"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Şahs-ı vahid” ifsad projelerine gelir - 2

Cevher İLHAN
06 Aralık 2019, Cuma
Küresel güçler, emellerine âlet maksadıyla Türkiye ve İslâm dünyasında muhkem demokratik sistemleri ve güçlü Meclis’leri istemezler. Bu hesapla, darbelerle, siyasi ve sosyal çalkantılarla, iç karışıklık ve çatışmalarla demokrasiye geçmelerini önlerler.

Bediüzzaman’ın İslâm bağımsızlığının bekası için “kendini yekvücut olan âlem-i İslâma fedâya vazifedar ve hilâfete bayraktar görmüş olan devlet-i İslâmiye” olarak tavsif ettiği Osmanlıyı (Sünûhat, 56) mezhebî - etnik tefrika fitneleriyle bölüp parçalama peşindeki emperyal mihraklar, özellikle Meşrûtiyetin ilânıyla Osmanlı başşehrindeki Müslüman ve hatta gayr-ı müslimler arasında hararetlenen demokrasi ve hürriyet anlayışının getireceği birlik ve bütünlükten endişelenmişlerdi.

Şimdi de Müslüman ve mazlum dünyanın baş sömürücüsü İngilizlerle işgalci sömürgeci müttefikleri, menhus projelerine âlet edemeyecekleri için Türkiye ve Müslüman ülkelerin güçlü demokratik sisteme geçmesini istemezler. Çeşitli paravanlar altında “tek adamlığı” salık verirler. 

LÂ-YÜS’EL “TEK ŞAHIS YÖNETİMİ” ÜZERİNDEN…

Bu hususta, öncelikle 16 Mayıs 1916’da Ortadoğu’yu cetvellerle bölüp parçalayan İngiliz – Fransız ortak tefrika projesi “Sykes – Picot gizli anlaşması”nı imzalayan İngiltere Dışişleri Bakanı Sir. Edward Grey’in, İstanbul’daki İngiltere Büyükelçisi Gerard Lowther’e ilki 31 Temmuz 1908 tarihli ve peşindeki raporlarda “tek kişilik hükûmet” yerine Meşrûtiyeti “tehlike” olarak görme derin kaygısını iletilmesi dikkat çekici. (Erol Ulubelen, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, s. 60-61)

 “Şâyet Osmanlılar, gerçekten meşrûtî (demokratik) bir sistem kurar, Türkiye’de bir anayasa yapar, parlamento kurar, Meclis - demokratik cumhuriyete geçerse, bu Doğu’nun uyanışıyla İslâm’ın artı uyumadığı ve ‘hasta adam’ın iyileşmeye başladığının ifadesi olur. İyi işler ve güçlenir bunun tesisi Mısır ve Afrika Müslümanlarında büyük etkisi olur, Hindistan’daki Müslümanlara da yepyeni bir ruh aşılar” uyarası bunu açık itirafı. (Güney Afrika’da Müslümanlar, Tez Yayınları)

Bunun içindir ki, meşrûtiyetin Osmanlı’da meydana getirdiği şevk, gayret ve heyecandan, Osmanlı topraklarında yaşayan Müslim ve gayr-ı müslim  bütün milletlerin bir arada yaşama azmini zehirlemek için “Bizim bu kuvvete (demokrasinin gelişmesine) karşı koymamız çok güç olacaktır. Mücadelemiz Türk halkının hisleriyle olmalı” diye Müslümanlar arasında meşrûtiyetin, -demokratik cumhuriyetin- İslâm’a aykırı hatta “küfür rejimi” olduğu telkin ve tezvirâtı tâlimatını verirler.   

Özetle, küresel işgalci - istilâcı emperyaller, tefrika ve sömürü projelerine hizmet ettirmek istedikleri ülkeleri “güçlü lider” perdesinde, tek imzayla çıkardığı “fermân” gibi “kararnâmeler”le ülkelerini tepeden keyfi “yöneten”, dahası “yönetiyor” gibi görünen “şahıs”ların sorumsuz ya da lâ-yüs’el-sorgulanmaz/hesâp vermez kral, “sultan”, “emir”,  “başkan” ya da “cumhur-başkanı” olmasıyla hedef ülkeleri kontrollerine alarak güçsüzleştirmeyi, bölüp parçalamayı plânlarlar. Milletin, milletin Meclisi’nin devre dışı bırakılmasıyla, bağımsız - tarafsız yargının tasfiyesiyle bütün karar ve gücün “tek kişi”nin uhdesine verilmesi üzerinden ifsad ve iftirak projelerini adım adım uygularlar. 

“ŞAHS-I VÂHİD”E, BASKI, TEHDİT VE ŞANTAJLA… 

Vakıa şu ki 1 Mart 2003’te Irak’ı işgale giden 65 -100 bin Amerikan askerinin Türkiye topraklarında konuşlanacağı AKP hükûmeti tezkeresinin Meclis’te reddi, yine AKP hükûmetinin 911 km’lik Suriye sınırındaki mayınların İsrail şirketlerince 44-49 yıl işletmeleri karşılığı temizlenmesine dair “İsrail koridor devleti”ne zemin açacak ihâle yasasının Anayasa Mahkemesi’nce iptalinde görüldüğü gibi yasama ve yargının dizginlemesi olmasaydı Türkiye tam bir felâkete sürüklenecekti.

Bu bakımdan, CIA eski Türkiye şefi Paul Bernard Henze 2006’da Beyaz Saraya sunduğu “CIA’nın eski kirli bir planı” denilen “‘Bu şekliyle (parlamenter sistemle) Türkiye’nin Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamıyoruz. Hükûmeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclisi ikna ettiğimizde ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor. Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federalizm, yani federal devlet kurulması ise, mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükûmeti tek elde toplayan başkanlık rejimine Türkiye’de geçilmelidir. Zira bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, Irak örneğinde olduğu gibi bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz” önerisi, (www.gundeminiz.com) Türkiye’de Meclis’in ve denetim mekanizmalarını tasfiyeyle “ucûbe tek kişilik ‘başkanlık sistem”in arka plânını deşifre ediyor. 

Hulâsa, ifsad şebekeleri güdümündeki hârici güçlerin, tek tek Meclis’le, hükümetle, yargıyla uğraşacaklarına, emperyal emelleri için bir tek başkanı “ikna” edip kafakola almaları daha kolaydır.

Bunun içindir ki,  Bediüzzaman’ın “Fert, te’sirât-ı hâriciyeye (dış etkilere, baskılara) karşı daha az mukavimdir (dayanıklıdır)” tesbitiyle, yürütmenin yanısıra yasamın ve yargının toplandığı “tek kişilik rejim”in “tesirât-ı hâriciyeye kapılma” tehlikesini ikazla “şahs-ı vâhid (tek şahıs) hükûmetleri”nin dıştan dayatılan ifsad plânlarına ve projelerine, tehdit ve şantajlara gelebileceği, buna mukabil ancak demokratik temel hak, hukuk ve hürriyetlerin hükümrân olduğu millet irâdesinin temsilcisi Meclis’le karşı konulabileceği gerçeği, Ankara’nın akıbetsiz “Irak ve Suriye politikaları”yla ortada. 

(Münâzarât, 31-2)

Okunma Sayısı: 1136
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Yusuf taha

    6.12.2019 09:35:36

    Çok isabetli ve hayati yorumlar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı