"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir nesli anlamak (2)

Hasan Hüseyin Uçar
22 Ocak 2023, Pazar
Genç, aileden ve okuldan faydadan çok psikolojik baskı görünce çareyi siyasî cemiyet ve oluşumlara sığınmakta buluyor.

Gençlik kollarına giriyor, bakıyor ki, kendisine gerçekten ilgi gösteriliyor. Bir süre gidip geliyor ama burada da kafasına uymayan bazı meseleler oluyor. Soruyor, tam bir cevap alamayınca susuyor. Çünkü gencin içindeki “istibdat sensörü” tekrar harekete geçiyor ve bir süre sonra oradan da ayrılıyor.

Bunca şeye rağmen hâlâ sapmayan genç bir de şansını dinî gruplara giderek deniyor. Bakıyor ki başta hoca, şeyh, mürşid vs. var. Bu genç başlıyor buradaki programlara katılmaya. Gide-gele orada da bazı hatalar görmeye başlıyor, -çünkü “şahıs” ön planda olan yerde hata olur- bununla alakalı da fikirlerini beyan edince, ona o gruptan atılacağı telkin ediliyor. Sensör başlıyor ötmeye, fikir beyan edince tepki gören genç küsüyor ve burada da istediğini tam bulamıyor.

Eğer şimdi bu çocuk, tabiri caizse “yoldan sapsa” kabahat kimde oluyor?

Peki bu genç Risale-i Nur’la tanışsa ne olur? Genç yine son çare Risale-i Nur ile tanışınca görür ki; bir grup insan, yazarı vefat etmiş bir kitap etrafında bir araya gelmiş, ilmî zeminlerde o kitaptan okuyup tartışıyorlar. Öğreniyor ki burada bir “başa” bağlılık yok, istişare ile işler yürütülüyor. Genç başlıyor Risale-i Nur adındaki kitabı okumaya. Bakıyor ki daha önce sorduğu ve bastırılarak cevapsız kalmış sorularının tamamına cevap var. Ve kitaptan çarpıcı cümleler okuyor. Kitabın yazarı, milyonları bulan kalabalık bir topluluğu etkilemiş ve yön vermiş biri olarak diyor ki: “Zaman, şahıs zamanı değil, şahs-ı manevî zamanıdır. Risale-i Nur’da şahıs yok, şahs-ı manevî var. Ben bir hiçim... Ben de Risale-i Nur’un talebesiyim... Ben sizlerin ders arkadaşınızım.” (T. Hayat, s. 715) Genç okudukça hayretler içerisinde kalıyor ve bu derya deniz eseri yazan kişiye iyice merakı uyanıyor. Çünkü onu ilk kez sorgulamaya teşvik eden, fikirlerinin bir önemi olduğu “açık görüşlü” bir kitapla karşı karşıya olduğunu görüyor. Okumaya devam ettikçe fark ediyor ki, daha önce onu rahatsız eden şeyin istibdat olduğunu öğreniyor. Ve hayretler içerisinde görüyor ki daha önceki yaşadıklarına dayanarak, istibdada müsait zannettiği İslam öyle değil, aksine gerçek hürriyetin ta kendisiymiş. Ve Said Nursî de aynı mevzudan şikâyetçi olmuş, hapse girmiş ama yılmayarak nefsin ve firavunların istibdadına karşı kitaplar neşretmiş.

Genç okurken kitapta kendini buluyor, anlaşılıyor, değerli hissediyor ve sorularına tatmin edici cevaplar alıyor. Peki madem bu meselenin hakikati böyle, Risale-i Nur bu asrın gençlerinin kitabı ise, akla yeni bir soru geliyor: “Neden buralarda da genç nüfusu az?” Bunun bir sebebi bazı gençlerin önyargı ile uzak durması ve Risale-i Nurları tanımıyor olmalarıdır. Gençler tanıdıkça Nurlara daha fazla sahip çıkacaklar inşaallah.

Okunma Sayısı: 2361
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Yıldırım

    23.1.2023 07:54:18

    Maşaallah. Barakallah. Hasan Hüseyin kardeşim. Allah C.C yar ve yardımcın olsun. Kalemine kuvvet versin. İnşaallah gençliğin sesi olmaya devam. Gençlikle görüşerek onların varsa proplemlerine eğilmen harika olur diye düşünüyorum. Dersanelerimizde evlerimizde kalan öğrencilerin dertleri ile dertlenmen onların Risale-i Nur okumalarına sebeb olacaktır. İnşâallah

  • Ozan

    22.1.2023 22:52:34

    Çok ince tesbitlerini tebrik ederim.

  • İSMAİL Atak Cebecili

    22.1.2023 16:56:46

    2.-Geri kafalı, gelişmeyi anlayamamışlar, Risale-i Nuru ve Hz. Bediüzzaman’ı anlamamışlardır. Bunlar her türlü gelişmenin, ilerlemenin önündeki önemli engellerdir. Bunlar engelleyiciler olarak, yazılanlara tenkit gözü ve kafası ile bakıp, dilini diline dolamayı, en iyiyi kendilerinin bildiğini ortaya koymayı /kendilerince- marifet sanırlar. Bunlara bu zeminlerde fazla yer vermemek, Gençlerimizi sensörsüz yetiştirmek için önemlidir. Elbette milyonlar tebrikler, yeni NESİLLERİMİZE.

  • İSMAİL Atak Cebecili

    22.1.2023 16:56:28

    1.- Evet, sıra büyüklerde, öndeki nesillerde. Özellikle Yasemin Güleçyüz vb... tecrübeliler, bu yazılanlara karşı büyüklerin cevaplarını yazmalılar. İstibdat sensörlerini, sağa sola yerleştirenlere karşı da hep birlikte çareler aranmalı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı