"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Uyduruk ithamlarla “cemaatleri tasfiye operasyonu!”

Cevher İLHAN
15 Ocak 2022, Cumartesi
Bütün demokratik ülkelerde, eğitimin devletin yanısıra özel kurumlar ve vakıflarca yürütüldüğü, özellikle dinî eğitimin dinî cemaatlerce bütünüyle sivil ve hasbi olarak verildiği gerçeğine karşı, hâlâ demokratik bir ülkede, devletin desteği dışında tamamen bağımsız olması gereken dinî eğitimin devletin kıskacına alınıp “resmi ideoloji” kalıplarında yapılması çağdışı çelişkisi sergileniyor.

Tamamen sivil ve gönüllü olarak vatandaşların evlatlarının ikametleri için kiraladıkları evlerde kalan yüzlerce, binlerce gencin vatana ve millete hizmetleri görmezden gelinerek, yürek parçalayıcı münferid bir olay üzerinden dinî cemaatlere âdeta “linç girişimi”yle vahim yanlışlara tevessül ediliyor.

Aslında “Enes hâdisesi”ni dillerine dolayanların, 15 Temmuz sonrasında 20 Temmuz OHAL KHK’leriyle 150 bin vatandaşın sorgusuz - sualsiz işlerinden edildiği, on binlerce vatandaşın yargısız infazla tutukluluklarının devam ettiği süreçte, cezaevlerinde mâruz kaldıkları baskılarla her biri tam bir fâcia olan onlarca - yüzlerce intiharlardan sarf-ı nazar etmeleri “çarpıklığın” deşifresi oluyor.

CEMAATLERİ HEDEFE KOYMAK

Çarpıklık, düşülen ideolojik cenderede, ülkenin içine sürüklendiği ağır ekonomik krizde özellikle geçinememe çıkmazındaki ev hanımı annelerin, iflasla kepenk indirmek durumunda kalan ya da işyeri kapananların, borç altında ezilen ancak -birkaç aylık borç kredisiyle borçlanma dışında- devletten gerekli desteği bulamadığından bunalıma girip canlarına kasteden esnafın görmezden gelinmesi.

Yüzde bin dört yüz artan ve her yıl yüzlerce kurban verilen “kadın cinâyetleri”nin, tedbirsizlikle meydana gelen dünyada en yüksek rakama ulaşan iş kazası cinâyetlerinin karambola getirilip “Enes olayı” üzerinden dinî cemaatlerin “hedef”e konulması.

Sık sık meydana gelen, bazıları medyaya da yansıyan yıllardır atama bekleyen öğretmenlerin, girdikleri sınav ve mülâkatlarda başarılı oldukları halde devam eden müthiş bir kayırmacılık ve “torpil”le bile bile hakları gasbedilenlerin, milyonlarca genç işsizin, “siyasetin sopası” haline getirilen “tâlimatlı yargı”dan haklarını alamadıkları adâletsizlikle haksızlığa ve hukuksuzluğa uğrayanların, derin karamsarlık ve ümitsizlikle intihar teşebbüsüne varan vahametin üstünün örtülmesi…

Elbette ki Kara’nın içine düştüğü dehşetli psikolojik halin arka plânı araştırılmalı. Ancak merhum gencin “ders çalışmaya zamanının kalmaması”nı serişte ederek ideolojik fanatiklikle gözü kapalı saldıranların, aynı videoda “tıpta okumak istemediği”ni belirtip, “mezun ve uzman olsa da sorunların bitmediği, aldığı maaşın yoksulluk sınırını bile geçmediği ve bu yüzden tıptaki herkesin hedefinin yurtdışı olduğu”nu şikâyetini karartmaları çarpıcı.

Gerçekten, Enes’in sözünü ettiği öğrenci evinde “kalmak istememesi”nden hareketle sabah namazına kaldırılmasını, vakit namazlarından sonraki otuz dakikalık kitap okunmasını öne süren akl-ı evveller, “Başka bölüme geçsem işsizlik, düşük maaş. Devlette çalışmak istesen, torpilin yoksa mülâkatta eliyorlar. Düzgün bir iş bulsan bile ekonomik durum ortada” yakınmasıyla “Türkiye’nin süper güç ve geçmişin çok kötü olduğunu söyleyip duran aptallar oldukça Türkiye’de hiçbir genç geleceğe umutla bakamıyor...” diye “gelecek kaygısını” dile getirmesinden neden tek kelime etmezler de hâlâ uyduruk - bayat ezber iddialarla, kirli ve çarpıtılmış duyumlarla mâsum insanlara saldırırlar?

BU “İDEOLOJİK KÖRLÜK” NEDEN?

Görünen o ki her fırsatta “devletin dinden, dinin devletten özgür olması”nı ileri süren ve çoğu “sol ideolojik mihraklar”dan “dönen”lerin “Türkiye’nin süper güç ve geçmişin çok kötü olduğunu söyleyip duran aptallar”ın işine gelecek gündem saptırması çarptırmasına çanak tutan çarpık sergileniyor.

Bir olay bahanesiyle dini cemaatlere saldırınlar, bir yandan dini alabildiğine istismar ve istimal eden, diğer yandan dinin de şiddetle reddedip günâh ve haram saydığı yolsuzlukları, hırsızlıkları, rüşveti, yandaşlara millet malını peşkeşi, ihaleye fesad karıştırmakla talân ve gasbı, soygun ve vurgunu, yüzde 100’leri aşan fahiş zamlarla enflasyonu, ”faize karşıyım” deyip kat kat faizi halkın sırtına bindirenlerin ekmeğine yağ sürüyorlar. Sahi, bunun farkında değiller mi? Farkında iseler bu iflâholmaz ideolojik körlük neden?

Anlaşılan, 28 Şubat “post modern darbe” ile tetiklenen ve 15 Temmuz Hâdisesi’yle ayyuka çıkan, AKP iktidarında Cumhurbaşkanı’nın başkanlığındaki MGK’da “devletin gizli anayasası” denilen “kırmızı kitap” olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nde (MGSB), 20 Mart 2006 Bakanlar Kurulu’nda çıkarılan “irtica tehdidi” ibaresinin yerine “din istismarı” yazılıp “irtica” ile kastedilen “tehdit” unsuru “aşırı dinci örgütler”in eklenmesiyle “güncellenmek” isteniyor.

Başta PKK ve “devrimci aşırı sol örgütler”le birlikte “aşırı dinci örgütler” paravanında “tarikatlar/cemaatler”iun de “iç tehdit” kapsamına alınması operasyonuna zemin hazırlanmasına hizmet ediliyor. Dinî cemaatlerin ve tarikatların “örgüt” kapsamına alınması”na ortam oluşturuluyor.

Ve 7 Kasım 2015’te- Aydınlık’taki köşesinde, peşinden -2 Ocak 2016’da- Akit TV’de ve 13 Ocak 2016’da Habertürk’te “Tayyip Erdoğanlar yanımıza geldi. Biz onların yanına gitmedik, kendi mevziimizde duruyoruz. Erdoğanların mevziimize gelmesinden sevinç duyuyoruz. Bütün cemaatler tasfiye edilecek” diyen Doğu Perinçek’in en son 23 Eylül 2019’da Independent Türkçe’ye verdiği röportajda “Erdoğan Türkiye’yi yönetmiyor. Türkiye Erdoğan’ı yönetiyor; ordu, polis, sanayici, Vatan Partisi… 13 Mart 2014 günü Silivri’den çıktığımda ‘kınından çıkmış kılıç gibiyiz’ demiştim. ‘Türkiye’de cemaatler, tarikatlar temizlenecek’ dedim; bakın temizleniyor…” ifşasıyla AKP iktidarı üzerinden dayatılan emrivakilerle dinî cemaatlerin tasfiyesine çalışılıyor.

Asıl soruşturulması gereken vahamet bu...

Okunma Sayısı: 1590
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nabi

    15.1.2022 23:59:37

    Cevher kardeşim 22.nci mektubun birinci vecihinde üstadımızın Kuran' ın ölçüsüne göre ifade ettikleri hakikatleri yılmadan usanmadan " zalimlerin zalimliğini semavata işittirecek derecede bağıracacaksın " hükmünü ihlâsla layıkıyla yerine getirme ,görev , hedef ve hizmetinden bizleri geri bırakmasın .Bizleri bu farz ı kifaye vazifesini yapan bahtiyar kullarından eylesin inşaallah Amin.Selam ve dua ile Allah 'a C..C. emanet olunuz.

  • Ahmet Zeki

    15.1.2022 15:30:23

    Tebrikler, teşekkürler Cevher bey kardeşim. Harika tesbitler ve harika yorumlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı