Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, son dönemdeki belediye, AHBAP, fon soruşturmalarına dikkat çekerek, nerede olursa olsun “haramzâdelerin” ifşa edilmesini istedi.
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay Yol-İş Sendikası’nın 13. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Atalay, konuşmasında, son günlerdeki belediye, AHBAP, fon soruşturmalarına dikkat çekerek, “Öyle bir noktaya geldik ki emekliyi konuşacak duruma gelmedik. Sayın bakanlarım bir an evvel bu haramzâdeler, bu yanlış iş yapanlar ve nerede olursa olsun belediyede olsun, bürokratlıkta olsun, sendikada olsun, bakanlıkta olsun bunları yerle bir etmeden, bunları kamuoyuna ifşa etmeden rahat edemeyiz. Bundan bunların ders almaları lazım. Küçük vilayetlerde bu anlatılanların bir tanesini yapsan, vilayeti, köyü, mahalleyi terk edersin ama bunlar duruyorlar. Senin hırsızın, benim hırsızım yok” dedi.
Yolsuzluğa karşı Meclis kol kola yürümeli
Bütün siyasî partilere seslenen Atalay, şöyle devam etti: “Ne kadar duyarlar bilmem. Bu yolsuzluklara, yanlışlara karşı Meclis’in, herkesin hep beraber kol kola yürümesi lazım. Senin hırsızın, benim hırsızım demeden üzerine bu meselenin gidilmesi lazım. Bunların hesap vermesi lazım. Şu anda biz emekliyi, taşeronu, vergiyi konuşmuyoruz. AHBAP’ı, belediyeyi, fonu konuşuyoruz. 120’ye yakın tutuklu var, yetmiyor.” Atalay, Tes-İş Sendikası’nın karşısındaki Yozgatlı berberin kendisine “başkanım kelepçe istiyorum” dediğini söyledi. “Aynen öyle. Kim ne yaptıysa bedelini sonuna kadar ödesin. İsterse oğlu olsun. Allah kimseyi evladıyla, ailesiyle terbiye etmesin” diyen Atalay, hiçbir şeyin saklanamayacağını, 20 yıl geçse de ortaya çıkacağını vurguladı. Atalay, “2 günlük ömür var. Parayla bu işi halledemezsin, makamla da halledemezsiniz. Allah nasip etmeden bir tane fazla nefes alamazsınız. Onun için doğrunun, haklının yanında yol yürümek durumundayız” dedi.
Haber Merkezi
***
Bu bakış açısı fon vurgunu kadar ürkütücü
Karar yazarı İbrahim Kiras, fon vurgununa yönelik toplumsal tepkiye dikkat çekerek, bazı kesimlerin milletin uğradığı zarardan çok olayın siyasî sonuçlarına odaklanmasını eleştirdi.

Kiras, “Son zamanların en şaşırtıcı ama aynı zamanda en ürkütücü hadisesi olan fon soygunu karşısında toplumun genelinde büyük bir tepki var. Yönetim zaafı, ihmaller, suistimaller, siyasî himaye ve kollamalar yüzünden milletin cebinden göz göre göre trilyonlar gitmiş. 86 milyon vatandaş doğrudan veya dolaylı şekilde zarar görmüş” dedi. Buna rağmen bazı kesimlerin yalnızca bir siyasî partinin zarar görüp görmeyeceğiyle ilgilendiğini belirten Kiras, “Yani milletin kaybından daha önemli soygunun siyasî sonuçları… Fon vurgunu kadar ürkütücü bir bakış açısı bu. Dolayısıyla böyle bir düşünceyi mümkün kılan sebepler üzerinde de düşünmemiz lazım” dedi.
***
Bu işlerin bir sahibi var mı?
Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu, fon vurgununun yalnızca finansal değil, aynı zamanda ahlâkî bir çöküşün göstergesi olduğunu belirterek diğer alanlardaki denetimsizlik riskine dikkat çekti.

Türkiye’nin uluslararası finans sistemine bağlı bir ekonomi olmasına rağmen büyük bir soygunla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karaalioğlu, “Fon vurgunu ne kadar anlatılsa, üzerinde ne kadar konuşulsa yine de eksik kalacak bir ahlâkî ve finansal rezalettir” dedi. “Fark edilmesi en kolay vurgun böyle kolay yapılabilmişse varın ötekileri hesap edin” diyen Karaalioğlu, denetim, şeffaflık ve hesap verebilirliğin bulunmadığı bir sistemde bütün alanların risk altında olduğunu vurguladı. Karaalioğlu, “Paragözler, vurguncular ve onların hamileri sadece bir alanda olamaz, sadece tek kanaldan çalışamaz. Bilmem, memleket fonla yatıp kalkarken akıl edip de başka alanları da kontrol eden birileri var mı? Hasılı, bu işlerin bir sahibi var mı?” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi