Faiz odaklı ekonomi politikalarının üretimi zayıflattığı belirtilirken, sanayici artan finansman yüküne dikkat çekerek üretim eksenli yeni bir ekonomi modeli çağrısı yaptı.
Altı ayda faize 1,5 trilyon lira
Türkiye’de uygulanan yüksek faiz politikalarının üretim ve sanayi üzerindeki olumsuz etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Ekonomistler ve sanayi temsilcileri, faiz gelirlerinin üretimin önüne geçtiğine dikkat çekerken, artan konkordato ve iflaslar karşısında üretim odaklı, kapsamlı bir sanayileşme programına geçilmesi çağrısında bulunuyor. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, faiz üzerinden yapılan para ve servet transferlerine ilişkin, “Ülke, büyüyor ama büyümenin önemli bir bölümü üretimden değil; finansal varlık sahiplerine akan getirilerden besleniyor” açıklamasını yaptı.
BU, SERVET TRANSFERİ ANLAMINA GELİYOR
Karabat, sosyal medya hesabından, “Türkiye, faiz ekonomisine teslim oldu” diyerek, faiz üzerinden yapılan para ve servet transferlerine ilişkin rakamları paylaştı. Karabat, paylaşımında, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de ekonomi yönetimi, yüksek faizi geçici bir ilaç olarak sundu.

Gelinen noktada ise faiz, üretimden daha cazip bir kazanç kapısına dönüştü. Faiz üzerinden yapılan servet transferini gözler önüne serelim. Faiz getirileri, mevduat veya fonlar yoluyla elde ediliyor. Vadeli mevduatta 17,5 trilyon TL, para piyasası fonlarında 3,33 trilyon TL, serbest fonlarda 5,88 trilyon TL bulunuyor. Toplam büyüklük yaklaşık 26,7 trilyon TL, (Serbest fonlarda getiri garantisi olmayan fonlar var ancak çoğunluğu yüksek getiri sağlıyor). Yıllık ortalama getirinin vergi sonrası yüzde 35 olduğu varsayıldığında bu varlıklara bir yılda ödenecek faiz yaklaşık 9,3 trilyon TL ediyor. Bu, birçok bakanlığın bütçesini katlayan, başlı başına devasa bir servet transferi anlamına geliyor.”
SANAYİCİ DE FAİZDEN YANA DERTLİ
Yüksek kur, faiz ve enflasyon baskısı altında bunalan sanayiciden de çığlık sesleri yükselmeye başladı. Konkordato ve iflaslar peş peşe yaşanırken, devler ligindeki kuruluşlar bile kazancının yüzde 90’ını faize verdiğinden yakınıyor. Oda başkanlarından “Mevcut ekonomi programı değişmeli, acil kredi muslukları açılmalı” çağrıları yükseliyor. İş insanları “İmalat sektöründe kayıplar giderek hızlanıyor” diye isyan ettiler. Uzmanlar çok geç olmadan kapsamlı bir sanayileşme programına geçilmesi uyarısında bulundu. ASO Başkanı Seyit Ardıç: Sanayici artan finansman yükü ve daralan kârlılık nedeniyle zorlanıyor. Sanayi kuruluşlarının faaliyet kârlarının büyük bölümü faiz giderlerine gidiyor. Sanayici alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Sanayicinin büyük çabalarla elde ettiği kazanımları tehlikede. Sanayisizleşme riski söz konusu. Kazanımları korumak kadar, küresel dönüşümün gerisinde kalmamak da sanayisizleşme riskini bertaraf etmek açısından oldukça kritik.
Haber Merkezi