"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir çok kişi Risale-i Nur’la tanıştı

16 Mart 2020, Pazartesi
ANKARA’DAKİ KİTAP FUARININ BİR GÜZEL YÖNÜ DE ŞU Kİ, RİSALE-İ NUR’LARI OKUMAYA BAŞLAYACAK OLAN BİRÇOK KİŞİ İLE TANIŞMAMIZA VESİLE OLDU. İLK DEFA RİSALE-İ NUR OKUMAYA BAŞLAYACAĞINI DİLE GETİRENLER “HANGİ KİTAPTAN BAŞLAYALIM?” DİYE BİZE SORULAR YÖNELTTİ.

HABER: OSMAN YİĞİT

Fuarların mana ve mahiyeti, firmaların ürünlerini tanıtmasıdır. Yeni Asya da bu manaya matuf olarak, Kur’ân’ın elmas ve mücevherlerini tanıtmak için altınla yaldızlanmış eserleriyle bir fuarda daha yerini almıştı.

Bu sene Ankara’daki standımız üç taraflı idi. Bir bölümüne Kur’ân, Hadis, Cevşen-tesbihat ve ilmihal vs İslâmî kitaplarımız; diğer tarafa çocuk kitapları, tarih, siyaset, gençlik, aile konulu kültür kitaplarımız; ortada da Risale-i Nurlar vardı. Ve tabi arkamızda da Nur Talebelerinin şahs-ı manevisini temsilen Hz. Bediüzzaman ve muhkem bir kal’anın muhteşem surları gibi arzı endam eden Risale-i Nurlar’ın heyet-i mecmuası vardı.

Bir önceki fuardaki yerimiz tam ada şeklindeydi bu sene yarımada olduğumuzu gördük. Maddî imkânlar böyle gerektirdiği için. Diğer yarımızı da, Nur kardeşlerimizden Hayrat Vakfı’nın doldurduğunu görünce sevindik. Omuz omuza sırt sırta hizmet ettik fuar süresince. Zaman zaman gidip sohbet ettik. Bizde olmayan bir kitabı sorduklarında oraya yönlendirdik. Gelen ikramları başta onlarla ve diğer komşularımızda paylaştık. İttihad-ı Nur için bize taalluk eden vazifeyi deruhte etmeye çalıştık.

Bir başka göz önünde bulundurulması gereken husus da; standımıza şevk alıp şevk vermeye gelen ziyaretçi ağabey ve kardeşlerimizle ilgili.

Fuara gelenlerin hafızalarında; bir kitap, bir de “insanı ve kâinatı okumak” sloganıyla fuarda yer alan Yeni Asya standındaki Risale-i Nur ve Bediüzzaman tablosu hatıra olarak kalmakta. Binlerce insan bu manzarayı görüp dostlar şevk ve heyecana geliyor, muarızlar ise medeniyet çarşısında böyle bir manzara ile karşılaşıp hayretli bakışlarla önümüzden geçiyorlar.

Anlam veremediğimiz haller de oldu. Kitaplara hayran hayran bakıp, almaktan çekinen, alsa da açıktan taşıyamayan insanlara hayret ettik. Bu son hadiseler bize Mehmet Kutlular Ağabeyin “İnsan ürkmesi başkadır…” diye zaman zaman bahsettiği sözlerini derhatır ettirdi. 

Bu yıl 14.’sü düzenlenen ve 300’ü aşkın yayınevinin katıldığı Ankara Kitap Fuarında yazarlarımız kitaplarını imzaladı ve okuyucularıyla sohbet etti. Bu arada çok sayıda eski dostlarımız da standımızı ziyaret ettiler ve yayınlarımız hakkında bilgi aldılar. 

Hiç unutamadığımız bir manzara Ankara’da yapılan her iki fuarda da cereyan etti. Birinde mesture, diğerinde olmayan iki hanımefendinin duygulandıran halleri. Geçen sene, standımızın başındaki ilk kitaptan sonundaki kitaba kadar, kitapları teker teker okşayıp severek, gözlerinden yaşlar akan bir hanımefendiyi gördük. Bu sene de yine Risale-i Nurlar’ı bir uçtan bir uca elleriyle severek, kitaplara dokunarak, bir uçtan bir uca tekrar gidip geldi. Çok sevdiği, çok özlediği halinden belliydi. Son birkaç yıldır insanlar öyle bir ürkütülmüş ki, bırakın okumayı bulundurmaktan içtinap eder hâle gelmişler. Mücessem cesaret gibi arz-ı endam eden bir yayınevinin tezgâhında, onların cesaretinden etkilenip alamazsa dahi dokunma cesareti gösterip, özlemini giderenleri gördük. Özlemle tokalaşan dostlar gibi dokundular birbirlerine.

Küçük bir dellâlımız vardı; Ahmet Şamil. Standın köşesinden sesi çıktığınca bağırıyordu Şamil: 

“- En iyi çocuk kitapları burada,

- Kitaplarımıza bakmadan geçmeyin,

- Çocuk kitaplarına bakalım,

- Güzel kitaplarımız var.”

Birkaç anekdot

Telefonla konuşan birisi: -Yeni Asya’nın önündeyim. Üzerinde sarıklı bir adamın resmi var. Burada bekliyorum.

- Orada sorun Yeni Asya’yı, hadi bekliyorum.

- ’Keşke ilk önce sizi görseydik. Hiç kitap alacak param kalmadı’ diyenleri de hediyelerle gönderdik.

İlk Cumartesi günü

Sabahları alelacele standa koşarken unuttuğumuz kahvaltıyı komşularımızın getirdiği çaylı ikramlarla yaptık. Okuldan çıkar çıkmaz kitap fuarına, nöbete koşan kardeşleri karşıdan gördüğümüzde o günün yorgunluğunu unutuyorduk.

Yayınlarımız arasında bulunan lâkin, şimdi baskısı kalmayan birçok eser ısrarla birçok kişi tarafından soruldu ve talep edildi. Başta İslâm tarihi, sahabelerin hayatları, peygamberler tarihi, hadis kitapları, Hadislerle Görgü Kuralları, ahlâk kitapları, çocuklar için ibadet kitapları (her seviye; anaokulu, ilkokul, ortaokul), İman Serisi’nin devamı (İslâm Serisi) bilimsel kitaplar (40 yıl evvel yayınladığımız bilim teknik tarzı) mealli Kur’ân, meal (her boyutta) Büyük Cevşen, Risale-i Nur izahlı Kur’ân ve Cevşen meali, ekonomik fiyatlı Risale-i Nur Külliyatı, iktisat ve ekonomi ile ilgili çalışmalar…

Misafirlerimiz vardı; Cezayir Büyükelçisi, Emniyet eski Genel Müdürü Hanefi Avcı (mescidde başlayan sohbetimize standımızda devam ettik), Muhammed Bozdağ ve birçok eski dostlarımız standımızı ziyaret ettiler. Yeni Asya’nın basının yüz akı oluşu, herkes için hukukun müdafiiliğini tebrik için uğrayan birçok ziyaretçimiz de oldu.

Misafirliğe gittiklerimiz vardı. Fuara misafir ülke olarak katılan Fransa’dan gelen yazarları ziyaret ettik. J. C. Grange ve diğer yazarları ziyaret edip Fransızca Risale-i Nurlar hediye ettik.

Dünyaca ünlü yazarlar, kendileriyle tanışmaya gelen yüzlerce insanın arasında, yüzlerce yıl beklenilen bir yazarla tanışıyorlar. Komşularımıza son gün veda ziyaretleri yapıp, nurlu hediyelerimizi takdim ettik. Fuar mekânları içinde en güzel mescit; Ankara ATO Congresium Mescidi açık ara fark ile birinci.

Yeni tanzim Külliyatımız çok beğenilmekle beraber bunun yanında lügat ihtiyacı olmayanların da talepleri var. Bir de ekonomik fiyatlı. Talepte bulunanlara, programınıza aldığımız müjdesini verdik. İnşallah, bir sonraki fuarda her kesime hitap eden Külliyat çeşitlerimiz ile fuarlarda yerimizi alacağız. Osmanlıca eserlerin de yanı başımızda olması, birbirimizi tamamlamaya güzel bir tevafuk.

Fuarın en güzel ciheti şu ki, Risale-i Nur’a başlayacak olan birçok kişi ile tanışmamız oldu. Bir çok kişi ilk defa Risale-i Nur okumaya başlayacağını dile getirdi. Bize ‘Hangisinden başlayayım?’ diye sordular. Biz de kitaplar hakkında gerekli izahatı yapıp kararı onlara bıraktık. En çok talep gören kitaplar; İman ve Küfür Muvazeneleri, Asa-yı Musa, Gençlik Rehberi, Sözler, Şuâlar v.d.

Bir insanın dünyasını değiştirmek için, ahirzamanın inkâr, şüphe ve günah dalgalarından kurtarıp sahil-i selâmete ulaştırmak, karanlık dalâlet vadilerinden Kur’ân güneşinin aydınlığına çıkarmaya vesile olmak, imanın manevî Cennetine sahip olabilmesi için bunca masraf az bile kalır. Tahribata yönelik telifata karşı büyük bir fuarda tamirci Risale-i Nur Standı’nın olması her şartta gerekiyor. Neşriyat merkezinin organizesine, hem umum şahs-ı manevînin kavlî duâsı, hem mahallî heyetimizin fiilî duâsıyla fuarlarda Risale-i Nur’u temsil etmemiz gerekiyor.

Teşekkür ediyoruz: Standımızın etrafını nuranî bir halka şeklinde çevreleyen, standın içindeki kardeşleriyle tatlı sohbetler yapan, dikkatli kulaklara Risale-i Nur’un ehemmiyeti hakkında birkaç kelâm duyurmaya vesile olan, istifadeli sohbet ehli ağabeylerimize.

Tebrik ediyoruz: ‘Biz standda hizmet edemeyiz, lâkin hizmet edenlere hizmet ederiz’ diye elleri boş gelmeyen, gelirken el emeği ve göz nuru teberrüklerle gelen, çay demleyen, abla ve abilerimizi tebrik ediyoruz.

Takdir ediyoruz: Samsun’dan Ankara’ya neşriyatımıza destek olmak, şevk alıp şevk vermek için kendi gayretleriyle gelen üniversiteli kardeşlerimizi.

Alkışlıyoruz: Fuarın son iki günü 4000 gazeteyi aşk, şevk ve heyecanla, tıpkı Zübeyir Ağabeyin Galata Köprüsü’nde İttihad Gazetesi dağıttığı misüllû, Yeni Asya gazetesini dağıtan kahraman ağabeylerimizi.

Ehl-i iman cephesine manevî tahkimat taşır gibi Külliyatı omuzlayıp, kalabalıkta iftiharla taşıyan 80’lik delikanlıları takdir ve tebriklerle alkışlıyoruz.

(Bu vesileyle şunu da izah edelim: Samsun’daki Karadeniz Kitap Fuarı’nda fedakârane hizmet eden üniversiteli kardeşlerden her birisi bir köşesinde vazife almıştı. Birisi İslâmî kitaplar bölümüne, diğeri kültür kitapları bölümüne, bir diğeri de Risale-i Nurlar’ın olduğu bölüm ile meşgul oluyordu. Herkes belirli bir alanla meşgul olduğu için, kitapların muhtevasını vâkıf olup, fiyatlarına ve iskontolarına meleke kesbetmişti. Talebe göre cevap veriyorlardı. Vazifeli kadrosu devamlı değişince; kitapların yerlerini, fiyatlarını, indirimlerini, o kesime hitap etme tarzını da devamlı yenilemek ve alışmak gerekiyordu. Vukufiyet, performansı arttırıp, alan hâkimiyeti sağladığı için şevke medar oluyor. Bu gibi durumlar göz önünde bulundurulup, ‘sabit fuar ekibi’ teşekkül ettirilmeli.)

Okunma Sayısı: 2738
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı