"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tehdit ve tahkir siyaseti kaybettirdi

Cevher İLHAN
26 Haziran 2019, Çarşamba
23 Haziran seçiminde “millet ittifakı” adayını 806 bin 452 oy farkıyla kazandıran temel etkilerin başında iktidar cephesinin seçim sürecinde sergilediği tutarsızlık ve çarpıklıklar geliyor.

Görünen o ki YSK’nin haksız ve hukuksuz seçim iptaliyle hak gasbının akabinde Cumhurbaşkanı’nın kampanyaya yoğun katılımıyla devletin bütün imkânlarının pervâsızca kullanılmasına halk bu tepkiyi verdi.

Özellikle Cumhurbaşkanı ile iktidar adayının ve sözcülerinin bütün propaganda ve konuşmalarını kesintisiz olarak yayınlayıp muhalefetin adayının konuşmasını saniyelerle sınırlayan devlet kurumu TRT’nin onlarca kanalı ile “merkez medya” - “ana akım medya” olarak tanımlanan onlarca televizyonun tek taraflı yayınlarıyla dayatılan haksızlığı kabul etmedi.

31 Mart öncesinde “beka sorunu” üzerinden “millet ittifakı”nı ve muhalefeti “teröre destek”le, “teröristlik”le ve hatta “hıyânet”le suçlayan “iktidar cephesi”nin, seçime iki gün kala “Öcalan’ın talebi ve devletin onayı”yla İmralı’ya gönderilen bir akademisyenin aracılığıyla “teröristbaşı”nın mektubunu devlet ajansı AA’ya yayınlanması seçmenin güvenini iyice kaybettirdi.

“HATALI SÖYLEM VE EYLEMLER”LE…

Öncelikle “beka sorunu” söyleminin hiçbir ciddiyeti olmayan, tamamen seçmeni manipüle etmeye yönelik bir saptırmaca olduğunu açığa çıkardı.

Halktan altı milyona yakın oy alan, Meclis’in üçüncü partisi olarak grubu bulunan bir partinin “millet ittifakı” adayına desteğini “terör örgütüyle işbirliği”yle tahkir eden “iktidar cephesi”nin, İmralı’da “teröristbaşı”nın “tarafsızlık” paravanında AKP - MHP adayını destekleme anlamına gelen “sızdırılmış mesaj”ıhdan medet umar hale gelmesi, iktidarın muhalefeti suçlayıcı söyleminin inandırıcılığını ve ciddiyetini kaybettirdi. Keza aynı gün TRT’de Öcalan’ın kardeşiyle röportajın yayınlanması, seçmenin itimadını sarstı.

Bu yaman çelişkili hal, İyi Parti Genel Başkanı Akşener’in, “İstanbul’a mitil atacaklarını söyleyenler bir baktık ki İmralı’ya mitil atmışlar!” ifâdesiyle hulâsa ediliyor.

Diğer yandan, günübirlik siyasi rant hesâbına “millet ittifakı”na “illet” - “zillet” hakaretine varan ötekileştirici zehirli kirli siyaset dili ters tepti. Bu vakıa iktidara yakın medya yorumcularınca da teslim ediliyor. 

Bu bakımdan “Erdoğan’a verdiği destek”le bilinen bir televizyon yorumcusunun, sosyal medya hesâbından yaptığı paylaşımlarla, 23 Haziran’da iktidara kaybettiren temel unsurlara dikkat çekip, Cumhurbaşkanı için, 31 Mart’ın ardından çağrısında bulunduğu “kızgın demiri soğutmak” bir yana, “Hatalı söylem ve eylemleriyle demiri daha da kızdırdı. Bu söylem ve eylemlerin etkisiyle Türkiye, 12 Eylül’den sonra ilk kez bu kadar kutuplaştı” tahlili dikkat çekici. (omerturantv72, 24.6.19)

SİYASALLAŞAN YARGI VE TEK ADAM YÖNETİMİ

“Sayın Cumhurbaşkanım, seçim esnasında rakiplerine karşı kullandığımız siyasi dil hiçbir şekilde kabul edilemezdi. 31 Mart öncesi Meral hanıma karşı kullandığınız dil, 23 Haziran öncesi İmamoğlu’na karşı kullandığımız dil her açıdan yanlıştı, hoş değildi” açık eleştirisi de 31 Mart - 23 Haziran sürecinin içyüzünü deşifre ediyor.   

Keza “Sayın Cumhurbaşkanım, etrafınıza demiz ağlar ördünüz, size ulaşabilenlerin size yönelik en küçük bir eleştiri yöneltmesine müsaade edilmiyor. Tüm bunları aşıp sizi eleştirenleri ise çok sert bir şekilde tersliyorsunuz, yapmayın efendim” tweeti, “tek şahıs yönetimi”nin mahiyetini açığa çıkarıyor.

Yine “23 Haziran öncesi İmamoğlu’na yargı üzerinden göndermelerde bulunmanız maalesef Türk siyasi tarihine kötü bir örnek olarak geçecek. İşin garibi bunun hata olduğunu herkes bilmesine rağmen hiç kimse sizi uyarmadı ya da siz dinlemediniz” tesbiti, iktidar cânibi açısından İstanbul seçimleri sonuçlarının sebebini hulâsa ediyor.

Ve AKP eski milletvekili Selçuk Özdağ’ın “Vatandaş, ‘kamplaştırma, kutuplaştırma, tek adam yönetim ve tarzını, siyasallaşan bir yargıyı istemiyorum’ demiştir. ‘Her alanda şeffaflık, demokrasi, adalet, barış ve kardeşlik dili, uzlaşı, bağımsız yargı, kuvvetler ayrılığı istiyorum’ demiştir” değerlendirmesi, 23 Haziran sonuçlarını özetliyor.

Netice olarak, 23 Haziran’da tehdit ve tahkir siyaseti kaybettirdi…

Okunma Sayısı: 1604
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı