"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Külliyeden geçer, gider, biter…

Ahmet BATTAL
08 Nisan 2026, Çarşamba
Adalet Bakanı Akın Gürlek, paket paket dağıtılan yargı işlerinin bir parçası olan yeni yargı paketi ile ilgili olarak geçen gün gazetecilere şöyle bir şey söyledi:

“On ikinci yargı paketini önce Cumhurbaşkanlığı Külliyesine sunuyoruz. Oraya sunduk. Daha sonra, oradan geçtikten sonra da Adalet Komisyonu. İnşallah o sırada da kamuoyuna bilgilendirme yapabileceğiz.”

Burada kastedilen “Külliye” elbette bir yer adı olan Külliye değil, kendisinin bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı makamı idi. “Makama sunduk” değil de “Mekâna sunduk” demesi çok da önemli değil. “Belki makamın adını ağzına destursuz almaktan çekinmiştir” der geçeriz. 

Ama bu kısa sözlerin arkasındaki diğer manalar çok mühim.

Sayın Bakan demiş oldu ki “Öncesinde bu paketle ilgili olarak size ayrıntılı bilgi veremiyoruz. Zira paketin son şeklini biz vermeyeceğiz, Külliye verecek.”

Bu açıklamada yanlışlık şurada:

Yeni Anayasaya ve CHS’ye göre Yürütmenin Yasamaya kanun teklif etme hakkı yok. Yani Bakanlar Kurulu da Bakanlar Kurulu’nun kanun tasarısı da eskide kaldı. (Kanunda yeri olmayan, ama muktedirlerin haberlerinde verilen kabine ve “kabine toplantısı” ise “tek adam rejimi”ni gözden uzak tutma gayretinden başka bir şey değil). 

Bu sistemde TBMM’ye sadece “Kanun teklifi” sunulabilir ve onu da iktidar ya da muhalefet partilerine mensup ya da bağımsız milletvekilleri sunar. Yani kanun teklifleri Meclise vekiller vasıtasıyla gelir. Mecliste üyesi ya da grubu bulunan partilerden veya bağımsız vekillerden gelmiş olur.  

Meclisinin ruhuna el Fatiha…

Sayın Bakan yukarıdaki açıklamasıyla bir de demiş oldu ki “Adalet Komisyonuna geçtikten sonra biz bilgi vereceğiz.” 

Buradaki Adalet Komisyonunun Adalet Bakanlığına bağlı bir komisyon olduğunu sanmayınız. TBMM’nin bir komisyonu. Ama bir kanun teklifi oradan geçerken ya da geçince verilmesi beklenen bilgiyi bile TBMM’den birileri değil Adalet Bakanı veriyor.

Demokrasinin olmazsa olmazı durumundaki kuvvetler ayrılığı ilkesi de hukuk devleti ilkesi de Meclisin Yürütmeden bağımsız çalışmasını gerektirir. 

Ama bizde onlardan eser kalmadığı için durum bu vahim halde. 

Ve bu işler ve gidişler normalmiş gibi görülsün isteniyor.

Meclisinin ruhuna el fatiha. Bir dahi, aşkile…

“Demokrasi Platformu” adını kullanan ve herhangi bir siyasi partiyle doğrudan bağı olmadığını bildiren bir entelektüel grubun organizasyonunda geçen Pazar Ankara’da bir otelde “Önce siyaset değişmeli” başlığı altında bir araya gelen konuşmacılardan Taha Akyol da bu çerçevede yaptığı enfes konuşmada, Üstad Bediüzzaman’ın Münazarat’taki “istibdat rey-i vahiddir…” sözlerini de okuyup değerlendirerek mevcut durumda kuvvetler ayrılığı ilkesinin yıkıldığını anlattı ve yıkımın vahim başka örneklerini verdi.

Bunları zaten gören görüyor da…

Neyse.

Bazılarına göre Bakan bu yanlışları bilerek yapmıyor. Hatası sistem konusundaki bilgisizliğinden kaynaklanıyor. 

Başka bazılarına göre ise bu yanlışları bilinçli olarak yapıyor ve amacı kuvvetler ayrılığı ilkesinin mezarının üzerinde tepinerek bu yeni rejimi pekiştirmek. 

Hangisinin daha doğru olduğunu Bakanlığı bittikten sonra göreceğiz. Küserse “İyi niyetli ve cahilce idi” diyeceğiz. Küsmez de gazını sürdürürse “Kötü niyetliydi. Maksadı demokrasiyi rayından çıkarmaktı” diye hükmedeceğiz. 

İzliyoruz. 

Okunma Sayısı: 190
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı