"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mehdi el Yemenî’den hikmetler (2)

Feyzullah ERGÜN
21 Nisan 2021, Çarşamba
Sağlıklı bir gıda olan yoğurttan elde edilen ve harika bir ilâç-gıda olan tereyağı, vücudun organ ve sistemlerine fıtrî destek sağlar.

Tereyağı, bal ve inek yoğurduyla karıştırılarak yenirse, beyin fonksiyonlarını ve gözün görme kabiliyetini güçlendirir. İç organların faaliyetini düzenlediği gibi, davranışları da güzelleştirir. Cilt hastalıkları ve mantar enfeksiyonlarına da fayda sağlar. Yoğurttan elde edilen yağların en faydalısı olan SADEYAĞ, tereyağının kısık ateşte eritilerek, içindeki su ve ayranın alınmasıyla elde edilir. Yağların en faydalısı olan sadeyağ, mideye giren gıdaların en uygun ve faydalısı olduğu gibi, en etkili devalardan birisidir.

Beslenmede tüketilen et çeşitlerine gelince, vücuda en uygun ve faydalısı, 1-2 yaşındaki erkek koyun etidir. Et suyuna, biraz sadeyağ karıştırılıp içilirse, bütün eklem, damar, sinir ve iç organları yumuşatarak, güçlendirir. Sağlıklı kasların gelişmesine vesile olur. Vallah û a’lem. Keçi eti vücuda kuvvet sağlayarak, kasların güçlenmesine de destek sağlar. Keçi etinin yazın yenmesi daha uygundur. Sığır (dana, inek, öküz) etleri, sindirimi güç ve kalitesiz olduğundan, iç salgı bezlerinin faaliyetini zorlaştırır. Sindirimini kolaylaştırmak için, bol sarımsak ve baharat ile uygun hale getirilebilir.

Sağlığın korunması ve hastalıkların tedavisinde faydalanabileceğimiz bazı gıda maddelerini kısaca tanıtacak olursak, önemli bir besin kaynağı olan yumurtanın en faydalı kısmı, sarısıdır. Yumurta sarısı, sadeyağında pişirildikten sonra, ılık halde iken bal ile karıştırılarak yenirse, BEYİN CEVHERİNE (dokusuna) ve fonksiyonlarına güçlü destek sağlar. Çok faydalı ve mu’cize bir gıda olan FÂLÛZEC (bal helvası) yapılışını, bazı özellikleri ve sırlarının bilinmesi de faydalı olacaktır. Kûtûb-i Sitte’de İbn-Abbas’ın (ra) anlattığına göre: “Fâlûzeci ilk işitmem şöyle oldu: Cebrâil (as), Resûlullah’a (asm) gelip: ‘Ümmetine yeryüzü açılacak. O zaman onlara dünyalık bol bol akacak. Öylesine akacak ki Fâlûzec bile yiyecekler’ dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: “Fâlûzec nedir?” diye sormuş, Cebrâil Aleyhisselâm: “yağ ve balı karıştırıp yapılan helva” diye açıklamıştır. Resulullah (asm) bu haber karşısında hıçkıra hıçkıra ağlamıştır.” 

Taberânî’de yer alan Abdullah bin Selâm’a (ra) dayandırılan rivayette ise, Peygamber (asm) yağ, bal ve halis unla yüklü deveyle gelen Osman bin Affan’ı (ra) karşılamış ve çömlek içinde un, yağ ve balı karıştırıp pişirmiş, oradakiler tarafından yenilmiş, Peygamber de (asm) yemiş ve bu tatlının İranlıların Habiz dedikleri tatlı olduğunu söylemiştir.” 

Hazırlanması için gerekli malzemeler: 5 yemek kaşığı tereyağı, 6 yemek kaşığı tam buğday unu, 1.5 çay bardağı bal. 

Yapılışı: Yağ eritilir. Un eklenir, kokusu değişene dek kavrulur. Bal hafifçe sulandırılarak, kavrulmuş una eklenir. Ocak iyice kısılır ve bal çektirilir.” 1 

Faydaları: BEYİN DOKUSU ve düşünce merkezini güçlendirir. Gözün görme fonksiyonunu kuvvetlendirir. Huy ve davranışı güzelleştirir. Vücudun bütün organlarına destek sağlar. Özellikle yemekten sonra yenmelidir. Yaşlı- genç herkese faydalı ve çok güzel bir tatlıdır.

İlâç etkili meyvelerden yaş ve kuru ÜZÜM, kas ve sinir sistemlerini güçlendirir. Mide- bağırsak sancılarında, rahatlatıcı fayda sağlar ve mide fonksiyonlarını düzenler. Gözün görme kabiliyetini güçlendirir. Ağız kokusunu güzelleştirerek, ferahlatır. HURMA da, sağladığı enerji ile vücudun bütün organlarının güçlü ve sağlıklı olmalarına vesile olur. Mide fonksiyonlarını güçlendirir. Hurma yerken, sindirimini ve yan etkilerini dengelemek için, Hadis-i Şerif’in tarifi ile salatalıkla birlikte yenmesi daha faydalı olacaktır. 

MUZ, yazın yendiğinde, vücut fonksiyonlarını düzenler. Göğüs hastalıklarında akciğerleri arındıran, güzel ve faydalı bir gıdadır. Yazın yemekten önce yenmeli, yemekten sonra yenmemelidir. Kışın ise, sindirimi zor olduğundan, kolaylıkla sindirilebilmesi için, bal ile yenmesi uygundur. TATLI NAR, göğsü ve ses tellerini yumuşatır. Sağlıkta ve hastalık hallerinde, herkese uygun bir gıdadır. Ağız içini temizleyerek, kokusunu güzelleştirir. 

EKŞİ NAR ise, mide fonksiyonlarını güçlendirir. Yemeğe karşı iştahın açılmasını sağlar. İshal vak’alarında, etkili bir devadır. 

AYVA, bağırsak faaliyetini yavaşlatır. Solunum fonksiyonlarına ve kalbin çalışmasına destek sağlar. Kalp hastalıklarına faydalı olup, stres kaynaklı sıkıntıları ferahlatır. Çeşitli meyveler yedikten hemen sonra, su içilmesi doğru olmadığı gibi, birçok hastalığa sebep olur.

BAL, seyyid ül edviya’ (ilâçların efendisi)dir. İki şifa kaynağının biri KUR’ÂN, birisinin de BAL olduğu beyan edilmiştir. Tabib-i ervah vel ebdan olan Peygamber Efendimiz’in (asm) yol göstermesiyle “Şifa kaynağı olan iki şeye önem verin. 

SENÂ ve SENÛT (çörek otu-bal). Ölüm hariç, bütün hastalıklara karşı şifalı ilâçlardır.” Akciğerlerden balgam salgılanmasını kesen bal, vücutta biriken zararlı atıkları arındırarak, zararlarına engel olur. Vücuttaki yaraların iyileşmesini hızlandırır. Organizmanın derinliklerindeki damarlara kadar nüfûz ederek, hastalıklardan arındıran, deva etkisi yapar. “Ölen kişinin cesedinde, baldan bir eser bulunursa, ona ateş dokunmaz.” Hadis-i Şerif ile övülmesi, bala şeref olarak yeter. Vallahu A’lem.

Çocuklardaki zor ve geç konuşma durumlarında, nar suyuna bal ve tuz karıştırılarak elde edilen deva, çocuğun dil altına sürülürse, çocuğun anlaşılır halde konuşmaya başlaması sağlıklı şekilde gelişerek, hızlanmasına vesile olur. Hekim Hipokrat, bal ve sarımsağın karıştırılması ile elde edilen devanın, aç karnına yenmesi ile, vücutta biriken zehirli atıkların arındırılmasına ve balgamın atılmasına vesile olacağını belirtmiştir. Ayrıca mide faaliyetlerini düzenleyerek, basur (HEMOROİD) sıkıntılarını tedavi eder. Sarımsak-bal birlikte, bir yemek kaşığı miktarında yenirse, o gün içinde hiçbir zararlı madde, bi-iznillah vücuda zarar veremeyecektir.

SAĞLICAKLA KALIN.

Dipnot:

1) Ülkü Mensure SOLAK, Resûlullah’ın (asm) Sofrası, s.172, Nesil Yayınları 2015.

Okunma Sayısı: 989
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı