"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Toplum değerleri ve gençler

Sebahattin YAŞAR
29 Mart 2026, Pazar
Ramazan Bayramı dönüşü üniversiteli gençlerle bayramın nasıl geçtiğini konuşuyoruz.

Gençlere, yeni tanıştığınız kişiler, ilk kez ziyaret ettiğiniz akrabalar, komşular, size alınmış, sizin aldığınız hediyeler, giderilmiş kırgınlıklar, ilk kez tattığınız bayram yemekleri oldu mu diye soruyorum. Gençler, onlarca soruya üç dört cümle ile cevap veriyorlar. Gençlerin çoğunda farklı bir şey yok. Belli ki bayram sönük, renksiz, hareketsiz, yeniliksiz. Yani dün gibi, önceki gün gibi bir rutin. Hatta bir kısmı hepten içe kapalı görüntüler veriyor. Bir kısmı da bayramı çocuklara bırakmış. Bayramlık giymek, bayram harçlıkları, ziyaret, şeker toplama çocuk işi diyor. 

Bayramlar, toplum fertlerinin aralarında güçlü bağlar oluşturduğu geleneklerdir. Görüşmeler, konuşmalar, ziyaretler, toplum halinde yaşanan şenlikler, oyunlar millet kimliğini pekiştiren dinamiklerdir. Bayram, hakikatte bir duygu yenilenmesidir. Yaşlıların, hastaların, komşuların ziyareti, dargınların barışması, hediyeleşmeler hayatı yenileyen unsurlardır. 

Neşeli bayram hatıralarının olmaması bir sönmedir, tükeniştir. Bayramı, bayram gibi olmayan bir toplum, ortak neşesini kaybeder ve geleceği anlamsızlaşır. Bu noktada ailelere çocuklara bayramı bayram gibi yaşatmak için ciddi vazifeler düşmektedir. Hatta nice ehl-i iman insanlarda bile, herkesin bildiği birileriyle olan dargınlıkları var, kırgınlıkları var ve bayramlar gelip geçiyor, bu problemi giderecek bir adım atılmıyor. Bir dargın barıştırılmamışsa, bir yetime hediye alınmamışsa, bir çocuğun cebine bayram harçlığı konmamışsa, nefsine zor gelen bir ziyaret yapılmamışsa o zaman yaşanan neyin neşesi olacaktır, neyin bayramı olacaktır?

Bayram hatıralarını paylaşan dört beş gencin genel görüntüsü maalesef oldukça zayıftı. Anlaşılan şu ki, bu gençler çocukluk yıllarında sağlıklı bir bayram hatırası yaşamamışlar. Yani bayramın hatırası yok. Sağlıklı hatırası olmayan bir dinî bayramın elbette içeriğinde de bireyi harekete geçirecek bir unsur olmaz. Bu, hayatı canlı tutan geleneklerin kuruması anlamına gelir ki, bu durumda bayram anlamını yitirir. Toplumu toplum yapan ortak neşe ve keder duyguları yoksa, aynı toplum olmanın bir anlamı kalmaz.  Toplumda bayram deyince, şehir meydanlarında, camilerde bayram namazları, bayramlaşmalar, ikramlar, kadınlar kendi aralarında, çocuklar, gençler kendi aralarında oyunlar, eğlenceler, şenlikler akla gelir. Bu etkinliklerde aynı toplum olmanın neşesi yaşanır. 

Bu ortak duyguların yaşanmadığı ortamlarda hayatın renkleri bir bir silinir. Aile bağları zayıflar, yardımlaşma, tesellileşme kalmaz. Yabancılaşma baş gösterir. Oysa bayram, maddi olduğu kadar manevidir. Ziyaretlerde, görüşmelerde, konuşmalarda çocuk akraba çevresi ile bağ kurar. Amcalar, dayılar, teyzeler, halalarla, komşularla ortak tabaklardan hatıra kaşıklanır.

Bir yeni ziyaret yapılmamışsa, bir akraba ziyaret edilmemişse, bir hediyeleşme olmamışsa, yeni bayramlık giyilmemişse, çocuğun cebine bayram harçlığı girmemişse, aynı sofra etrafında bayrama özel yemekler yenmemişse, başka bir şehirden, ülkeden akrabalar gelmemişse, hatta bayramlaşmaya gittiğinizde onları bulamamışsanız, böyle bayrama, bayram denir mi? Bu olsa olsa kendi ellerimizle kendi varlığımızı yok etmek olur. 

Bırakın özel bayram ziyaretleri için yollar katetmeyi, zahmetler çekmeyi, hediyeler almayı; bir telefon bile açıp, hal hatır sorulmuyorsa, dua alınmıyorsa, aynı anne babadan dünyaya gelmenin, aynı dine mensup olmanın bile bir anlamı kalmamış demektir. Bu ciddi bir kul hakkı ve hukuk ihlali olur. Ondan sonra da nerede o eski bayramlar demeye başlarız.

Belli ki atmadığınız adımın duygusunu tadamazsınız. 

Okunma Sayısı: 182
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı