"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korsanlığa suskunluk…

Cevher İLHAN
09 Ocak 2026, Cuma
VAZİYET

Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı’nı hiçbir beynelmilel meşruiyeti olmayan gece yarısı baskınıyla derdest edip ABD’ye kaçırması korsanlığında “yalan”a bile ihtiyaç duymayan şımarıkça pervâsızlığı tepki çekiyor.

 Öncelikle Mudoru’nun ülkeyi yönetemediği, uyuşturucu kartelleriyle işbirliği yaptığı iddiası, demokrasi sorunu, ekonomik sıkıntısı ve uyuşturucu ticareti isnadının olmadığı NATO üyesi Kanada ile AB üyesi Danimarka’ya bağlı Grönland’ı tehdidiyle açığa çıkıyor.

Nitekim “Venezuela’nın egemen topraklarında sebepsiz yere silahlı kuvvet kullanılması, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasî bağımsızlığına karşı güç tehdidini veya kullanımını kesin olarak yasaklayan BM Şartı’nın açık ihlâliyle uluslararası saldırganlık suçu” BM raportörlerince teyid ediliyor.

Keza NATO yasalarınca ABD’nin “bir dış saldırıda koruması” gereken Kanada’ya Trump’ın “51. eyaletimiz”, “Grönland ABD’ye aittir” iddiasını, “narko-terörizmle” ve “ekonomik krizle mücadele” uydurmasını peşinen ifşa ediyor.  

“Yeni yönetim işbirliği yapmazsa sonu Mudoru’dan daha kötü olur” şantajını savuran Trump’ın, Amerikan Dışişleri Bakanı’nın ve ABD Güney Komutanı’nın “Amacımız Venezuela petrollerini karantinaya alıp çökmektir” itirafı, ülke yönetiminin “zengin petrol yataklarını işletemediği” gerekçesini berhava ediyor. Amerikan korsanlığının ikrarı oluyor.

İran’da Şah döneminde ülke petrollerini kamulaştıran Başbakan Musaddık’ın İngiltere ve ABD’nin ortak operasyonuyla devrilmesindeki gibi haydutluğun Venezuela petrolünü gaspla hortumlama hesâbına yapıldığını ortaya çıkarıyor.

Madoru’yu “tek adamlık”la suçlayan Trump’ın, ABD’nin taşeronluğunu yapan başta Körfez emirlikleri olmak üzere totaliter krallıkları, despotik sultanlıkları, otoriter “tek adam rejimleri”ni görmemesi garabeti sergileniyor.

Vaziyet, emperyal ecnebilerin “özgürleştirme” iddiasıyla işgal ederek bir buçuk milyon insanın katliyle mezhebi ve etnik tefrikalarla parçaladıkları Irak’ta Saddam’ı devirip idam etmelerine, askerî müdahaleyle bölüp ikiye böldükleri Libya’da Kaddafi’yi linç ettirmelerine benziyor.

Ve asıl amacın, dünyanın en borçlu ülkesi ABD’nin tükenişinin, Trump’ın “savaşlara karşıyım” deyip İran’dan Yemen’e her tarafı bombalatmakla dibe vuran itibarının kurtarılması olduğu belirtiliyor.

Özetle, küresel emperyalizmin dünya kaynaklarını daha da sömürme haydutluğuna Ankara’dakilerin suskunluğu sorgulanıyor. Gerçekten neden Erdoğan’dan “Ey Amerika!”, “Ey Trump!” restli çıkışları gelmiyor?

TESBİT

Ankara’dakiler “temenni”yle kalıyor!

Amerikan emperyalizminin Devlet Başkanı’nı kaçırması çılgınlığına karşı Venezuela’nın Türkiye Büyükelçisi Gutierrez’in “iki ülke devlet başkanlarının dostluğuna” atfen “dayanışma çağrısı”na Saray iktidarının çarpık bigâneliği devam ediyor.

ABD komandolarının Venezuela topraklarına girerek başkent Karakas’la birçok kentin yanısıra havaalanlarını ve limanları bombalayıp, 32 korumayı katletmeleri basitleştiriliyor. Özellikle Dışişleri Bakanlığı’nın “Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözümüne her türlü yapıcı katkıya hazırız, tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz” çağrısı dikkat çekici.

Bu durum, Cumhurbaşkanı’nın Trump’la telefon görüşmesinin ardından parti grubunda “Küresel düzeyde ülkelerin egemenlik haklarının ihlâli ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli eylemleri tasvip etmeyiz” ifadeleriyle kalması, “dostumuz Maduro’yla zor zamanlarda birbirimizle dayanışmaya önem verdik” sözünü boşa çıkarıyor.

Bu yüzden “Sayın Trump’a ülkemizin hassasiyetlerini anlattık. Ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa, gerilim olmasını istemeyiz” temennisiyle yetinmesi sorgulanıyor.

Sahi Ankara’dakiler neden hep “temenni”yle kalıyor?

HAFTANIN SÖZÜ

“Ölü taklidi yapıyorlar…”

“AKP/Erdoğan sanki ‘küçük bir sürtüşme olmuş da büyütmeyin’ misali” –Dışişleri Bakanlığı açıklaması ile ‘ölü taklidi’ yapıyor; ABD ve Trump’ın adını bile açıklamalarında geçiremiyorlar…”

Gültekin Uysal, DP Genel Başkanı

SÖZÜN ÖZÜ

“Herbir zamanın insî bir şeytanı vardır…”

“Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan suretinde şeytanın vekili olan ruh-u gaddar, fitnekârâne siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan el-hannas… (şeytan…)”

Bediüzzaman, Sünûhat, 233

Okunma Sayısı: 718
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    9.01.2026 10:00:14

    HAFTANIN SÖZÜ “Ölü taklidi yapıyorlar…” “AKP/Erdoğan sanki ‘küçük bir sürtüşme olmuş da büyütmeyin’ misali” –Dışişleri Bakanlığı açıklaması ile ‘ölü taklidi’ yapıyor; ABD ve Trump’ın adını bile açıklamalarında geçiremiyorlar…” Gültekin Uysal, DP Genel Başkanı Kaleminize sağlık tebrikler 👏👏👏🌅

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı