"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Antikanserojen beslenmenin kolay yolu

Feyzullah ERGÜN
18 Ocak 2026, Pazar
Günümüzde yaş ve cins farkı gözetmeden insan sağlığını hücrelerden başlayan bir depremle enkaz haline çeviren kanser saldırısı karşısında, ilmî araştırmalar aralıksız sürdürülmektedir.

En kolay, tesirli ve ekonomik yol arayışlarında, beslenmenin etkisi öne çıkmaktadır. Organizmanın metabolik fonksiyonlarının güçlendirilmesiyle, koruyucu bir direnç kazanılabilir. Bu metodun dikkat ve sabırla uygulanması sonucunda, bazı kanser vakalarında iyileşme görülebilmektedir. 

Sağlıklı bir metabolizma hedefine yönelen ketojenik diyet, Dr. Mark Hyman ile Dr. Thomas Seyfried’in birlikte verdikleri bilgilerden anlıyoruz ki: “Kalori kısıtlamasıyla, anormal büyüklükteki damarları ve tümörleri küçültüyordu. Kaloriler azaldıkça, birçok hücre ölüyordu ve aralarında tümör hücreleri de vardı. Bunu sağlayabilmek için, 5 maddede ketojenik diyete başvurduk. 1) Karbonhidratı düşür, glikozu (şeker) baskıla. Tümörlerin ana yakıtı glikoz olduğu için, karbonhidrat kısıtlaması ilk adım. 2) Yağı arttır, ketona geç. Zeytinyağı, avokado, yumurta, kuru yemiş ve yağlı balık gibi sağlıklı yağlar, ketozisi başlatıyor. 3) Proteini dengede tut. Aşırı protein glikoza dönüşebilir: bu yüzden “Yeterli, ama fazla olmayan” prensibi önemli. 4) Glikoz-keton indeksini düşük tut. Bu oran tümör hücreleri üzerinde güçlü metabolik baskı oluşturur. 5) İşlenmiş gıdalardan uzak dur. Rafine şeker ve paketli gıdaları çıkar, düşük karbonhidratlı yeşil sebzeleri diyete ekle. Ketojenik olarak bilinen yüksek yağ içerikli diyet iştahı kapatıyor. İştah azalınca, otomatik olarak daha az kalori almaya başlıyorsunuz. Akdeniz diyetine yakın bir ketojenik diyet benimsemek mümkün. Gereken diyeti kendiniz veya hekiminizle birlikte belirleyebilirsiniz. 

Kanseri nasıl önleriz?  Mitokondriyi (hücre içindeki enerji santralleri) sağlıklı tutarak. Peki mitokondriyi nasıl sağlıklı tutacağız? Karbonhidrat içeriği yüksek ve işlenmiş gıdalardan uzak durarak ve egzersiz yaparak. Hayat tarzı çok önemli. Fast-food, abur-cubur ve sağlıksız gıdalar her yeri sardığı için, bunu uygulamak kolay olmayacaktır. Ama ihtiyacınız olan şey bu. Kanser hastalarının kilo vermesinden korkulduğu için ne olursa olsun yemeleri söyleniyor. Ama bu anlamlı değil. Hatta çok zararlı. Kanseri yeniden besliyor. Kanserin temelinde çok fazla şeker tüketmenin yattığını biliyoruz. Kanser hastasına sırf kilosunu korumak adına, ne isterse yiyebileceğini söylemek çılgınlık. Eskimolar hakkında bir çalışma vardı. Çoğunlukla ketojenik diyetle beslendikleri ve kansere çok az yakalandıkları biliniyor. Hep taze besin tüketiyorlar. Kansere yakalanmıyorlar. Bunu gören batılı uzmanlar, Eskimo halkı üzerinde çalışmalar yaptı. Gerçekten de kansere ender rastlandığı görüldü. Ancak batı diyetini ve hayat tarzını benimsemeye başladıklarında kanser, Tip-2 diyabet, demans gibi birçok hastalığa yakalandıkları tespit edildi. Afrikalı kabileler üzerinde yapılan kapsamlı çalışma da aynı sonucu verdi.” (1) 

Organizmayı çöp niteliğindeki bol katkı maddeli ultra-işlenmiş ve besin değeri bulunmayan yıkıcı maddelerden, araştırmacı dikkatiyle uzak durarak, sindirim fizyolojisini rahatlatan ve metabolizmayı dengeleyerek güçlendiren besinleri arayarak bulmamız, bir kısmını da zahmetine katlanarak kendi mutfağımızda hazırlamamız, organizmamıza sağlayacağımız güçlü bir destek olacaktır. Antikanserojen korunmada yağlı beslenmedeki en sağlıklı desteği kaliteli zeytinyağından sağlayabiliriz. Unutulmamalıdır ki, 200’e yakın hayatî kimyasal bileşen ihtiva eden zeytinyağının içerisinde, Şâfî-i Hakikî (cc) kudret eliyle şifa hazinelerinden, insanlara özel olarak dozajı ayarlanmış bir ilâcı hediye ederek, değerini Kur’ân şifahanesinde ilan etmiştir. Fıtrî bir antienflamatuvar, antikanserojen ve birçok kronik hastalığın korunma ve tedavisindeki değeri, ilmî olarak kesinlik kazanmıştır. 

Sağlıcakla kalın.

Dipnot:

1) 21-27 Kasım 2025 Oksijen 

Okunma Sayısı: 181
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı