"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâinatı ayakta tutan tekvînî kanunlar (10) - Yeraltındaki İlâhî su kuyuları

Durmuş Ali İnci
29 Mart 2026, Pazar
Yağmur, yeryüzüne sadece toprağı ıslatmak için düşen basit bir tabiat olayı değildir.

Her damla, kâinatta kurulmuş son derece hikmetli bir su döngüsünün parçasıdır. Bitkilerin yapraklarından süzülerek toprağa ulaşan yağmur suları çoğu zaman yüzeysel akışla kaybolmaz; toprağın geçirgen katmanlarından süzülerek yeraltına iner ve geniş yeraltı su rezervlerini besler. Böylece gözle görülmeyen fakat hayatın devamı için vazgeçilmez olan büyük su depoları oluşur.

İnsanlar yağmur sularını değerlendirmek için barajlar, göletler ve isale hatları kurarlar. Ancak yeryüzünde yapılan bu sistemlerin çok daha kapsamlısı, yeraltında zaten kurulmuş durumdadır. Kilometrelerce uzanan geçirgen kaya katmanları ve akiferler, adeta birbirine bağlı fıtrî kanallar gibi çalışarak yağışlı bölgelerde depolanan suları uzak coğrafyalara ulaştırır. Bugün şehirlerin içme sularının önemli bir kısmı, bu yeraltı rezervlerinden sağlanmaktadır.

Toprak yapısı, bitki örtüsü ve yağış rejimi bu sistemin temel unsurlarıdır. Kumlu ve geçirgen topraklar suyun yeraltına sızmasını kolaylaştırırken, kil tabakaları suyu tutarak doğal depolar meydana getirir. Bitkilerin yaprakları ise yağmur damlalarının hızını keserek suyun toprağa daha düzenli nüfuz etmesini sağlar. Böylece yağmur suları sathî akışla kaybolmak yerine yeraltında toplanır ve geniş akifer sistemlerini oluşturur.

Bu düzen, kâinattaki genel nizamın bir parçasıdır. Bu hakikate dikkat çeken Bediüzzaman Said Nursî, kâinatta hiçbir şeyin başıboş olmadığını vurgular. Ona göre tabiatta görülen her düzen, İlâhî bir emir ve hikmetle işlemektedir.¹

Gerçekten de yeraltı su sistemleri incelendiğinde, yağışlı bölgelerde depolanan suların yeraltı kanalları vasıtasıyla kilometrelerce uzaklara taşınabildiği görülür. Bu durum, son derece dengeli bir su yönetim sisteminin bulunduğunu göstermektedir. İnsanlığın kurduğu barajlar ve su şebekeleri önemli mühendislik başarılarıdır; ancak yeraltında kurulu bulunan bu tabiî sistemin yanında oldukça sınırlı kalmaktadır.

Eğer insanlık, yeraltında işleyen bu hikmetli su düzenini daha iyi anlayabilse ve planlamalarını buna göre yapabilseydi, bugün yaşanan su krizleri ve kuraklık problemleri büyük ölçüde azalabilirdi. Çünkü her yağmur damlası, aslında kâinatta kurulu büyük bir denge sisteminin parçası olarak toprağa düşmektedir. Bu gerçek, tabiatın rastgele değil; ölçü, hikmet ve denge ile idare edildiğini açıkça göstermektedir.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 24–25.

Okunma Sayısı: 196
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı