"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Boykot nasıl yapılır?

Faruk ÇAKIR
30 Ekim 2020, Cuma
Başta Türkiye’yi idare edenler olmak üzere hepimizin ‘ata sözleri’ni hatırlamamızda sayısız fayda vardır.

Neticede bu sözler, bu tesbitler, bu deyişler uzun yıllara dayanan bir tecrübenin ürünü. Bir sözün kabul görmesi ve ‘ata sözü’ olması her halde kolay değil.

Meselâ, “Keskin sirke küpüne zarar verir” ya da “Yangına körükle gidilmez” sözünü bilhassa siyasetçiler dikkate almış olsa cemiyette bu kadar gerginlik olur muydu? Ya da “Ayağını yorganına göre uzat” sözü dikkate alınmış olsa bunca insan bankaların esiri olup maddî krizlere yuvarlanır mıydı? Bunun gibi onlarca, belki de yüzlerce ata sözü, dikkate alınmayı bekliyor.

Gerek komşu, gerek komşu olmayan dünya ülkelerinin bir kısmıyla aramızın iyi olmadığı sır değil. Her ülke belli ölçüde böyle durumlarla karşı karşıya kalabilir. Dünyadaki bütün ülkelerin birbiriyle dost olması arzu edilir, ama hali âlem buna müsaade etmiyor. İşte, ‘başarılı diplomasî’ böyle durumlarda devreye girer ve dost ülkelerin sayısını arttırmayı başarabilir.  

Siyasetçiler, aramızın iyi olmadığı ülkelere karşı ‘boykot başlatılması’nı beyan eden konuşmalar yapıyor. Elbette boykot da bir yoldur ve belli ölçülerde buna müracaat edilir. Ancak boykotların etkili olabilmesi için kararlı ve tutarlı olmak lâzım. Bir gün boykot edilen ülkenin ikinci gün ‘dost’ ilân edilmesi millet nezdinde boykot tercihinin tesirini azaltır. 

Son on yıla baktığımızda neredeyse her yıl bazı ülkelerin ürettiği mallara boykot kararları alınıyor. Peki, bunların tesirli olduğu söylenebilir mi? Neredeyse ürünleri hakkında boykot kararı almadığımız ülke kalmamış. Git gide İslâm ülkeleriyle de aramız  bozulmak üzere. İşin daha fenası, bu defa bazı İslâm ülkeleri Türkiye’de üretilen ürün ve hizmetlere karşı boykot kararları almaya başlamış.

Bazı kararlar milletin hislerine hitap edip onları heyecana getirse de Türkiye için ve esasta millet için faydalı olmaz. Ya da ‘Kızına kızıp dizini döver’ duruma düşülebilir. Geçen yıllardan hatırlanacağı üzere bir ara dolar bozdurma ve hatta dolar yakma adeti ve yarışı vardı. O gün bile bu yapılanın fayda vermeyeceğini insaf ehli olanlar biliyordu. Hatta, “Dolar bozduralım” diyenler de bu adımın kalıcı bir çare olmadığını biliyorlar. Ne var ki iç piyasada bu hareketler destek buluyordu ve bile bile yanlışlar yapıldı. 

Esas boykot, Türkiye’nin ve milletimizin aleyhinde olan kararlara karşı yapılmalıdır. Daha da önemlisi boykotların kalıcı ve etkili olabilmesi için maddî ve manevî olarak güçlü olmak mecburiyetindeyiz. “Toplu vurdukça yürekler/ Onu top sindiremez”se, yüreklerin ‘toplu vurmasını’ nasıl temin edeceğimizi konuşmak ve temin etmek zorundayız. Yoksa her gün bir ülkeyi, her ay bir ürünü boykot ederek bir yere varmamız mümkün değil.

Türkiye’yi idare edenler en başta kendileri yapmak şartıyla her türlü israfa, gösterişe, hamasete karşı ‘boykot’ kararı almak durumundadırlar. Bizi asıl mahveden bunlardır. Yol- suzluk, usûlsüzlük, şeffaf olmama, hesap vermeme, işlerin ehil ellerde olmaması gibi yanlışlara karşı kesin ve kalıcı bir boykot başlatılmalı ki Türkiye arzu edilen seviyeye gelebilsin. Aksi halde kusura basılmasın, “Havanda su dövme”ye devam ederiz.

Okunma Sayısı: 1681
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı