"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gurbette ilk Kurban Bayramı

Durmuş Ali İnci
03 Eylül 2020, Perşembe
1967-1968 öğretim yılında geç de olsa yeni açılan İmroz İlköğretmen Okulu’na kavuşmuştuk.

Okuldan başka bir dünyamız yoktu. Ada halkının hemen hemen tamamı Rumlar’dan oluşuyordu. Hayat bizim için okul demekti. Herşeyimizi düşünmeden paylaştığımız can arkadaşlarımız olmasaydı her halde orada üç seneyi tamamlayan çıkmazdı.

4/B Şubesinin en uzunlarındandım. Okula ilk başladığım senenin 27 Aralık kros yarışmalarına bile katılmıştım. Basketbola biraz ilgim olmuştu. Fırsat bulsam hemen okulumuzun aşağısında yolun altındaki basket sahasına iner sıla özlemini unutmaya çalışırdık.

Aynı senenin Kurban Bayramı’ydı. Sılaya gitme zaman ve imkânımız yoktu. Bayramı gurbette, okulda geçirecektik. Sabah kahvaltıya bile katılmadan geç saatte kalkıp kendimizi basket sahasına atıvermiştik. Maksat basket oynamak da değildi. Buruk gönlümüzü biraz olsun oyalamak, ilk defa köyümden, anamın bazlama ekmeği ile, kor halinde palamut (meşe) odunundan ateşte, sacayak dediğimiz üç ayaklı demir üzerinde pışirilmiş, nar gibi kızarmış kurban etinden mahrum bir bayram geçirecektim.

Gurbette basket oynayarak sıladaki bayramı hayalen yaşarken vakit hızla geçivermişti. Öğle yemeği saati gelmiş, nöbetçi arkadaşımızın elinde salladığı zilin sesini bile duymamıştık. Yemeğe dâvet için yüksek sesle bağırarak seslenen arkadaşlarımızın çağrısına dayanamayıp ter içinde okula doğru spor kıyafetiyle koşmaya başlamıştım. Eşofmanla yemekhaneye girmek yasaktı. Önce üst kata çıkıp üstümü değiştirecektim. Koşarak okul içine girdiğimde arkadaşlarım koridorun iki tarafında yemek sırasındaydılar. Sıralar biraz dağınık olduğundan birbirine karışmıştı. İki sıranın arasından koşarak, sıradakilere sürtünerek geçip merdivenlerden koşar adım çıkıyordum. Arkamdan arkadaşlar sesleniyordu. Nöbetçi öğretmenin çağırdığını söylediler.

 Nöbetçi öğretmen müzik öğretmenimiz Füsun Taygur’du. Koşarak çıktığım merdivenlerden boynu bükük, sıla hasreti ve bayram burukluğu içinde ağır adımlarla inip karışmış sıralardaki kalabalık arasından koridorun ortasına kadar gelmiştim. Kalabalık arasından boyu bana göre çok kısa olan Füsun Hoca’yı görmüştüm.  Füsun Taygur okulumuzun en kibar hanımefendisiydi. Temizlikte çok titiz davranırdı. Yemekte Osman Aydın Hocam’la karşı karşıya oturduklarında seyretmeye doyum olmazdı. Birisi tam Kula delikanlısı olarak tabiî bir tavırla yemeğini hızla yerken hanımefendinin lokmaları sayılır, her lokma dakikalar içinde ağzına ulaşabilirdi.

Aşağıdan yukarı bakan hınç dolu gözleriyle adeta yüzümü tırmalıyordu. “Hiç mi görmedin?” diyerek zıplıyordu. Boyuma yetişemeyince öfkeyle bağırmaya başlamıştı. “Eğiiil! Eğil diyorum sana!” Eğilmemle beraber sanki o kibar ve nazik eller birden kabalaştı. Öfkeyle yüzüme bir şaplak indirdi. Gurbette anamın kızarmış eti ve bazlama ekmeği yerine bayram sofrasında yediğim tokadı unutmam mümkün mü? 15 yaşımda yediğim o tokadın acısını, gurbette bayram hatırasını yaşım 68 olmuş hâlâ dün gibi hatırlıyorum. Hâlâ ağlamaklı bir hal alıp kelimeler boğazıma düğümleniyor. Niçin tokat yediğimi anlamamıştım. Sonra arkadaşlarım koşarak geçerken, yemek sırasındaki öğrencilerin arasında fark etmeden Hoca’ya çarptığımı ve yere düştüğünü söylediler. Tokatlamakla öfkesi dinmemiş bir de disiplin kuruluna vermişti. Bereket bizi dinleyip derdimize arkadaşça yaklaşan sınıf öğretmenimiz, şimdi Denizli’de emekli avukat Mülazım Şan yardımcı olmuştu. Daha sonraki müzik derslerinde artık hocamız bana küsmüştü. O sene müzik dersinden zorla sınıf geçmiştim.

Yaş 68 oldu, her Kurban Bayramı’nda mazimden bende kalan en derin ve unutamadığım acı bir hatıramdır. 

Okunma Sayısı: 867
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı