp, her lokmada Üstad’ın acayip bir besmele çekişi vardı. Üstad ‘Boğazına sahip olamayan hiçbir yerine sahip olamaz. Bütün fenalıklar boğazdan gelir’ diyordu. 4 

Dipnotlar:

1- Tirmizî, Zühd 47/2381; İbn-i Mâce, Yiyecekler 50/3349.

2- Ebu Davud, Tıp, 13/490.

3- Afzalur Rahman, Siret Ansiklopedisi, c. 1, s. 345.

4- Necmeddin Şahiner, Son Şahitler 6. Cilt s. 280.

Okunma Sayısı: 1339
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı