Musa Bey: “Hakikat Çekirdekleri’nde insanın Yasin Suresi’nde yazıldığı ifadesi yer alıyor. Bu kısmı açar mısınız”?
Kur’ân’ın Kalbi
Yasin Suresi Kur'ân'ın otuz altıncı suresidir. Seksen üç ayet, yediyüz yirmi yedi kelime ve üçbin harftir. Mekkî bir suredir.
Yasin Suresi Kur’ân’ın kalbidir. Kelime olarak “Ya-Sîn” kelimesinin, “Ey insan!” demek olduğu söylenmiştir.
Surenin adı ilk ayeti olan “Ya-Sîn” den gelmiştir. Bununla beraber, bu sureye “Azime, Muimme, Müdafi al-Kadiye ve Kalbü’l-Kur’ân” isimleri de verilmiştir.
Bu isimler şu manaları ifade eder:
Azime: Allah katında şerefi büyük olan. Çok şerefli olan
Muimme: Sahibine dünya ve ahiret saadetini kazandıran, ondan dünya ve ahiret üzüntülerini ve korkularını gideren.
Müdafi el-Kadiye: Sahibinden her türlü fenalığı gideren, okuyanı koruyan.
Kalbü’l-Kur’ân: Kur’ân’ın kalbi. Resulullah Efendimiz (asm), “Her şeyin bir kalbi vardır; Kur'ân'ın kalbi de Yâsîn'dir”1 buyurmuştur.
Yasin Suresi’nde Konular
İlk ayetlerde peygamberlik ve Kur’ân’ın önemi işlenmiştir. Devam eden ayetlerde İslâm’ın inanç esaslarını koruyucu ifadeler yer alır.
Peygamber Efendimiz (asm), "Her şeyin bir kalbi vardır. Kur'ân'ın kalbi de Yasin'dir. Kim Yasin'i okursa, Allah onunla ona, Kur'ân'ı on kere okumuş gibi sevap yazar"2 buyurur.
Başka bir hadis-i şerifte, "Yasin, Kur'ân'ın kalbidir. Allah'ı ve ahiret gününü arzu ederek Yasin okuyan kimsenin geçmiş günahları affedilir. Onu ölülerinize okuyunuz"3 buyurulur.
Bu surede özetle, imân ve inançla ilgili hususlar işlenmiştir. Kıyamet sahneleri, öldükten sonra dirilme, ahiret hayatı, daha önce gelip geçen insanlarla ilgili ibretli kıssalar, Yüce Allah'ın varlığını, birliğini, üstün gücünü ve kuvvetini ifade eden olaylar, Allah'ın kuvvet ve kudretini gösteren, ölü toprakların yeşerip hayat bulması, günün batmasıyla karanlığa gömülen gecenin manzarası, kendi yörüngesinde yoluna devam eden güneşin görünümü, sonunda kuru bir hurma dalı haline dönünceye kadar ayın durumu, insanları ve çeşitli yükleri gemilerin sular üzerindeki taşıma gücü ve daha nice ibretli manzaralar vardır. Cennet ve Cehennem’den haberler yer alır.
Ölmüş Ruhlara Rahmet
Bediüzzaman, “Fatiha ve Yasin sureleri bazen ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz’î bir tek hediye an-ı vahidde hadsiz zatlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir.” sorusuna bir misalle cevap veriyor.
Meselâ, radyoda okunan bir ezan birçok bölgeye yayınla ulaşıyor ve pek çok insan bu ezanı işitiyor. Aynen bunun gibi, okunan bir Yasin-i Şerif’i de ehl-i iman ölenlerine aynı anda yetiştirmek için, Allah’ın manevi âlemde, manevî havada pek çok manevî elektrikleri, manevî radyoları, fıtrî telsiz telefonları vardır ve onlar aracılığıyla okunan her bir dua bağışlandığı yerlere, mesela ölenlere ulaşır. Aynen öyle de, “Bir Yasin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, her birine tam bir Yasin-i Şerif düşer”4 der.
Dolayısıyla âlem-i ahiret bize uzak yerde değildir. Dualarımızı bağışladığımız anda bölünmeksizin aynı dua, aynı rahmet, aynı lütuf -inşallah- onlara ulaşır.
O halde, ölenlerimize bağışlamayı ihmal etmeyelim.
Yarın inşallah devam edelim.
Dipnotlar:
1 -Tirmizî, “Fezâilü'l-Kur'ân”, 7; Dârimî, “Fezâilü'l-Kur'ân”, 21; krş. Müsned, V, 26.
2 -Tirmizî, Fedâilu'l-Kur'n, 7; Dârimî, Fedâilu'l-Kur'ân, 21.
3- Ebu Davud Cenâiz 20; İbni Mace, Cenâiz 4; İbni Hanbel, Müsned V, 26, 27.
4- Şualar, s. 212.