"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Entegrasyon sağlan(a)madı” itirafı

Cevher İLHAN
27 Şubat 2026, Cuma
VAZİYET

Tam da terörist başının bütün terör örgütü unsurlarına “silâh bırakıp kendilerini fesih çağrısı”nın yıldönümünde silâh bırakmayan PKK gruplarının başında gelen “Suriye kolu” PYD/YPG’nin “federatif özerklik” ısrarının sürdüğü muhtelif kaynaklarca kaydediliyor.

Zira “Bahçeli’nin “PKK silâh bıraktığı” çıkışının ardından Cumhurbaşkanı’nın Saraydaki “valiler buluşması”nda “silâh bıraktığını ilân eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak, Suriye’nin kuzeyindeki sorun suhuletle çözüldü” iddiası bizzat SDG yöneticilerince nakzediliyor. (gazeteler, 18.2.26)

Bundandır ki Meclis Başkanı, hâlen “yeni Suriye etnik-mezhebî anlamda tüm halkı kapsayıcı olmalı, silâhlı grupların entegrasyonuyla ülkenin toprak bütünlüğü korunmalı” temennisinde bulunuyor.

Nitekim “özerk yönetim kurumlarının varlığını koruyacağını, Semalka sınır kapısının mevcut haliyle faaliyetlerini sürdüreceğini söyleyen PYD/YPG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Şara ile imzaladığı -ancak hâlâ tamamı açıklanmayan- “29 Ocak entegrasyon anlaşması” sonrası “SDG’ye bağlı askerî tugaylar Derik, Kamışlı ve Haseke’de konuşlanmaya devam edecek” demesi vaziyeti ortaya koyuyor. (gazeteler, 9.2.26)

Keza Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani’yle birlikte “Rojava temsilcisi” olarak Münih’teki konferansa katılan Abdi’nin işbirlikçileri Amerika’nın kendilerine ihanet etmediğine, verdiği ‘söz’ü bozmadığına dikkat çekip, “SDG’nin Suriye ordusu içindeki tugayları aynen duruyor ve on dört yıldır süren ‘özerk yönetim’ tanınıyor” deyip “demokratik konfederalizm projesi”nden dem vurması bunun bir diğer teyidi. (Amargi sitesi, Kamal Chomani, 18.2.26)

Yine “küresel koalisyonun HTŞ’nin omurgasını teşkil ettiği Suriye ordusuna pek güvenmediğini, SDG’ye daha çok güvendiğini ileri sürüp, pratikte hiçbir adım atılmadı; PYD/YPG Derik’te, Kamışlı’da, Haseke’de ve Kobani’de kendi yerinde işini yapmaya devam ediyor ve edecek” memnuniyeti sözü edilen entegrasyonunun sağlan(a)madığını tescilliyor. 

Sahadaki gerçek bu; gerisi kamuoyunu yanıltmaya yönelik sığ propagandaların ötesine geçmiyor.

İKRAR

PYD/SDG’nin “otonomi” ısrarı!

Aslında Şara ile imzaladıkları “anlaşma”nın akıbeti, PKK/YPG’nin Suriye uzantısı SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin, Amerika’nın Türkiye Büyükelçisi, Trump’un özel temsilcisi “bölge sömürge valisi” Tom Barrack’a sunduğu “Suriye siyasî yol haritası”nda açıkça ifşa ediliyor.   

Suriye’deki son siyasî ve askerî gelişmeleri Barrack’la masaya yatırdıklarını, ülkenin kuzeydoğusunda “adem-i merkeziyet’in hayata geçirildiğini, SDG taburlarının oluşturulması ve Kobani’nin ayrı bir merkez olması” şartını yinelediklerini bildiren Mazlum Abdi’nin, “pratik adımlar atılması, kendilerinin ‘anayasa komitesi’ne katılıp ‘federatif Suriye’nin bir parçası olmaları gerektiği”ni tekrarlayıp “Kürtler Rojova’da ortak bir otorite altında toplanacak” ifadesi maksadı ele veriyor. (gazeteler, 24.2.26)

Abdi’nin açıklamaları, Irak’ın üçe taksimi tefrikasındaki gibi Suriye’nin de kuzeyde Haseke merkezli “PKK/SDG otonomisi”, ortada Şam-Halep çevresinde “Sünnî Arap - Sünnistan”, batıda Lazkiye - Tartus sahilinde “Alevistan - Nusayristan” ve güneyde İsrail’in peşinen güdümüne aldığı Süveyde’de “Dürzistan” devletçiklerine alan oluşturulmasıyla dörde parçalanması senaryosu sahneleniyor.

Ve “Şam hükümeti merkeziyetçi tavırla sadece ‘yerel yönetim’le sınırlı şartıyla bizi kabul ediyor” yakınmasında bulunan Abdi’nin, “bütün partiler ve kişiler Kürt siyasî yapısı otoritesi liderliğine bağlanmalı; bu PYD de ENKS (KUK) de olabilir” deyip, “PYD/YPG olarak biz özerklik/otonomide ısrarlıyız, kontrolümüzdeki bölgelerden vazgeçmemiz imkânsız” çıkışı ve “eğer bu anlaşma çökerse sonuna kadar savaşırız!” resti “otonomi ısrarı”nı ortaya koyuyor.

TESBİT

 “Çözüm, vatandaşlık esaslı demokratikleşmede…”

“PKK terör örgütünün kırk yılda başaramadığını AKP-MHP ortaklığı başardı! Terörist başı Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olamaz. Eli kanlı örgütün elebaşısının Kürt halkına hâmi edilmesine, meşru temsilcisi haline getirilmesine şiddetle itiraz ediyoruz. Bu topraklarda birlikte yaşamanın asıl güvencesi, âidiyeti etnik ya da mezhebî temelde tanımlamakta değil, hukuk ve vatandaşlık bağıyla demokratik anayasal düzendedir…”

Gültekin Uysal, Demokrat Parti Genel Başkanı

HAFTANIN SÖZÜ

“Süreci enfekte eder!..”

“Öcalan sürecin merkezine yerleştirildikçe, sahibi gibi gösterildikçe desteğin azaldığını görüyoruz. Yarın, ‘başmüzakereci’ ilân edilirse, gazetecilerle toplantılar yapılırsa, İmralı dergâha dönerse o vakit süreçle ilgili tüm beklentiler karşılansa bile siyasî faturası ağır (olur.) ‘Hem terör bitsin, hem iktidar sürsün’ deniyorsa Öcalan’ı kenarda tutmakta fayda var. Zira Öcalan ismi tek başına süreci enfekte etmeye yetiyor…”

Şamil Tayyar, (AKP eski milletvekili  X paylaşımı, 26.2.26) 

Okunma Sayısı: 172
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı