"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Politik “bayat oyunlar…”

Cevher İLHAN
14 Ocak 2021, Perşembe
“İktidar cenâhı”nın oylarının hızla erimesine karşı iktidarda tutunmak uğruna en üst düzeyde çeşitli çarpıtmalar sergileniyor. Cumhurbaşkanı’nın en son yarım saati aşan konuşmasının en fazla iki- iki buçuk dakikasında salgın ve aşıyı konuşup gerisinde “sözde” sözü üzerinden anamuhalefet liderine veryansın etmesi bunun son tezâhürü.

Siyasî rakiplerini “teröre destek”, “teröristlik” ve “hâinlik”le karalayan kamplaştırma ve kutuplaştırmanın millet nezdinde mâkes bulmaması, altı buçuk milyon oy almış Meclis’te grubu bulunan Türkiye’nin üçüncü partisi HDP’nin “düşmanlaştırılıp” ötekileştirilmesinin de işe yaramaması ve “dini değerlerin siyasette istimal”inin netice vermemesi, hatta ters tepmesine karşı yeni tuzaklar kuruluyor.

“Millet ittifakı”nın bileşenlerinin başında gelen ve her defasında “illet”-“zillet”, “cibilliyetsiz” tahkirini savurup “ip” diye güyâ küçümseyip tahkir ettikleri İyi Parti’nin “millet ittifakı”ndaki duruşuyla oyunun bozulması şaşkınlığında farklı manipülasyonlarla ortalık karıştırılmak isteniyor.

En son Bahçeli’nin tekraren “evine dön’ çağrısına Akşener’in “Seçmenimiz ‘cumhur ittifakı’ ile el ele tutuşmak bir yana, hafif yumuşasak bile terliğini çıkarıp, bizi eve kadar kovalar. ‘Cumhur ittifakı’ bizim aklımızdan geçmiyor, asla böyle bir şey yok” kararlığıyla “Biz Türkiye’nin geleceğini zora sokacak herhangi bir hedefin bir parçası olmayacağız” cevabından sonra iktidardakiler muhalefeti bölmek için yeni manevralar peşinde.

YENİ “STEPNELER” PEŞİNDE

Nitekim medyatik yanıltmalarla kamuoyuna “millet ittifakı’nın dağılacağı, bazı partilerin ‘cumhur ittifakı’na geçecekleri söylentileri yaydırılıyor, yakıştırmalarda bulunuluyor.

Önce Demokrat Parti’nin terör örgütünce çocukları dağa kaçırılan anneleri Diyarbakır’da ziyareti saptırılarak “millet ittifakı’ndan ayrıldığı” uydurması pompalandı. Ancak bu iddia Genel Başkanı Uysal’ın “DP’nin bir yere gittiği yok, durduğu yerde duruyor. ‘Millet İttifakı’ndan ayrılmak gibi ne bir gündemimiz var, ne de bu tevâtürlerle işimiz var. Öyle bir durum yok” tavzihiyle boşa çıktı.

Bu kez “belki ortalık bulanır ve bulanıklıkta bir şey çıkar” diye Cumhurbaşkanı’nın, o kadronun içinden çıktığı halde daha düne kadar “yok” saydığı, hatta “dörtlü çete” ithamında bulunduğu Saadet Partisi’ne el atılıyor.

En son İçişleri eski bakanlarından, partinin Yüksek İstişâre Kurulu Başkanı Asiltürk’ü evinde ziyaretinin çıkışında Cumhurbaşkanı’nın “Hem bir nezâket ziyaret, hem de seçim ittifakı mı olur…” cümlesiyle “cumhur ittifakı”na yeni “stepneler” araması bu “siyasi tezgâh”ın bir parçası.

Akabinde SP sözcüsü Aydın’ın “Buradan Ak Parti ile bir ittifak süreci başlattığımız manası kesinlikle çıkamaz, ilkesel olarak ‘millet ittifakı’nda devam ediyoruz” cevabına rağmen “iktidar cephesi”nce algı operasyonlarına devam ediliyor.

OYNANAN OYUNUN İÇYÜZÜ…

SP eski Genel Başkanı Kamalak’ın, “Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1’i bulamadığından ve “cumhur ittifakı”nın Anayasa değişikliğine gücü yetmediğinden, belediye seçimleri gibi en çok oyu alanın cumhurbaşkanı seçilmesi amacıyla bu ziyareti yapmış olabilir” değerlendirmesi, ziyaretin maksadını özetliyor.

“Ne pahasına olursa olsun, SP bildiği yoldan ayrılmamalı. Fazladan üç-beş milletvekilimiz olsun, iş alalım gibi gerekçelerle ilkelerinden vazgeçmemeli. İşbirliği yaparak Ak Parti’yi aklamamalı, günâhlarına ortak olmamalı, ittifaka katiyen girmemeli...” çağrısı ise, bir dizi politik provokasyon ve saptırmayla oynanan oyunun iç yüzünü açığa çıkarıyor.

Özetle, Akşener’in tesbitiyle “cumhur İttifakı’nın bileşenleri, yılların politikacıları, iktidarın Türkiye’yi taşıyamadığını, gelecek seçimlerde bu işin olmayacağını görüyorlar.”

Uysal’ın ifadesiyle “millî ve yerli diye pazarlanmış, bir kişinin şahsında kodlanmış, devletin bütün kurumlarının hiçleştirildiği ‘ucube sistem’in, keyfi düzenin değişmesine ihtiyacı var.”

Ve SP sözcülerinin beyânıyla “mevcut yönetim anlayışıyla, bu sistemle Türkiye’nin sorunları çözüme kavuşmuyor, daha da büyüyüp katmerleşiyor.”

Kısacası, duvara toslayan “tek kişilik otoriter sistem”in fiyaskosunda “yolun sonu”nu gören siyasi iktidar, “iktidardan gitme” telâş ve paniğiyle yeni alternatifler arayışında. 

Uzlaştırıcı, birleştirici, bütünleştirici siyasî basiretle “demokrasi ittifakı”nın önünü açan “millet ittifakı”nı zayıflatma peşinde.

Ne var ki artık politik polemikli bayat oyunlar kâr etmiyor…

Okunma Sayısı: 1825
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı