"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL uygulamaları yargıya açılmalı...

Cevher İLHAN
10 Ağustos 2019, Cumartesi
Türkiye, “demokrasi endeksi”nde 167 ülke arasında 90. sıralarda. “Tam ve yarı demokrasiler” hatta “kusurlu demokrasiler” kategorisinden düşüp “hibrit-karma otoriter rejimler” arasında.

AB Türkiye İlerleme Raporları’nda da dikkat çekilen basın ve ifâde özgürlüğündeki gerilemelerle “çok seslilik, bağımsız basın, oto sansür ve gazetecilere saldırılar”ın ölçü alındığı “basın özgürlüğü endeksi”nde 180 ülke arasında 150. sıralarda Tacikistan, Brunei ve Kongo gibi ülkeler kategorisinde yer alıyor.

Ve OHAL KHK’ları paravanında, demokrasi ve hukuk dışı emrivakilerle sorgusuz-sualsiz yargısız “mensubiyet, iltisak ve irtibat”la kamudan ve özel sektörden ihraçlarla, yine yargısız infazla bütün malvarlıklarına el konulan binin üzerinde özel vakıf, dernek, okul, dershane ve medya kuruluşunun TMSF’ye devri ve kapısına kilit vurulmasıyla, tepeden kayyum atanan on bini aşkın şirket/firma ve işyerinin akıbetinin de OHAL Komisyonu’na havale edilmesiyle Türkiye demokrasi ve hukukun askıya alındığı ülkeler sınıfında.

SOSYAL FELÂKET VE ÇÜRÜMEYE KARŞI

Görünen o ki, OHAL haksızlıklarını ve hukuksuzluklarını telâfi etmesi gereken OHAL Komisyonu, bu işleviyle idarî yargının yerine ikame edilmiş. Yargısız infazla 100 binlere dayatılan haksızlıkları ve hukuksuzlukları “yasallaştırma”da araç edilip kullanılıyor.

Bu haliyle “idârî işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğu ve yargı denetimine tabi olması”nı esas alan Anayasanın 125. maddesindeki “idârenin bütün eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır” hükmü âdeta ortadan kaldırılmış.

Hukukçuların tesbitiyle, hukukun darbe dönemlerinden bile daha kötü duruma düştüğü ve kimsenin güvende olmadığı vartada “itirafçılar”ın, “gizli tanıklar”ın meydan aldığı bir ortam oluşturulmuş.

Cumhurbaşkanı’nın “at izi it izine karışmış!” ikrarıyla yargısız infazla insanların derdest edildiği vetirede milyonlarca vatandaş mağdur edilmiş.

Özellikle OHAL’in kalkmasıyla uygulamalarının sona ermesi gereken KHK’larla milyonların hukuksuzlukla mağduriyete uğramasıyla, “yarı-özgür ülke” statüsünden “özgür olmayan ülke” statüsüne gerileyen Türkiye’nin “insanî özgürlük endeksi” 162 ülke arasında 107. sıraya gerilemiş.

Bunun içindir ki öncelikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) “işkence yasağı, zâlimane, insanlık dışı, küçük düşürücü muamele ve cezâlandırma”yla temel hakların ihlâline mukabil, “hukuk devleti”nin asgari şartı olan âdil yargılama hakkının temini, “mâsumiyet karinesi”yle “suçluluğu mahkeme kararıyla tesbitine kadar suçlu sayılamayacağı” ilkesine işlerlik kazandırılmalı.

ADALET, VİCDAN VE MERHAMETLE…

Bu hususta “OHAL sürecince 150 bin kişi kamudan ve özel sektörden binlerce kişi işinden edildi. Binlerce öğretmen ve akademisyen, eğitim hayatından ve akademik câmiadan uzaklaştırıldı. 17 bin kadın, 0-6 yaş arası 865 bebek ve 3 bin çocuk hâlâ cezâevlerinde mahkûm. Bu süreçten etkilenen milyonlarca insanımız KHK ve OHAL işlemlerinden derin yaralar almış, süreçten olumsuz etkilenmiş” değerlendirmesiyle vahim OHAL bilânçosuna dikkat çeken SP Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın’ın “Geç gelen adalet, adalet değildir. OHAL uygulamasının ürünü KHK mağduriyetleri hâlen devam ediyor. Yeni bir başlangıç için tertemiz bir sayfa açalım. Rehberimiz ise adalet, vicdan ve merhamet olsun!” çağrısı oldukça önemli. (gazeteler, 9.7.19)

Ve “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış)tır. Allah´a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir. (Mâide Sûresi 8)” hükmüyle artık adalete dönülmeli.

Hukuka ve insan haklarına ağır hasar veren OHAL uygulamaları mutlaka yargıya açılmalı. Yoksa zulümle, adaletsizlikle hiçbir devlet ve devletlû âbâd olamaz ve olmamış…

***

NOT: Gerçek demokrasi ve hürriyet ortamında, hukukun üstünlüğü ve adaletle haksızlıkların ve hukuksuzlukların sona ermesi dileğiyle Kurban Bayramınızı tebrik eder; insanlık ve İslâm dünyası için sulh ve musâlemete vesile olmasını Cenâb-ı Erhamürrahiminden niyâz ederim. C.İ.

Okunma Sayısı: 6117
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nuri

    11.8.2019 14:05:33

    Öncelikle yine teşekkürü bir borç bilirim.Yargıya az da olsa saygım vardı onuda kaybettim belki belki bu sefer vicdanlarının sesini dinler ona göre karar verirler diyorum ama nafile, hep birlikte giyotinlerin uçları bilenmiş toplu halde infaz, kimden hangi adaleti bekliyorsun kalıp halinde fişleme,kurum kararı,duyumlar,hisler vs.vs kimler olacaktı oy birliği ile tam siper atış serbest ihraç onay iyade red anlamak yok dinlemek yok artık kelime bulamıyorum. Yanlış kelimeler sarf etmeden korkuyorum. Bunalttılar artık

  • Mete

    10.8.2019 20:49:01

    Eyvallah.

  • mesut

    10.8.2019 11:03:37

    Allah razı olsun sizden yapılan bu adaletsizliği dile getirdiğiniz için

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı