"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevil hastalığı

H. Muharrem OKUR
20 Nisan 2024, Cumartesi
H. Muharrem Okur - Arda Bilik

Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatını ve telif ettiği eserler olan Risale-i Nurlar’ı objektif bir yaklaşımla, insaf düsturu ile tarafgirlik nazarından uzak bir şekilde inceleyen, okuyan herkes farkına varacaktır ki: Said Nursî ve eserleri asrımız insanının her türlü dertlerine Kur’anî reçeteler sunuyor.

İnsanın kendi öz saygısını bulması ve bu saygının kaynağı olan kulluk bilincinin tesisi, bireylerin sağlıklı bir ruh haline bürünmesiyle aile ve toplum hayatının doğru şekilde yürütülmesindeki şefkat, merhamet, birlik, beraberlik gibi kavramların gelişimi; sonrasında ise Âlem-i İslâm başta olmak üzere diğer ülkelerle geliştirilmesi gereken maddî manevî râbıtalar, sulh düsturu çerçevesinde tüm dünyada hakim kılınabilecek huzur ortamının vesileleri, yani iç dünyamızı ve çevremizi tenvir edecek sırlar ile pek çok hakikatlerin anahtarları asrımızın Kur’an tefsiri olan Risale-i Nurlarda.

Külliyatın her eserinde, her bölümünde farklı bir pencere, güncel bir bakış açısı bulmak mümkün. Mektubat eserinin on dokuzuncu mektup, yani Mu‘cizât-ı Ahmediye (asm) Risalesinde, Efendimizin Ammar (r.a)’ın öldürüleceğine dair gaybî olarak bildirdiği bir hadise oldukça manidar:

“‘Bâğî (asi; haksızlık eden) bir taife Ammar’ı katledecek.’ Sonra, Sıffin harbinde katledildi. Hazret-i Ali, onu Muaviye’nin taraftarları bâğî olduklarına hüccet (delil) gösterdi. Fakat Muaviye tevil etti. Amr İbnü’l-As dedi: “’Bâğî yalnız onun katilleridir; umumumuz değiliz.’”1

Yani Efendimizin (asm) bildirdiği hâdise gerçekleşiyor. Ancak kendi haklılıklarını savunan bir grup, çeşitli teviller ile bu hakikate karşı gözlerini kapatıyor. Peygamber Efendimizin (asm) açık ihbarına rağmen gidişatlarından vazgeçmiyorlar.

Günümüzde yaşanılan pek çok sıkıntının, zulümlerin, haksızlıkların bir sebebi de maalesef bu tevil hastalığı. Zulme giren kimseler, yanlışlar yapanlar, haksızlıkla hükmedenler maalesef maddî veya manevi sebepler tahtında kendilerine yanlış yaptıklarına dair en yüksek hakikatler sunulsa dahi çeşitli tevillerle varlıklarını devam ettiriyorlar.

Ülkemizde ve Âlem-i İslâm’da yaşanılan büyük problemlerin ve zulümlerin sebeplerinden birisi de bu. Ancak, Kur’an’dan, sünnet-i seniyyeden aktarılan hakikatlere rağmen çeşitli teviller yaparak varlıklarını devam ettiren kimseler, Bediüzzaman Said Nursî’nin şu hakikatine de kulak vererek, elbet hakkın galebe edeceğini bilmedirler:

“‘Hak yücedir ve hiçbir şey ondan daha yüce değildir.’2 Millet uyanmış; mugalâta ve cerbezeyle iğfal olunsa da, devam etmeyecektir. Hakikat telâkki olunan hayalin ömrü kısadır. Feveran eden efkâr-ı umumiye ile o aldatmalar ve mugalâtalar dağılacaktır ve hakikat meydana çıkacaktır, inşaallah.”3

Evet, çeşitli tevillerin ve mugalâtaların ömrü inşaallah geçiyor. Bunun emareleri çoktan çıktı bile. Cenab-ı Hakk başta ülkemiz olmak üzere tüm Âlem-i İslâm’da barış, bereket ve huzur ortamını tesis etsin, tevillerden, cerbeze ve mugalâtalardan bizleri korusun. Amin.

Dipnotlar:

1-(Mektubat. Hadis için: Kadı İyaz, Şifa, 1:339)

2-(Keşfü’l-Hafâ, 1:127, hadis no: 362)

3-(Eski Said Eserleri, s. 136)

Okunma Sayısı: 1634
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı