"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cumhurbaşkanı muhalefete karşı

17 Mart 2019, Pazar 00:03
YENİ HÜKÜMET SİSTEMİYLE GİRİLEN İLK YEREL SEÇİMLER DEMOKRATİK EŞİTLİK İLKESİNİ TARTIŞMAYA AÇTI. “PARTİLİ” CUMHURBAŞKANI MUHALEFETİ TERÖR VE HIYANETLE SUÇLARKEN, MUHALEFET “CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET” KISKACINDA.

Ana muhalefet partisi CHP’nin lideri hakkında dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke düzenlendi. İkinci büyük muhalefet partisi HDP’nin eski eş genel başkanları iki yılı aşkın süredir hapiste. İktidarın milliyetçi-muhafazakar cephedeki en ciddi rakibi İYİ Parti’nin genel başkanı, yine Cumhurbaşkanı tarafından hapse atılmakla tehdit edildi. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin 24 Haziran seçimleri sonrasında tamamen yürürlüğe girmesinin ardından yapılacak ilk seçimlere bu tablo hakim. Yeni sistemin en tartışmalı konusu, tarafsızlık yemini ederek göreve gelen “partili” Cumhurbaşkanı’nın seçim meydanlarındaki konumuydu. 

‘Anayasaya aykırı’

CHP’nin hukukçu milletvekillerinden Mahmut Tanal, iktidar ve muhalefetin eşit şartlarda seçim kampanyası yürütememesinin gerek Ceza Kanunu gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Bir insanın iki şapkası olmaz. Meral Akşener de Kemal Kılıçdaroğlu da Recep Tayyip Erdoğan da parti genel başkanlarıdır. Genel Başkan sıfatıyla Kılıçdaroğlu ve Akşener’i ağır eleştireceksiniz, aynı sertlikle yanıt hakkı kullanıldığı zaman hemen yaftalama yapacaksınız, ‘Cumhurbaşkanına hakaret ediyorsunuz’ diyeceksiniz. Bu hem AİHS’nin 14’üncü maddesindeki ayrımcılık yasağına hem 82 Anayasasının 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkelerine hem de TCK’nın suçta ve cezadaki eşitlik ilkesine aykırı.”

‘Cumhurbaşkanına hakaret’ dâvâlarında patlama

Daha önceki cumhurbaşkanları döneminde çok ender işletilen “Cumhurbaşkanına hakaret” davalarında son yıllarda patlama yaşanıyor. DW’nin haberine göre, Cumhurbaşkanı’na karşı suç duyurusunda bulunulması ise Cumhurbaşkanının cezai sorumsuzluğu nedeniyle mümkün değil. Cumhurbaşkanı’na soruşturma açılabilmesi, sadece meclis çatısı altında zorlu süreçlerin aşılabilmesiyle mümkün. Muhalefet partileri, hükümet üyelerine yönelik suç duyurularında ise ya sonuç çıkmadığı ya da takipsizlik kararı verildiği şikayetinde bulunuyor.

‘Karşımızda orantısız güç var’

CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu karşılarında orantısız bir güç olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Yargı doğrudan doğruya yürütme organının bir parçası, bir kurumu haline geldiği için maalesef muhalefet partileri ve milletvekilleri olarak ifade özgürlüğü gibi bir güvencemiz yok. Her türlü ithamla, algı operasyonuyla karşı karşıyayız. Bunları aktaracak medya olanaklarından yoksunuz. Orantısız bir güçleri var. Türkiye’de görsel ve yazılı basının, medyanın yüzde 95’ini kontrol ediyorlar şu anda. Bir vesileyle yabancı basına da akreditasyon uygulayarak, çalışma sürelerini uzatmayarak onları da baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Bu koşullarda ‘adil ve dürüst’ seçim yapıyoruz.”

 

Etiketler: tanal, tanrıkulu
Okunma Sayısı: 1422
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı