Uzmanlar, fon vurgununun resmî sistem ve denetim kurumlarının gözü önünde yaşandığını, geç müdahalenin mağduriyeti büyüt-
tüğünü ve şeffaf denetimin şart olduğunu vurguladı.
KARAR TV’de Taha Akyol ve Elif Çakır’ın sorularını cevaplayan Yeni Parti Ekonomi Koordinasyon Kurulu Üyesi Kerim Rota, fon vurgununu, denetim mekanizmalarının sorumluluğunu ve Türkiye piyasalarının uluslararası konumunu değerlendirdi.
“Her şey KAP’ta ve SPK’nın gözü önündeydi”
Yaklaşık 10 ay öncesinden tehlikeye dikkat çektiğini belirten Rota, vurgunun kayıt dışı ve merdiven altı bir yapıda değil, resmî sistem içinde gerçekleştiğini söyledi. Fon işlemlerinin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirildiğini, fon değerlerinin her gün açıklandığını ve içeriklerinin yatırımcılara aylık olarak sunulduğunu hatırlattı. Bazı hisselerin Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının piyasa değerinin 6-7 katına ulaştığını kaydeden Rota, bu gelişmelerin herkesin gözü önünde yaşandığını ifade etti. Denetim ve gözetim mekanizmalarının Ağustos-Eylül 2026 dönemine kadar attığı cılız adımların piyasa bozucuların iş yapış tarzını hiç değiştirmediğini ifade eden Rota, dünyada hiçbir saadet zinciri (Ponzi) yapısının kendi eceliyle ölmediğini, zamanında müdahale edilmediği için faturanın devasa boyutlara ulaştığını kaydetti.
“1 milyon liralık sınır hukukî sarmal doğurur”
Vurguncuların cezalandırılmasının tek başına yatırımcı mağduriyetini gidermeye yetmeyeceğine işaret edilen programda Kerim Rota, hükümetin sorunu adil biçimde çözmek yerine “1 milyon liralık üst sınır” ve ön ödeme formülleriyle mağdur insan sayısını kağıt üzerinde azaltıp siyasî etkiyi düşürmeye çalıştığını belirtti. Fonlarda bankalardaki gibi bir mevduat garantisi olmadığını, tasfiye halinde herkesin payı oranında alacaklı olduğunu hatırlatan Rota, kanunun geriye yürütülerek öncelikli alacaklılar oluşturulmasının mülkiyet hakkı tartışmalarını ve yüz binlerce yeni davadan oluşan devasa bir hukukî sarmalı beraberinde getireceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin “küme düşme” riski
MSCI’ın Türkiye hisse senedi piyasasına ilişkin endeks değişikliklerini geçici olarak dondurması, Türkiye’nin “Gelişmekte Olan Piyasalar” statüsünden “Öncü Piyasalar” statüsüne düşürülme riskini gündeme getirdi. Taha Akyol, Elif Çakır ve Kerim Rota, Türkiye sermaye piyasalarının uluslararası yatırımcı nezdinde güvenilirliğini yeniden kazanabilmesi için şeffaflığın, kurumsal bağımsızlığın ve siyasî etkilerden arındırılmış liyakatli bir denetim mekanizmasının şart olduğunun altını çizdi.