"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risaleleri basan ilk yayınevi: Yeni Asya

18 Şubat 2015, Çarşamba 14:00
1975’e kadar gizli basılan Risaleler, İlk kez o yıl Yeni Asya Yayınları damgasıyla basılmış ve eserlerin serbestçe neşri yolu bu şekilde açılmıştı.

RİSALELERİN BASIM VE NEŞİR HİZMETİ YILLAR BOYU GİZLİCE YAPILDI

Bediüzzaman’ın sağlığında başlayıp 1956’da tamamlanan “basım ve neşir” hizmeti, bilhassa 27 Mayıs darbesinin şiddetlendirdiği baskı ortamının sonucu olarak, gizlice yapılıyor; risaleler Sinan Matbaası-1959 gibi notlarla basılıyor; eserlerin basıldığı matbaalar ve saklandıkları depolar saklı tutuluyor; dağıtım ve okuyuculara ulaştırma hizmeti de yine tedbiren gizlice yürütülüyordu.

YENİ ASYA YAYINLARI YOLU AÇTI, SÖZLER YAYINEVİ İLE DEVAM EDİLDİ

Bu dönem, 1975’te Yeni Asya Yayınlarının Ramazan-İktisat-Şükür, Uhuvvet, Tabiat ve Hastalar Risaleleri ile Yirmi Üçüncü Söz ve Nur Âleminin Bir Anahtarı’nı kendi amblemini koyarak basması ile sona erdi. Yasak duvarını yıkan bu çıkışın ardından yapılan istişarelerle Sözler Yayınevi kuruldu ve risale neşriyatının bu yayınevi adı altında devam ettirilmesine karar verildi.

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 8518
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    19.2.2015 08:52:01

    BATAKLIK için uzmanlar şunu der.Eğer bir bataklığa saplandı iseniz debelenmeyin,sağlam ve sağlıklı düşünüp doğru hamle ile kurtulun.RİSALEİ NURların tekele alınmasına tevil getirenlerin hali ise battıkları bataklıkta debelendikçe battıklarının ve bunu yapanların akıl,iz'an,insaf ve vicdani hissiyatlardan ne kadar uzaklaştıkları görülüyor.Muhteremler debelenmeyin,kemalizme karşı esir olmayın,dünyevi makam,mevki ve menfaatler iiçin heba etmeyiniz.YENİ ASYA ya muhalefetle İTTİHAD-I İSLAM olmaz.OLSA OLSA BATAKLIKTA YOKOLMAK OLUR.

  • vefa umurca

    18.2.2015 22:05:08

    ağızlarınıza ve ellerinize sağlık, okudukça öğrendim bildiklerimin üstüne koydum. kıyısından köşesinden bir yerinden Yeni Asya'nın doğrularını doğru edinmeye çalıştım. bu mr ünlüler gibi şahısların değilde! hüseyin, garip, kamil, kemal, toygar, abdurrahman, özkan, ve tabiki kadir akbaş. Allah sizden ve tüm kardeşlerden razı olsun. her daim yanımızda olsun. amin.

  • HÜSEYİN İLHAN

    18.2.2015 19:15:45

    YENİ ASYA GAZETE ve YENİ ASYA OKUYUCUSU NUR TALEBELERİ ne dün,ne bugün asla hırsızın,haraminin,DİN İSTİSMARCISI,YAHUDİ ÖDÜLLÜ SİYASET BEZİRGANLAR ını fitnelerine,devleti 129 MİLYAR DOLAR DIŞ BORÇTAN ALIP,601 MİLYAR DOLAR DIŞ BORCA SOKUP,DEVLETİ SATA SATA TÜKETENLERİN,HIRSIZIN ÇALDIĞINI M,İLLETE ÖDETENLERİN,KÖMÜR DİYE TAŞ ALARAK DEVLET VE MİLLETİ SOYANLARIN,FİLİSTİN FİLİSTİN DİYEREK MASUMLARIN KANINI ARAMYANLARIN.MENFAATLERİ VARKEN VERE VERE SEMİZLETİP,YOLSUZLUK VE HIRSIZLIKLARI İFŞA EDİLİNCE 3 AY ÖNCE SÖYLEDİKLERİNİ YUTANLARIN meddahı olmamıştır.Risalei Nurları menfaat için tekele alıp,sahteleştirenlerin,kemalizme esir etme gayretindeki bedbahtlar olmamıştı vesselam.

  • garip talebe

    18.2.2015 18:30:48

    Yeniasya ben bildim bileli ayni cizgide bazilari Ustadin menfi siyaset dedigi siyasetini din zanneden adamlara desteginden vicdanen rahaysiz olacak ki buraya yazma ihtiyaci duymus.dunya menfaati tatli gelenler bu sayfalari kirletmesin herkes neyin ne oldugunu goruyor.kendimizi kandirmayalim buraya tas atip hangi arsayi kotaralim hangi yerlere adamlarimizi koyalim derdinde olanlar YENIASYA'ya diyecek hicbir seyi yoktur Hakki'da yoktur

  • kamil dağıstanlı

    18.2.2015 18:00:30

    İ.Hilmi Ünlü; Yazık ki ne yazık, senin avukatlığına yazık, senin hukukçuluğuna yazık. Herkes biliyor ki külliyat 27 mayıs ihtilalinden sonra 1975 yılına kadar hep eski tarihler verilerek çok ihtiyatlar altında basıldı ve dağıtımı yapıldı. 1975'te M.Emin Birinci'nin sorumluluğundaki Yeni Asya Yayınevi resmi bir şekilde ismini ve basım yılını kullanarak külliyatı küçük risaleler şeklinde bastı ve Yeni Asya büroları aracılığıyla dağıtımı yaptı. Bu şekilde basımın öncüleri üç mehmetlerdir. O zaman hayatta olan ağabeyler de buna onay vermişlerdir. Yeni Asya bu yaptığı baskıları basın polisine gönderdiğinde kabul edilmiş ve eskiden olduğu gibi toplatma cihetine gidilmemiştir. Bundan cesaret alınarak 1976'da Sözler Yayınevi kurulmuştur. Bunun kuruluşunu da yine üç mehmetler öncülük etmiştir. 1980 ihtilalinden sonra MİT üç mehmet'in arasına açınca olayların seyri değişmiştir. Ne 1990 öncesinde ve ne de sonrasında Yeni Asya çizgisi değişmemiştir. Değişenler ortadadır.

  • kemal

    18.2.2015 15:51:55

    Yeni asya hiçbir zaman üstadından aldığa derse binaen kimseye hiçbir kuruma minnet etmemiştir. Minnet edenler zaten yeni asyanın dışına kaçmıştır.

  • TOYGAR

    18.2.2015 15:46:23

    "Hayatta en çok sevdiğim babamdır. Şu duvarda onun bile resmi yok" diyemedikleri için kaybedenlerin hizmetini dahi alkışlayan YENİ ASYA'ya karşı bu garazkar bakışın sebebi ne olursa olsun, kimseye yakışmadığını aynada kendisine bakabilenler anlayacaktır. İnsaf ve vicdan dahi Allah'ın ikramıdır. Allah nasip etsin!

  • Abdurrahman KOÇAK

    18.2.2015 15:45:45

    1990 öncesi , 1992 sonrası ve sonraki yıllar Yeni Asyada istikametten ayrılma olmadı.Hatırlarsanız ve takip ediyorsanız 2000 li yıllarda bu Muhterem abiler Yeni Asyanın yaptığı sempozyumlara iştirak ettiler ve Yeni Asyanın hizmetlerinden övgüyle bahsettiler İ.Hilmi Ünlünün tespiti gibi olsaydı Muhterem Abiler sadece bir kez değil bir kaç defa iştirak ettiler...Ederleymiydi....

  • özkan

    18.2.2015 15:19:22

    Yeni Asya risalei nur davasının sembolüdür.Risalei nurun medyadaki dilidir.Dün ne dediyse bugünde onu haykırmaktadır..Üstadımız hiç bir zaman umeranın ayağına gitmemiş onların hiç bir harikulade tekliflerini kabul etmemişlerdir.Yeni Asya nur camiası da yıllarca kendi yağıyla kavrulmuş okuyucusunu yanıltmamıştır..Yapılanlar ortadadır ..şimdiki gibi bazı abilerin umeranın kapısına gidip te onlara tabi olmamıştır..Eğer maksat hizmetlerin daha geniş kitlelere ulaşmasıysa bunu yıllardır yapan Yeni Asya vardır ..Çile ve de zahmet çekmeden nur talebesi olunmuyor.. kanaatimce ..benim 40 yıldır bildiğim ve de şahit olduğum çileyi çeken vede defalarca kapatılan bunun da bedelini ödeyen .:HAKİKATİN GÜR SESİ YENİ ASYA GAZETESİDİR...selametle

  • vefa umurca

    18.2.2015 14:58:43

    mr. ünlü hak ettiğiniz tabir budur. tüm hükümeti ve devleti arkasına alıp ta hala iflas eden bir yönetim ve yönelim içinde olanlar. bu söylediklerini hep yutmak zorunda kalacaklar. yalnız bu yutmayı kendiniz isyteyeceksiniz. yeni asya kimseye zorla ve baskı ile bu görüşleri savundurtmuyor. sizlerin durumu ise hep çıkar ilişkisine dayanıyor. koca baskı makineleriniz ne pldu??? yazık ki bunu düşünüyorsunuz? çok yazık......size yazık........

  • Abdurrahman KOÇAK

    18.2.2015 14:30:55

    Kahir ekseriyetten maksad nedir Kemiyet önemlidir manasına geliyor.12 eylülün , MDP nin desteklenmesi daha sonra kutsal ittifakın desteklenmesi doğrumuydu...Doğru ise sözün bittiği yerdir.17 aralık öncesi havuz medyasına mülakat veren abilerin Camia ile ilgili övgüleri vs..hepsi arşivlerde......

  • Kadir Akbaş

    18.2.2015 14:11:48

    "O zaman ki Yeni Asya ile şimdiki yeni asya arasında yalnızca isim benzerliği var olu muhteva benzerliği bulunmamaktadır." iddiasında bulunanlar, bu iddialarını ispatla mükelleftirler. Aksi halde müfteri konumundadırlar. Gazetenin arşivi ortadadır. Kasım 1978 yılından bu yana Gazetemizin okuyucusuyum, be mesnetsiz iftirayı şiddetle reddediyorum. Mesnetsiz iddialarına Fırıncı ağabeyi şahit gösterenlerin, 1990 yılında Fırıncı ağabeyin MIT eliyle gerçekleştirdiği darbede niye yanında olmadıklarını izah etmeleri gerekmez mi? Ben sizinle birlikte iken fırka-i naciyedensiniz, sizden ayrıldıktan sonra fıkra-i dalledensinin yaklaşımı insaf ile bağdaşmaz.

  • İ.Hilmi Ünlü

    18.2.2015 12:48:33

    Önceki yorumuma bir noktadan düzelt gerek: Sözler Yayımevi önce Abdullah Yeğin ağabey adına kuruldu bilahare mahdut bazı kişilerin bildiği nedenle Sungur Ağabey üzerinden devam ettirildi. Bu yayınevinin ilk adresi Cağaloğlu Alayköşkü cd.dir Yayınevinin ilk müdürü de halen hayattadır. Allah ona hayırlı ömürler nasip etsin. Benim yorumum üzerine kelam edenlere derim: 1990 öncesi ve sonrası ve 1992 sonrası Yeni Asya farklılığını teemmül edebiliyor musunuz?

  • TOYGAR

    18.2.2015 12:04:20

    Yeni Asya ismi anlam değiştirmemiştir. Nasıl ki 45 yıl önce hak ve hakikat adına kurulan, geçen zaman zarfında herkesler bir yerlere savrulup giderken dimdik ayakta durmuş ve doğru bildiği sözünü 3 kuruşluk dünya malına tercih etmemişlerin garip yurdu olarak kalmaya devam etmiş ve edecektir. Bunun ne anlama geldiğini dışarıdan eski-yeni paradoksuyla itibarsızlaştırmaya kalkmak, hak ve hakikat sözüne karşı yalan uydurmak gibidir. Gün geldi, büyük ve değerli(?) abilerimizin yanlış yaptıkları görülmedi mi? 80-90'lı yıllar daha yeni sayılır. Hiç mi dönüp kendine bakmaz insanlar anlamıyorum!. Küçük kafalar kişileri konuşurken, büyük kafalar olayları tartışırmış. Olayları tartışıyor ve olayların yanlışlığını ortaya koyuyor Yeni Asya. Günü geliyor, zaman tevil ediyor, hakikati gözlere sokuyor. Yanlışsa söyleyin!

  • M Numan

    18.2.2015 11:31:01

    mülakat nedir? içeriisde ne var acaba?

  • M Numan

    18.2.2015 11:29:51

    Eskide var olan tek ses iken yapılan hizmetler hepsi yeniasya namında idi. Ama sonra yeşeren filizlerle muhteleif şubelere inkısam oldu. Ve kahir ekseriyet ayrıldı. Yeni meşretlerle hizmete devam etti. İ.H. Ünlü'ye katılıyorum bende.

  • Salihoğlu

    18.2.2015 11:24:28

    ' O zaman ki Yeni Asya ile şimdiki yeni asya arasında yalnızca isim benzerliği var olu muhteva benzerliği bulnmamaktadır' Müddei iddiasını ispat etmekle mükelleftir.Takdir etmeyebilirsiniz bu sizin hakkınız:Dost olmayabilirsiniz anliyorum.Risale-i Nur okuyan Gruplar içinde gazetesi olan tek grup Yeni Asya Grubudur.Üstelik Yeni Asya -her şeye ramen- bütün Grupların hakkını hukukunu gözetmektedir.İnsaf Dinin yarısıdır.Bu düşmanlık kimseye hiç bir şey kazandırmaz.Zaman en büyük mfessirdir der Aziz Üstad !...Son söz:Prof.Dr.Ahmet BATTAL'ın yalnızca 17 Şubat 2015 tarihli yazısını incelemek yeter...Ayrıca son gelişmelerle ilgili Kazım GÜLEÇYÜZÜN'yazdıkları ortada.

  • İ.Hilmi Ünlü

    18.2.2015 10:40:48

    Bu haber yayın gerçekleri gizleyen saklayan nefsi nefsi diyen bir yayın niteliğinde. Üstad-ı Muterememizin vefatını müteakip R. Nu neşriyatı hayatta bulunan varis sıfatını taşıyan ağabeylerin istişaresi ile yapılmıştır. Bu cümleden olarak ta resmi yayın teklifimiz üzerine ve mevcut yayınların devamı olarak Sungur ağabey adına yayımevi kuruldu. Bütün bu işlemler altında o zaman tüm Nur hizmetlerini birlikte yürüten ağabeylerin müşterek kararları vardır. O zaman ki Yeni Asya ile şimdiki yeni asya arasında yalnızca isim benzerliği var olu muhteva benzerliği bulunmamaktadır. Ve şimdiki Yeni asyanın sahiplenme hak ve yetkisi yoktur ve olamaz. Bu konunun en iyi şahidi Furuncu ve diğer ağabeyler ve o zamanı yaşayan arkadaşlardır..

  • Bahtiyar ISPARTALI

    18.2.2015 10:08:45

    Yeni Asya nur davasının gövdesini oluşturmuş olup yapmış olduğu hizmetlerle her daim önden giden atlı olmuştur. Vesselam.

  • HÜSEYİN İLHAN

    18.2.2015 09:27:54

    İTTİHAT var lakin YENİ ASYA ya muhalefette var.BABIALİ nin o çirkin ve nahoş ortamında GÜL gibi açarak,iman hakikatlerini yayınlayıp mis gibi rayihalar saçarak neşriyatta yer alan YENİ ASYA bugünkü çirkin,siyasete alet edilen ve din istismarcılarının kuyruğuna takılanların ahirette hesabını zoor verecekleri ki şahsen bu hesabın verilemeyeceği kanaatindeyim.Seni ellerinde,dillerinde yıllarca taşıyanların sana yaptıkları ibretlitir HAKİKATIN GÜR SESİ YENİ ASYA .

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı