Siyaset, seçim düzlüğüne girmiş gibi. Bütün dezenformasyonlarla, yanıltmalarla, çarpıtmalarla, olmayan şeylerin olmuş gibi gösterilmesine, ortalığın kasten bulandırılmasına e çarpıtmalara rağmen, gerçek gündemin üstü örtülemiyor.
“Açlık sınırı”nın emekli maaşları ortalamasını ve asgarî ücreti aştığı, “yoksuluk sınırı”nın dört kat altında kaldığı, yıllardır yüzde 90’lara varan “negatif büyüme” ve proje sapmalarıyla, ağır vergi yükü, zam furyasıyla, işsizlik, yatırım, üretim ve istihdamın olmadığı katlanan borç, faiz ve döviz kıskacında daha da derinleşen ekonomik çöküşte, savaş ve iç savaş kargaşasındaki ülkelerin önünde enflasyonda “dünyada üçüncü”, gıda enflasyonunda “birinci” gelmekle “tek kişilik hükûmet”te “yolun sonu”na gelinmiş.
Yüksek enflasyonu TÜİK’le saptırma, televizyonları RTÜK’ün ağır yayın durdurma ve para cezalarıyla susturma, en ufak bir eleştiriyle bir tweetle pahalılıktan yakınan vatandaşları derdest etmekle sindirmeye devam ediliyor.
KOMPLOLAR ARTIK KÂR ETMİYOR…
Bu maksatla, alây-ı vâlâ ile başlatılan “süreç”i, su-i istimalle “statü tartışmaları”na boğma, siyaseti yargıyla dizayn edip “teslim alma” kumpasları kuruluyor. Yargıyı hoyratça “araçsallaştırmak”la millet irâdesini hiçe sayan kayyum atamaları, haksızlıklar, hukuksuzlar fütûrsuzca dayatılıyor.
“İktidara iliştirilmiş kanallar”da muhalefete yönelik “butlan-iptal davaları”nın abartılarak işletilmesiyle ekonomik sıkıntıların üzeri örtülüyor. En vahimi de her alanda yozlaşıp dibe vuran ahlâkî yıkım çarpık propagandalarla karambola getiriliyor. Siyaset uğruna dinî hassasiyetleri tahrikle kutuplaştırma tuzaklarıyla toplum kutuplaştırılıyor.
Muhalefet mensuplarına en ufak bir “duyum”la, “maaşlı troller”in, şantajlarla “etkin pişmanlık”tan yararlandırılan sanıkların, uyduruk “gizil tanıklar”ın iftira ve isnadlarıyla çok sayıda belediye başkanının, bürokratın, seçilmiş siyasetçilerin, gazetecilerin, sendikacıların, akademisyenlerin tutuklandığı vartada, iktidardakilere dair yüzlerce dosyadan bir teki dahi soruşturulmuyor.
Ayakkabı kutularında, elbise kılıflarında, para sayma makinelerinde saklanmış dolarların, “parayı sıfırla!” fırçasının, yurtdışından gönderilen, salgında ve depremde toplanan yüz milyarların nereye hebâ edildiği”nin, dolar garantili, Londra tahkimli “beşli çete şirketleri”ne yüz milyarlarca dolarlık ihale kıyaklarının hesâbı verilmezken, “tepeden tâlimat”la “aflarını istemek”le “istifa ettirilen” yüzlerce “yolsuzluk, rüşvet, ihaleye fesad karıştırma, kamu malını partizanca peşkeş” dosyaları savcılıklarda, İçişleri Bakanlığı’nda bekletilmesi iktidardakileri korkutuyor.
“İKTİDARIN RAF ÖMÜRÜNÜ UZATMA” TEZGÂHI
Bu yüzden “yandaş” ya da üzerine çökerek “yandaşlaştırmış medya” asparagaslarının artık inandırıcılığının kalmadığı “iktidar cephesi’nde içine düşülen “çıkmaz”dan çıkışın komploları kuruluyor.
En üst düzeyde “seçimler zamanında yapılacak” teminatları verilse de 14 Mayıs 2028’de yapılacak seçimlerin, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis’te 360 oyla altı ay hatta bir-iki hafta öne alınması tezgâhlı “kontrollü seçim senaryoları” kurgulanıyor…
Bundandır ki dört kez Anayasayı by pass eden Saray iktidarının “süreç”le DEM’i devşirmesine, muhalefetin içini karıştırıp parçalayarak yeniden dizaynla demokrasiyi ve hukuku yerle bir eden siyasî oyunlara âlet olmaması ikazları yapılıyor.
Bu açıdan, muhalefetin ortak demokrasi mücadelesi ekseninde işbirliği zeminlerinde demokrasi mücadelesi fevkalâde ehemmiyetli.
TAZİYE:
Neşriyatta önemli hizmetleri olan değerli dava arkadaşımız Abdullah Eraçıkbaş’a Cenâb-ı Erhamürrahimînden rahmet ve mağfiret duasıyla, “Kur’ân’daki İsm-i A’zam’ın hürmetine ve şu âlem kitabının en büyük sırrı olan Hz. Muhammed (asm) şefaatine, Kur’ân tefsiri Nurların kabirde dost, Sıratta nur, Cehenneme perde, Cennete rehber olması”nı niyâz eder; ailesine, yakınlarına sabr-ı cemîl diler; câmiamıza taziyetlerimi sunarım.