"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

15 Temmuz’un hukukî muhasebesi-1

Ahmet BATTAL
28 Temmuz 2026, Salı
15 Temmuz’un onuncu yılında konunun siyasî, sosyal ve kültürel yönleri ile ilgili olarak Yeni Asya’da geniş bir muhasebe başyazısı yayınlandı. Bu yeterlidir.

Biz bu seri yazımızla işin hukukî-cezaî boyutuyla ve bundan sonra yapılabileceklerle ilgili bazı hukukî ve teknik değerlendirmeler yapacağız. 

Bu vesileyle bazı dostlarımızın sorusuna da cevap vermiş olalım: Bu konuyu eskisi kadar sık yazmamamızın sebebi net. Bu yargılamalar açısından artık her şey meydanda.

Önce hatırlatma: 

On yıldır yazdığımız üzere, 15 Temmuz sonrasına ait iki dava türü birbirinden farklı: (1) Darbeye teşebbüs suçunu işleyenlerin davaları ve (2) Terör örgütü üyeliği isnadıyla açılan davalar. 

Sırasıyla bakalım:

***

Önce darbe davalarıyla ilgili rakamsal bilgiler verelim. Başkaları başka bazı rakamlardan da söz ediyor ama Adalet Bakanı Akın Gürlek’in geçen günkü açıklamasına göre durum şöyle:

Bakan Gürlek’in açıklamasına göre bu davalarda 1.634 kişiye ağırlaştırılmış müebbet, 1.366 kişiye müebbet hapis, 1.891 kişiye de süreli hapis cezası verildi. Toplamda 4 bin 891 kişi hakkında mahkûmiyet verildi. 

Bu tabloyu değerlendirelim. 

Darbeye teşebbüs davalarında kitlesel denilebilecek ihlalleri AİHM de AYM de tesbit etti. Zira olağanüstü denilebilecek ölçüde çok sayıda kişi “bile isteye darbeye kalkıştığı” iddiasıyla yargılandı ve çoğu mahkûm edildi. Hâlbuki bu bakış baştan yanlıştı.

Gerçekten, darbeci cunta, işin tabiatı gereği tedbirli çalışır ve az kişiyle iş görür. Dolayısıyla binlerce ve hatta yüzlerce kişinin ve hele askerî öğrenciler vs.nin bu darbe teşebbüsünü önceden bildiğini ve bu bilinçle bu eyleme dahil olduğunu düşünmek mantıklı değildir ve olamaz. 

Bu sebeple, askerî öğrencilerin, alt rütbelilerin ve erlerin; bu darbeden önceden haberdar olduğu hususu ve yapılanın darbe olduğunu bile bile işin içine girdikleri hususu net delillerle ispat edilemediği sürece darbecilikten cezalandırılmaları yanlıştı, yanlıştır. Bu sebeple bu davaların büyük çoğunluğu zaman içinde beraate dönecektir. Ama bu arada atı alan sayfiyedeki Üsküdar’ı da adaletin Kadıköyü’nü de geçecektir. 

Böyle bir yargılama usulünün seçilmiş olmasının sebebi de elbette açıktır: İşi büyütmek ve korkuyu yaygınlaştırmak.

İkinci dava grubunu (örgüt üyeliği davalarını) gelecek yazıda izah edelim.

Okunma Sayısı: 3399
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Burhan Kula

    30.07.2026 23:18:02

    Düne kadar AKP lilerin neredeyse tamamı cemaat ve cemaatle ilgili kurumlarla iltisak ve irtibat halindeydi, ama bedeli hiçbir suç işlememiş gariban anadolu halkı ödedi, KHK zulmü hala devam ediyor

  • Turgay Namdar

    29.07.2026 10:16:53

    İşin bir de kader boyutu var. Adalet-i İlahi var. “Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez.” “Gayrı meşru muhabbetin neticesi merhametsiz azap çekmektir“ “İnsanlar zulmeder, kader adalet eder” Kadere tarziye vermesi gerekenler malesef burnundan kıl aldırmıyor. Ha gayret mağrurane inat etmeye devam.. “musibet-i ammenin devamına ve idamesine, belki teşdîdine kader-i İlâhiyeye fetva verirler; “Biz buna müstehakız” derler.

  • Halim Selim

    28.07.2026 22:30:11

    Kimin hidayetle kimin apaçık bir sapıklıkla geldiğini Rabbimiz daha iyi bilir.

  • Zafer

    28.07.2026 13:02:03

    Sayın Yazar; yazınızın başında 15 Temmuz'la ilgili bir başyazı yayınlandığı ve bunun yeterli olduğunu ifade etmişsiniz. Fakat bu yazı iftiralarla dolu bir yazı. Hakkaniyetli değil. Gülen'in proje olduğundan bahsediyor. Üstad"a da proje demişlerdi. Ne projesi, kimin projesi.Olaylara sübjektif bakıyor, yargısız infaz yapıyor. Siz böyle bakıyorsunuz. Sizin yazılarınızı beğeniyorum. Neyse onu yazıyorsunuz. Sizden Allah razı olsun.

  • Munir

    28.07.2026 12:36:55

    Mızrak çuvala sığmaz. Ampul fırkası neyse paralel çete de o; zira ikisi de aynı menhus güruha hizmet için yani dördüncü devreyi uzatmak üzere dizayn edilmiş cereyanlar. Mesail tavazzuh etmiş. Habire paralel çeteyi tebrie ettirmeye matuf satır aralarına subliminal mesajlar sıkıştırma gayretkeşliğine lüzum yok.

  • Salih baş

    28.07.2026 12:00:45

    Aman hocam dikkat edin size de bir kulp takarlar sonra

  • Yusuf Hani

    28.07.2026 10:02:22

    2016 Haziran ayında yakında büyük bir şey olacak. Nakit para bulundurun. Bankada para bırakmayın diye konuşuyorlardı. Nasıl haberleri yokmuş? Zaten tabanın haberi olmadan tavan darbe yapabilir mi? Hiç kimsenin haberi olmasa gülenin haberi olması gerekiyor.

  • Enes

    28.07.2026 09:02:09

    Hocam gülenistleri tanımamışsınız. Hepsi bugün yarın darbe olacağını biliyordu. Askeri öğrencileri mi bilmeyecekti?

  • Necati

    28.07.2026 07:50:26

    Binlerce müebbet hapis cezası, o binlerce mahkumiyet, yuzbinlerce KHK mağduru ve milletin İslamiyetten uzaklaşması, dine hizmet eden cemaatlerin potansiyel tehlike görülmesi. Bu 15 Temmuz sonrasında 20 Temmuz olağan üstü hal kimlerin işine yaradı vatan ve din düşmanlarının. Bu fitne hareketinin arkasında olanlar da onlar. Maalesef siyasal İslâm zihniyeti de o zihniyele iş tutan dini gruplarda bu dinsiz komitelerin aleti oldular.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı