"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ümitvar olun!

AHMET ZORLU
19 Mayıs 2026, Salı
​İnsanlık tarihi incelendiğinde görülür ki, en karanlık zamanların ardından mutlaka bir sabah doğmuştur. Zulmün arttığı, adaletin zayıfladığı, insanların birbirine güvenini kaybettiği dönemlerde bile ümidini muhafaza edenler, geleceğin mimarları olmuşlardır. Çünkü ümit; sadece bir duygu değil, insanı ayakta tutan manevî bir kuvvettir.

​“Ümitvâr olun!” sözü, kuru bir teselli cümlesi değildir. Bu ifade; ye’se düşmüş gönüllere yeniden diriliş çağrısıdır. Zira ümitsizlik, insanın iç dünyasını çökerten en büyük tehlikelerden biridir. Ümidini kaybeden insan çalışmayı bırakır, mücadeleden vazgeçer, geleceği karanlık görmeye başlar. Hâlbuki hayatın özü mücadeledir ve mücadeleyi ayakta tutan şey de ümittir.

​Kur’ân-ı Kerîm’de Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.”¹ Bu İlâhî ikaz, en zor şartlarda bile insanın kapıları kapalı görmemesi gerektiğini öğretmektedir. Çünkü Allah’ın rahmeti geniştir. Bugün çözümsüz gibi görünen nice meseleler, yarın umulmadık şekilde çözülebilir. Gece ne kadar uzun olursa olsun, sabah mutlaka gelecektir.

​Toplum hayatında da ümit büyük önem taşır. Ümidini kaybeden toplumlar çözülür; fakat geleceğe inanan milletler yeniden ayağa kalkar. Tarihte nice medeniyetler, büyük yıkımlar yaşamış; fakat iman, azim ve ümit sayesinde yeniden dirilmişlerdir. İnsanlığın bugün ihtiyaç duyduğu en önemli şeylerden biri de karamsarlık değil, yapıcı bir ümittir.

​Özellikle gençlerin kalbine ümit aşılamak gerekir. Çünkü gençlik; geleceğin emanetçisidir. Sürekli felaket senaryoları dinleyen, her şeyin kötüye gittiğine inandırılan bir gençlik üretken olamaz. Oysa ümitli insan; çalışır, üretir, öğrenir ve topluma faydalı olur. Ümit, insanı harekete geçirir.

​Bediüzzaman Said Nursî’nin şu sözü bu hakikati çok güzel ifade eder: “Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâmın sadası olacaktır.”²

​Bu söz; karanlığa teslim olmamayı, geleceğe iman nazarıyla bakmayı öğütlemektedir. Çünkü hakikat güneşi bazen bulutlarla örtülse de tamamen sönmez. Bugün aile içinde, toplum içinde, dünya üzerinde pek çok sıkıntı yaşanıyor olabilir. Fakat insanlığın kurtuluşu; karamsarlıkta değil, imanlı bir ümitte saklıdır. Ümit eden insan dua eder, çalışır, sabreder ve yeniden başlar. Çünkü bilir ki her kışın ardından bir bahar vardır.

​Öyleyse ne şahsî hayatımızda ne de toplum meselelerinde ye’se düşmeyelim. Kırılmış gönülleri tamir eden, insanı yeniden ayağa kaldıran şey ümittir. Her şart altında iyiliğe çalışmak, adaleti savunmak, hakikatten ayrılmamak gerekir.

​Dipnotlar:

1- Yusuf Suresi: 87.

2- Tarihçe-i Hayat, s. 134.

Okunma Sayısı: 143
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı