"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kutlular Ağabey!

Cevher İLHAN
07 Nisan 2021, Çarşamba
Kutlular Ağabey, hayatının gayesini “Risale-i Nur Külliyatının neşri ve müellifi Bedüzzaman’ın tanıtılması” olarak özetlerdi. Zülfikar ve İttihad gazetelerinden başlayarak Yeni Asya ile devam eden neşriyat hizmetinde yüzlerce elemana “ağabeylik” yaptı.

1990’da on dava arkadaşı ile birlikte dönemin DGM Savcısı tarafından nezârete atıldığı ve “Gazetenin imtiyaz sahibi olarak ben düzenledim, arkadaşlarıma ben görev verdim!” diye bütün sorumluluğu üzerine aldığı Ankara Kocatepe Camii’ndeki  “Bediüzzaman Mevlidi” sonrasında ve 1999’daki Marmara depremi sonrası Kur’ân’ın ve hadislerin diliyle “deprem İlâhî İkazdır” dediği için zulmen 276 gün çektiği hapsin ardından Risâle-i Nur dâvâsını anlattığı medyada mesleğini soranlara “Risale-i Nur” derdi.

Devrin gazetelerinde “Bediüzzaman’ın birinci yardımcısı” denilen merhum Zübeyir Ağabey sonrası hayatını çağımızın Kur’ân tefsiri Risale-i Nur davasının maddî ve mânevî müdafaasına hasretti. Hayatı boyunca Kur’ân’ın çağa dersi ve mesajı olan Risale-i Nur’un hizmetine çalıştı.  

Yeni Asya’nın topyekûn neşriyatıyla toplumun zaafa uğrayan iman ve ahlâk temellerinin takviyesi için “aklın nuru”nun “vicdanın ziyası” olan dinle aydınlanmasına uğraştı. Risalelerdeki Kur’ânî ölçülerle beş yüzden fazla kitabın her satırını inceledi, okudu; “ilim teknik serisi”nden “İlâhiyat serisi”ne, hanımlara ve çocuk yönelik mecmualara her seviyeye hitap eden kitap ve yayınların irfan hayatımıza kazandırılmasına öncülük yaptı. 

“Dâvâsına yönelen hücumlara, taarruzlara hep göğsünü siper etti.” Bütün ömrü fikrî cihad ile geçti. İman ve fikir adamı, eşsiz bir İslâm mücahidi olarak “Nur kahramanları”nın kervanına göçtü.   

ASİL DURUŞLA HEP SEBÂT ETTİ, HEP HAKLI ÇIKTI…

“İşte Hayatım” kitabında “Zübeyir Ağabey bu hizmeti ve esaslarını yeni baştan düzenleyerek şekillendirdi. Dâvânın ulviyet ve kudsiyetini yeni baştan daha berrak bir şekilde ortaya koyarak Nur hizmetini rayına oturttu. Ağabeyler zaten Zübeyir Ağabeye, Üstadın ona gösterdiği özel ilgiden, yakın hizmetinde bulundurmasından dolayı hürmet ve saygı gösteriyorlardı. Zübeyir Ağabeyin arzularından ilk sırada yer alanı bir şahs-ı mânevî teşekkül ettirmekti…” tesbitini yapmıştı.

Aslında bu tesbit, Zübeyir Ağabey sonrası âdeta kendisi için de tecelli etti. Risale-i Nur dâvâsına adanmış hayatında Nur hizmetindeki hayat düsturlarının pratiğe aktarılması, meslek ve meşrebin kıymetli esaslarının hizmet prensipleri haline getirilmesi vazifesini sürdürmekle âdeta “vazifeli” idi.

İnandığı prensiplerden asla şaşmadı. Büyük zorluklarla karşılaştı; ancak dâvâ arkadaşlarıyla, sistemleştirmesine büyük emek verdiği istişâre ile hepsini aştı. Birçok insanın ve kitlelerin sarsıldığı şiddetli sarsıntılarda sarsılmaz bir azim ve dirençle sarsılmayan değerlerin savunuculuğunu yaptı.

Birçoklarının büküldüğü, zillete düştüğü darbelerde, ara dönemlerde, postmodern darbelerde zulme, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı yüksek bir izzet ve şerefle hakkı ve hukuku seslendirdi.  

Ehl-i dünyadan, menhus mahfillerden gelen “işbirliği” tekliflerini şiddetle ve elinin tersiyle reddetti. Üstadı Bediüzzaman’dan aldığı dersle, cemaatin ruhundan ve meşveretin kuvvetinden tezâhür eden mânevî güçle zâlimlerin oyunlarına karşı hep uyanık durdu, komplolarına kapılmadı. 

Hiçbir hâricî tesire, kandırışa kanmadı; ifsad şebekelerinin oyununa gelmedi, sinsi taktiklerle, şeytanî saptırmalarla, yalan yaygaralarla yaydırılan fitne ve tefrikalara, baskı ve dayatmalara karşı hakkın hatırını âli tutup hiçbir hatıra fedâ etmedi. Bütün saptırma ve şaşırtmalara, haksızlığa ve adâletsizliğe karşı hep kahramanâne ve fedâkârane istikametli asil duruşunu sürdürdü.

Kur’ân’ın hakikî bir tefsiri ve “bu mübârek vatanın manevî bir halâskârı” olan Risâle-i Nur Külliyatındaki hakikatlerin “matbuat lisânı”yla neşrinde sebât etti. 

Hizmetteki ciddiyetiyle, içtimâî düsturlardaki tâvizsiz istikrarıyla, mertliğiyle, yiğitliğiyle; bütün bu meziyetlerin mâverasında saklı tam bir şefkat, nezâket ve rikkatle yaşadı ve öyle vefat etti. 

SÖZ VERİYORUZ: “RAHMET-İ İLÂHİYEDEN ÜMİDİMİZİ KESMEYECEĞİZ!”

“Matbuat lisânı”yla zihinleri kargaşadan kurtarıp milleti aydınlatan Yeni Asya’ya rehberlik etti. İsmi Yeni Asya ile özdeşleşti. Yeni Asya’ya “imtiyaz sahibi” olmanın gereğini bihakkın ifâ etti.

“Bediüzzaman’ın avukatı” dâvâ adamı merhum Bekir Berk’in Yeni Asya’nın ilk umumî neşriyat müdürü merhum Mustafa Polat için ifâde ettiği “Lavlar püskürten, alev fışkıran, sıcaklık saçan, şevk taşıyan, gayret veren, başı şimşekli bir yanardağ. İttihad bayrağını dalgalandırdı, Yeni Asya’yı tesis etti; Cenâb-ı Hakkın lütf-u inâyetiyle kardeşleriyle beraber, ağabeyleri ile el ele bu büyük eseri yürütmeye, yükseltmeye uğraştı ve onu yaşayan, teneffüs eden bir varlık haline getirip, emeklemekten kurtarıp, yola vurduktan sonra aramızdan ayrıldı” sözleri Kutlular Ağabey için de tecelli etti.

Bundandır ki merhum Polat’ın -21 Şubat 1970 tarihli- ilk sayısının “hüküm” başlıklı ilk başyazısında duâyla merhum Kutlular Ağabey’e söz veriyoruz:

“İyi ve güzel olanı göstermek, doğruyu ortaya koymak, hakkı müdafaa etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Rahmet-i İlâhiyeden ümidimizi kesmeyeceğiz. ‘Haklı şûra, ihlâs ve tesânüdü netice verdiğinden’ dâima istişâre yolunu seçecek; samimiyeti, birlik ve beraberliği telkin edeceğiz. ‘Biz muhabbet fedâileriyiz, husûmete vaktimiz yoktur’ diyecek, kin ve nefretin cemiyetimizden kalkmasına çalışacağız. El ve gönül birliği, kalb ve kafa birliği içerisinde meselelerimizi halledeceğiz ki ‘Yeni Asya’, kötülüğe, heva ve hevese galebe edebilsin…” 

Bu ahde sâdık kalacağız; bin minnet ve rahmet olsun Kutlular Ağabey!

Okunma Sayısı: 1804
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı