Gazeteci Taha Akyol, Türkiye’nin yüksek enflasyonunu değerlendirerek “İyi yönetilen hangi ülkede bu enflasyon var?” diye sordu.
Taha Akyol, dünkü yazısında Ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Aylık enflasyonun yüzde 1,84, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,51 olarak açıklandığını hatırlatan Akyol, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının enerji fiyatlarını yükselttiğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır” sözünü de hatırlatan Akyol, Türkiye’deki enflasyon oranının farklı hesaplamalarda daha yüksek çıktığını belirtti.
İyi yönetilen ülkede bu enflasyon olmaz
Akyol, TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,51 olarak açıkladığını, İSO’ya göre oranın yüzde 34,96, ENAG’a göre ise yüzde 49,03 olduğunu aktardı. “İyi yönetilen hangi ülkede bu enflasyon var?” diye soran Akyol, yüksek enflasyonun sebeplerinin çok daha derinlerde bulunduğunu ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik baskıların başladığı 2014 yılına kadar uzandığını savundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi döneminde enflasyonun yükseldiğini belirten Akyol, geçmiş on yıldaki sebepler görülmeden Türkiye ekonomisinin doğru kavranamayacağını ifade etti.
Dış kaynak ihtiyacı
Türkiye’nin yüzlerce yıldır dışarıdan kaynak almak zorunda kalan bir ülke olduğunu belirten Akyol, “İdeal çözüm, katma değeri yüksek ihracatı ve verimliliği artırmak, yatırım çekmek, makul seviyede ve düşük faizli borçlanmaktır. Yirmi beş yılda bu başarılabilirdi, başarılamadı. Enflasyonun asıl sebebi bu. ‘Faiz sebeptir, nass var’ diyerek uygulanan politika, aslında ucuz kredi dağıtımı popülizmiydi, dinî zarf içinde sunulmuştu. İşte, Trump da emirle faiz indirtmek istiyor, fakat Fed laf dinlemiyor.” dedi.
Ekonominin düzeltilmesi için siyasetin seçim hesaplarıyla değiştiremeyeceği sağlam kurumlara, hukuki güvenliğe, bağımsız yargıya ve istikrarlı, rasyonel politikalara ihtiyaç olduğunu ifade eden Akyol, ancak bunun gerçekleştirilemediğini ifade etti.
Tutmayan OVP’lerin sahibi yok!
Türkiye ekonomisinde gözler 6 Eylül’de açıklanacak yeni Orta Vadeli Program’a (OVP) çevrildi. Geçen yıl belirlenen enflasyon ve cari açık hedeflerinde büyük sapmalar yaşanırken, ekonomi yönetiminin yeni programda hedefleri güncellemesi bekleniyor. 2026 sonu enflasyon hedefi geçen yıl OVP’de yüzde 16 olarak belirlenirken, piyasa beklentisi yüzde 29,5 seviyesine çıktı. Cari açık hedefi ise 22,3 milyar dolardan 50,2 milyar dolarlık beklentiye yükseldi. Türkçe DW’nin haberine göre İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, hükümetin gerçekleşmeyen OVP hedefleri konusunda sorumluluk almadığını belirterek, hedeflerin hangi sebeplerle tutmadığına ilişkin bir özeleştiri yapılması gerektiğini söyledi. Konukman, aksi halde OVP’nin resmi bir hükümet belgesi olarak ciddiyetinin zedelendiğini ifade etti.
Deutsche Welle Türkçe