"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Türkiye’de “bardak da yok”muş…

Cevher İLHAN
13 Şubat 2021, Cumartesi
TESBİT

Seçim kampanyalarında Cumhurbaşkanı, çoğu 1990’larda hizmete sokulan üniversiteler ve havaalanlarını “ben açtım” demişti. Meselâ 1992’de kurulan 23 üniversiteden biri olan ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in adıyla kurulan Isparta Üniversitesi’ni “biz açtık!” iddiasında bulunmuştu. Yine 1987’de yapılan İzmir Adnan Menderes Havalimanı için “biz yaptık!” diyerek meydanlarda alkış almıştı. 

Keza iki sene önce bir televizyonda AKP iktidarından çok önce Türkiye’de 70’li yıllardan bu yana yaygın olarak kullanılan buzdolabı ve fırın için de “Bizden önce buzdolabı mı vardı?” diye sorarak “buzdolabı ve fırının da AKP iktidarında Türkiye’ye geldiğini söylemişti. (gazeteler, 6.6.18; 20.4.20) 

Kısacası, AKP’nin iktidara geldiği 2002’den çok önce 90’lı, hatta 70’li yıllarda açılan, hizmete giren ve kurulan birçok üniversite, fabrika ve işletmenin “iktidarlarında açıldığını” ileri sürmüştü.

Bu arada Plân ve Bütçe Komisyonu’nda yeni bütçe görüşmelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesi üzerinde söz alan bir iktidar partisi milletvekili AKP iktidarı öncesinde “on sekiz yıl önce araba var mıydı?” diye sordu..

Halbuki 2002’deki resmî istatistiklere göre, ilk AKP hükûmetinin işe başladığı 2003’te Türkiye’de Türkiye’de 4 milyon 422 bin 180 otomobil olmak üzere, 8 milyon 903.843 minibüs, otobüs, kamyon, kamyonet, özel taşıt olduğu tesbiti resmî kayıtlarda yer alıyor. 

Bundandır ki bir en son AKP Genel Başkan Yardımcısı’nın bir televizyonda, “Çünkü bir dönem bu ülkede bardak yoktu. Yani bırakın bardağın içindeki suyu, bardak yoktu…” “hepimiz testiden su içiyorduk” esprilerine yol açtı. (gazeteler, 12.2.21)

Ve en son “Bir delikanlı geldi ‘bizi mahvettiniz, bizi öldürdünüz’ dedi. ‘Telefonunu alabilir miyim’ dedim. IPhone 6. ‘Kaça aldın’ dedim. ‘3400 lira mı, 4500 lira’ mı dedi, ‘24 taksitle aldım’ dedi. ‘internet paketi de var mı?’ dedim ‘Var’ dedi. ‘Ayda kaç para ödüyorsun buna?’ dedim, ‘ayda 450 lira ödüyorum’ dedi” sözleri tartışılıyor. (gazeteler, 7.2.21)

“Çiftçinin güzel bir telefonu, traktörü olmaz, ancak Tarım Krediye, bankalara, mazotçuya, yemciye, elektriğe bol bol borcu olur; ürünü tarlada kalır, çürümeye terk edilir, depoda kalsa ‘terörist’ olur; traktörü, hayvanı haczedilir” tepkisi verilirken, bir telefonu 24 ay taksitle alan çiftçi “zengin sayılır” eleştirileri yapılıyor.  

Ve “cep telefonu aldığı için mi çiftçi zorda?”, “başka ülkelerde çiftçinin bir günlük çalışmasıyla aldığı telefonu yerli çiftçinin 24 ay taksitle almak durumuna düştü?” soruları soruluyor.

GARABET

 “Japon esnafı zor durumda” imiş…

Devlet ajansının “Japonya’da yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle 11 eyalette olağanüstü hal (OHAL) bir ay daha uzatılırken, işletme sahipleri, hükümetten yeterli yardımı alamadıklarını ve zor durumda olduklarını söylüyor” diye verdiği haberi siyasette de tartışıldı. (AA, 7.2.21)

Haberde “Kafe işletmecisi Şef Yukimori, restoranların salgının kolaylıkla yayılmasına gerekçe gösterildiğini ve devletin ısrarla işletme saatlerini kısaltma adımlarına karşılık sektörü yeterince desteklemediğini savundu” ibâresi, “Japon esnafı kan ağlıyor” istihzalarına konu oldu.

İyi Parti Genel Başkanı Akşener, Meclis grubunda, “Hani şu terörist başının mesajını, dünyaya duyuran Anadolu Ajansı var ya, işte o, Japonya’dan haber yapmış, diyor ki; ‘Japon esnaf zor durumda.’ Güler misin, ağlar mısın? Burnunun dibini göremeyen muhteşem habercilik, iş yerlerinin sınırlı saatlerde çalıştığı Japonya’da esnafın sesi olmuş. Anadolu kan ağlıyor, bunların gözü, dünyanın öbür ucunda. Yakında Sayın Erdoğan kürsüye çıkıp, çilekeş Japon esnafı için, yardım kampanyası başlatıp, IBAN isterse şaşırmayın. Tokyolu Şef Yukimori’nin derdiyle dertleneceğinize, Ankaralı işletmeci Zeynep Hanım’ın derdiyle dertlenin” sözleriyle eleştirdi. (gazeteler, 9.2.21)

Keza Saadet Partisi milletvekili Abdulkadir Karaduman, Japon esnafın mağduriyetlerini Ticaret Bakanı’nın cevaplandırması için TBMM’ye verdiği soru önergesinde, birçok esnafın kısıtlı kira yardımına erişemediği, erişse bile bu yardımların giderlerinin çok az bir kısmını karşılayabildiği ve bu sebeple birçok esnafın dükkânını süresiz kapatmak zorunda kaldığı ve ciddî mağduriyetlere duçar olduğu gerçeğine dikkat çekip, “Devletimizce Japon esnafların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir destek paketinin açıklanıp açıklanmayacağı konusunu merak edilmektedir” ifadelerini kullandı. 

Ve “bu haberi Türkiye için yapsa AA yöneticileri kaç saat sonra görevden atılırlar?” ya da “AA bu haberi Türkiye için yapabilir mi?” sorularının cevabı arandı…

VAZİYET

Bankalar “emlak ofisi”ne dönüşmüş

Geçtiğimiz hafta resmi olmayan verilerle 2021’nin Ocak ayında 3’ü katılım olmak üzere toplam 27 bankanın kendi internet sitelerinde satışa sundukları toplam gayrimenkul sayısı 9 bin 376 olduğu haberi yoğun siyasî polemiklerin gürültüsünde karambola geldi.. (Dünya, 5 .2.21)

Buna göre bankaların satışa sunduğu 9 bin 376 gayrı menkulün yüzde 53.6’sı işyeri, yüzde 30.2’si tarla ve gerisi konuttan oluşuyor. Bir başka hesapla, sadece yılın ilk ayında günde 24 bin 650 yeni icra, iflâs dosyasının mahkemelerde koridorlara taşıp yığıldığı, son bir yılda icra dairelerinde son bir yılda dosya sayısının bir milyonun üzerinde arttığı, geçen yılın ilk on ayı itibarıyla üç milyon abonenin elektrik ve doğalgazın borcundan dolayı kesildiği kırılganlıkta, 4 bin 336 adedini ise konut, 5 bin 39 dükkan, mağaza ve tarla gibi ticari gayrimenkuller satışa sunulmuş. 

Böylece, vatandaşların kredi ile aldıkları evlere, işyerlerine, tarlalarına el koyan bankalar, “emlak ofisi” haline gelmiş. Yani yüz binlerce işyerinin, dükkanın, işletmenin kapanmasından sonra şimdi de on binleri bulan “kredizedeler” ordusu olmuşmuş; siyasi iktidarın yanlış ekonomik ve salgın politikaları yüzünden…

Okunma Sayısı: 2457
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Serhat

    13.2.2021 04:42:03

    Kibir, egoizm, kendini vazgeçilmez ve her daim halkın başında ve sultasında görme telakkisinin bir yansıması. Oysa tarihte sürekli örnekleri görüldüğü üzre, tahakkümler, tagallüpler, tasallutlar bir müddet sonra elden gider, kendini her şeyin sahibi ve sözcüsü zannedenler bir hiç olur, kalır semerelerinde veballer, haklar, günahlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı