"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çare vardır

Faruk ÇAKIR
03 Temmuz 2020, Cuma
Dertlerimiz ve problemlerimiz dizi değil, belimizi de aşmış olabilir.

Ancak Türkiye’nin önünde duran büyük dertlerin tamamının çaresi vardır ve bellidir. Daha da dikkat çekici olan, idarecilerin de bu çarelerin farkında olduğudur. Mesele bu çareleri iyi niyetle uygulayıp uygulamamakta düğümleniyor.

Meselâ, ‘sosyal medya’ bir vasıtadır. İyi yönde de kullanılabilir, kötü yönde de. Bu vasıtayı hakaret, karalama, kandırma ve yanıltmak için kullananlar hukuk içinde engellenebilir. Tabiî ki istenirse. Bunu yapmayıp başka pek çok meselede olduğu gibi ‘yaş ile kuru’ birlikte yasaklanmak istenirse arzu edilen neticeye ulaşılamaz ve bu adımlar ters teper.

Nasıl ki eğitim sistemindeki sıkıntıları sona erdirmek için işe öğretmen yetiştirmekle başlamak icap ederse, sosyal medya ya da başka meseleler için çare ararken; işe Türkiye’yi âdil bir ülke yapmakla başlamak icap eder. Açıklık, şeffaflık, liyakat ve adaletin olmadığı yerde başka sistemlerin iyi işlemesi mümkün değil. Her adımda ve her meselede ‘hak, hukuk ve adalet’ hatırlatması bu bakımdan önemlidir. Ekonomiyi düzeltmek için de, sosyal meydanın gerçek anlamda bir ‘meydan’ olması için de, başka pek çok meselelere çare bulmak için de yol bellidir: Türkiye hak ettiği âdil bir idareye kavuşmalıdır. Bu temel meseleye gerekli hassasiyet gösterilmediği için her gün başka bir dertle meşgul oluyoruz. 

Bir gece ansızın alınan bir kararla bir üniversite kapatıldı. Yapılan değerlendirmeler bu kararın siyasî olduğu yönünde.  Muhtemelen benzer sıkıntıları olan üniversiteler de vardır. Ya da çok daha zor durumda olan ve devlet eliyle imkân sağlanarak bir bakıma ‘kurtarılan’ şirketler yok mu? O halde bu kararın adaletle alındığını söylemek mümkün olur mu? Hepimiz bilmeliyiz ki hak, hukuk ve adaletin hükmetmediği bir yerde keyfi işlerin olması tabiî bir neticedir. 

Esasında partiler gibi üniversiteleri de bir bakıma millet açar ve millet kapatır. Hele hele bunlar ‘özel’ üniversiteler ise başka şekilde düşünmek mümkün değil. Bir üniversite iyi eğitim veremezse, mezun olan öğrenciler iş bulamazsa o özel üniversitenin ayakta kalması mümkün olur mu? Dolayısıyla siyasî kararlarla üniversite kapatmak Türkiye’ye bir fayda sağlamaz ve sağlamamıştır.

Şehir Üniversitesi’nin kapatılması sonrası yapılan değerlendirmelerde, üniversiteye sahip çıkması beklenen bazı ‘mütedeyyin’ insanların sessiz kalması haklı olarak eleştiriliyor. Esasında bu üniversitesin kapatılma kararı da bir neticedir. Daha önceleri yapılan onlarca ve belki de yüzlerce ‘hukuk dışı karar’a itiraz edilmeği için iş bu noktalara geldi. Keşke çok önceleri yapılan ‘hal ve gidişin doğru değil’ ikazları dikkate alınsaydı.

Her zaman ve zeminde yanlışlara itiraz edilmeli ve idareciler ‘âdil olma’ya çağrılmalıdır. Kimse ‘Bana dokunmayan yanlışlar sürüp gitsin’ diyemez ve dememeli. Türkiye 2020 yılında üniversite kapatmakla övünebilir mi? Övünce ‘hür dünya’dan destek ve takdir görür mü? “Bize ne ‘hür dünya’dan! Biz istediğimizi yaparız!” tavrı nihayetinde ülkemize ve insanımıza zarar verir. Böyle keyfi uygulamaların olduğu yerde ‘beyin göçü’ yaşanmaz mı? Hani ‘tersine beyin göçü’ olacak ve dünyadaki başarılı ilim adamları ülkemize gelecekti? Bazılarının hayalleri neydi, ne ile karşılaştılar?

Hamaseti bırakarak hak, hukuk ve adalet yolunda ilerlemekten başka çare yoktur vesselâm.

Okunma Sayısı: 1532
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı