"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Felâkette yine “partizanlık”

Cevher İLHAN
19 Ağustos 2021, Perşembe
İki hafta süren orman yangınlarının ardından 78 vatandaşın vefat ettiği, hâlen kayıpların arandığı sel ve heyelan felâketi üzerinde de politika ve partizanlık yapılması pes dedirtti.

Son vetirede selzedeler için sahra hastanesine dönüştürülen ve Cuma namazını kıldığı Bozkurt Camii avlusunda konuşan Cumhurbaşkanı’nın muhalefeti suçlaması çarpıklığın son tezâhürü oldu. 

Rize, Sivas ve Bartın’daki esnaf ziyaretlerinde sonradan siyasi iktidarla “ilintili” olduğu ortaya çıkan ve “Ne işi var bizim memleketimizde.  Bizim teröristlerle işimiz yok. Bu şehre sokmayız!” türü tahkirlere mâruz bırakılan İyi Parti Genel Başkanı Akşener’in bu kez Bayburt ziyaretinde sokak “protestosu” ile karşılaşması siyasi tahrikin bir başka tezâhürüydü.  

Belli ki çöken ekonomiden eğitime, sağlıktan tarıma ve dış politikaya her alanda açığa çıktığı gibi afetlerdeki bariz başarısızlıkta siyasi iktidarın yanlış ve eksikleri bu tür “gösteriler”le karambola getirilmek isteniyor. Orman yangınlarında ve sel felâketinde açıkça sırıtan yetersizliklerin bu tür “uyduruk olaylar”la karartılması amaçlanıyor. 

Birkaç kişinin ortalığı bulandırdığı “ayarlı tahrikler”in “iktidara iliştirilmiş medya”da “vatandaşların tepkisi” ve “arbede” olarak abartılmasının, Türkiye’nin gerçek gündemini değiştirmek maksatlı olduğu her haliyle sırıtıyor…

HÂLÂ “MUHALEFETİ SUÇLAMA” ÇARPIKLIĞI

Ne var ki “felâketi siyasîleştirme” o denli ki salgında ve depremde, Anayasa ve ilgili Büyükşehir yasasına aykırı olarak “millet ittifakı”na mensup belediyelerin felâketzedelere yardım yapmalarının engellenmesi, aşevlerinin kapatılması, hesaplarına blokeyle el konulmasıyla kalınmadı. 

Siyasi rant hırsıyla, orman yangınlarında yanan il ve ilçelerin belediye başkanları sırf muhalefete mensup oldukları için koordinasyon toplantılarına alınmadı, bilhassa havadan müdahaledeki yetersizliğe dikkat çeken milletvekilleriyle siyasiler bölgeye sokulmamak istendi.

Keza “afette partizanlık”la sırf vatandaşlar vahameti görmesin diye Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yangınların söndürülmesinde ve soğutulmasında büyük emekleri olan ve orman alanlarını iyi tanıyan yöre halkının ve “gönüllülerin yangın alanına girmelerinin yasaklanması” raddesine vardırıldı. 

O denli ki orman yangınlarının söndürülmesinde önemli payı olan ve yardım için bölgeye giden İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyeleri itfaiye ekipleri ve su TIR’ları “size ihtiyacımız yok” denilerek şehre sokulmak istenmedi. 

Caddelerin nehre döndüğü, dere yatağına inşa edilen birçok evin çöktüğü afetin ilk günü bakanlarla birlikte gittiği afet bölgesinde, yirmi yılda yanan orman kadar -177 bin 476 hektar- kül olduktan ancak söndürülmesini bir “başarı” olarak sayıp “bu yangınların hemen hemen hepsini de kontrol altına almayı başardık” diye övünen Cumhurbaşkanı’nın daha cenâzeler kaldırılmadan, maddi ve mânevî hasarların tesbiti yapılmadan, hâlâ kayıp ihbarları devam ederken, yine garip bir biçimde muhalefete yüklenmesi dikkat çekici oldu. 

DEZENFORMASYONLU DEMAGOJİLERLE…

Önce “bu işin siyaseti olmaz; böyle bir zamanda bir, beraber, iri, diri, kardeş olmamız lazım” deyip akabinde “Bazı tipler çıkıyor. Bugüne kadar bir gramlık iş üretememiş olanlar ileri geri konuşuyorlar. ‘Erdoğan’a ben nasıl vurayım da ona yara vereyim,’ dertleri bu. Yara veremezsin, Allah’ın izniyle biz bir ölür, bin diriliriz!” çıkışıyla muhalefeti suçlamayı sürdürüyor. 

Özetle, AKP’nin yirmi yıldır iktidarda olduğu atlanarak, asıl sorumlular değil, sorumluların sorumluluklarını hatırlatanlar itham ediliyor. “Destek”, elektrik ve su faturalarının üç ay ertelenmesiyle kalıyor. 

Dere yataklarına yapılaşma izninin, sellerin sebeplerinin başında gelen ormanlıkların seyrekleştirmesi adı altında kesilmesinin, yanlış çevre politikalarıyla para için “ormansızlaştırma politikaları” güdülmesinin, rant uğruna derelerin ıslah edilmeyişinin AKP iktidarı döneminde olduğuna bakmadan… 

Medyatik yanıltmalarla, siyasi saptırmalarla, manipülasyonlarla, dezenformasyonlarla gerçekler çarpıtılıyor; yaman çelişkili demagojilerle tam bir algı operasyonu yürütülüyor.

Ama boşuna. Yaşananlar ve yapılanlar, milleti daha da uyandırıyor.

Okunma Sayısı: 1080
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı