"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuk ve demokrasi lafla gelmiyor

Cevher İLHAN
10 Şubat 2021, Çarşamba
“Yargı reformu” ve “yeni anayasa” ortaya atılırken, göz göre göre hukuku ifna garabeti siyasi iktidarın bütün bu iddialarının bir gündem saptırması olduğunu su yüzüne çıkarıyor.

Muallel süreçte, yüksek yargı başkanları ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyelerinin büyük kısmını atayan “tek kişilik yönetim”de tepeden “tâlimatlar”la bağımsızlığı ve tarafsızlığı tasfiye edilen yargının vesâyet altına alınarak âdeta siyasi iktidarın “sopası” haline getirildiği vartada öncelikle yerel mahkemelerin Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını takmadığı görüldü.

Anayasanın 153. maddesindeki “Anayasa Mahkemesi kararlarının, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idâre makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağladığı” açık hükmüne rağmen, AYM’nin Enis Berberoğlu hakkında ikinci kez verdiği “hak ihlâli”ne dair 37 sayfalık “gerekçeli kararı”nı “anayasa hukukçusu” Meclis Başkanı Şentop, “siyasi bildiri” olarak karaladı.

“Hak ihlâli var mı yok mu; Anayasa Mahkemesi’nin bütün kamu kurumlarının Anayasa ve kanunlara uyması yönünde hüküm verip tâbiri câizse çağrı yapması, öğüt vermesi görevi dışıdır” yanıltmasıyla fevkalâde önemli kararı politik polemiğe boğmaya yeltendi. (gazeteler, 3.2.21)

Bununla kalınmadı; “temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalar”ın iç hukuku bağladığı yükümlülüğünü esas alan Anayasanın 90. maddesine rağmen bir Cumhurbaşkanı danışmanı “AİHM kararları bizi bağlamaz” fütursuzluğunu sergiledi.

Bu arada Cumhurbaşkanı’yla partisinin sözcüleri, AYM ve AİHM kararlarını tezyifle mahkemeleri uymamaya çağırdılar; tehdit savuran, meydan okuyup rest çeken agresif çıkışlara devam ettiler.

DEMOKRATİKLEŞMEYİ SABOTE!

Yine bu vetirede “Hâkimler görevlerinde bağımsızdılar; hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve teklinde bulunamaz” hükmünü esas alan “Anayasanın 138. maddesi ölmüştür” tesbitinde bulunan ve hâlen Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişâre Kurulu üyesi olan Adalet eski Bakanı ve Meclis eski Başkanı Çiçek’in ifadesiyle “yabancı sermaye” ve “güçlü bir yargı” için AYM’nin Berberoğlu, AİHM’in Demirtaş hakkında verdiği “hak ihlâli, yeniden yargılama” ve “tahliye” kararlarına uyulması ikazları kulak ardı edildi.

Ve en son “Anayasa Mahkemesi’nin bütün kamu kurumlarının Anayasaya uyması çağrısını “çok açık bir yetki aşımı” ve kararı “bir siyasi bildiri” olarak gören AKP’li Meclis Başkanı, AYM’nin “ikinci hak ihlâli” kararının ardından söz konusu haksızlık ve hukuksuzluğu âcilen ortadan kaldırmak yerine yine işi savsakladı.

Bu noktada Adalet eski Bakanı ve Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin’in, “Her ‘reform’ dediğinde özgürlükler kısıtlanıyor, hukuksuzlar artıyor. Reform yapmasınlar, yargıyı vicdanıyla, kanunlarla, hukukla baş başa bıraksınlar” tesbiti çarpıcı.

Neticede siyasi iktidar, “yeni anayasa” peşinde değil. Lâfını etmekle süreci zehirliyor, sistem ve anayasa arayışlarını sabote ediyor. Çöken “tek kişilik ucûbe sistem”in ikamesine çalışıyor…

“MİLLET İTTİFAKI” OYUNU BOZMALI…

Özetle, seçilmiş belediye başkanlarının yerine bir kısmı iktidar partisinden aday olmuş “yandaşları” atayan, re’sen açılan bir soruşturma ile vakıf ve derneklerin mal varlıklarına el koyarak yönetimlerine kayyım atayıp sivil toplumu tasfiye edecek yasayı apar topar çıkaran siyasi iktidarın demokratik özgürlükçü bir anayasa niyet ve irâdesinin bulunmadığı her haliyle sırıtıyor.

Bir yandan kutuplaşmayla siyasi rant devşirme, seçmenini konsolide etme hesâbına toplumun sinir uçlarıyla oynayıp fay hatlarını tetiklerken, diğer yandan “yargı reformu”, “demokratikleşme paketi” benzeri içi boş yeni “sürprizler”le tartışma oltasını ortaya atıyor.

Bundandır ki “hukuk reformu”ndan dem vururken, en son “Boğaziçi provokasyonu”nda görüldüğü gibi hiçbir yargı kararı olmadan öğrencileri “terörist”, “terör örgütleriyle iltisaklı” isnadıyla derdest eden, valileri “partinin eş il başkanı” durumuna düşüren, Anayasadaki temel hak ve hürriyetleri sürekli çiğneyen siyasi iktidarın “yeni anayasa” iddiası inandırıcı bulunmuyor.

Oysa demokrasi ve hukuk, tumturaklı söylemlerle değil, samimi ve ciddi uygulamalarla hayata geçirilir. “Demokrasi ittifakı”na dönüşme azmindeki “millet ittifakı” bu oyunu bozmalı.

Okunma Sayısı: 568
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı