"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitim sisteminin reforma ihtiyacı var

Hasan Kaplan
14 Eylül 2026, Pazartesi 00:47
MİLYONLARCA ÖĞRENCİ YENİ EĞİTİM YILI VESİLESİYLE OKULA ADIM ATTI. UZMANLAR EĞİTİM SİSTEMİNİN ACİL REFORMA İHTİYAÇ DUYDUĞUNA DİKKAT ÇEKİYORLAR.

GÖRÜŞ - Hasan KAPLAN
Eğitimci & Diplomat

Kazasız belasız ve başarıyla dolu bir eğitim yılı geçmesi temel dileğimizdir. Bu vesileyle, eğitimle geçen kırk yılın tecrübesi ve hayat mektebinden öğrendiklerimin bana yüklediği sorumluluk ile bazı düşüncelerimi paylaşmayı bir görev sayıyorum.

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başladık. Ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz olan çocuklarımız için hayırlı olsun.

Kazasız belasız ve başarıyla dolu bir yıl geçmesi temel dileğimizdir. Bu vesileyle, eğitimle geçen kırk yılın tecrübesi ve hayat mektebinden öğrendiklerimin bana yüklediği sorumluluk ile bazı düşüncelerimi paylaşmayı bir görev sayıyorum.

Bilindiği gibi her öğretim yılı başında ve çeşitli vesilelerle yetkililerimiz, eğitim ile ilgili parlak sözler sarf eder ve rakamlarla bu alandaki başarı öykülerini anlatırlar. Gel görelim ki fazla bir değişiklik görülmez. Vurgu, nitelikten çok nicelik üzerinedir. Sonuçta hedeflerimizi tutturamıyoruz.

Ders yılının başlamasıyla, ziller çalar, öğrenciler sınıflara dolar, öğretmen ve öğrenciler birbirlerine kavuşurlar. Yine alışık olduğumuz sistem işler. Ancak eğitim, yaşamın bütün alanlarını etkileyen ve süreklilik gerektiren bir olgudur. Bu nedenle dijital teknoloji çağında eğitimimizi yeniden düşünmede ve reforme etmede gecikirsek, yetişen nesillere ve ülkemize yazık etmiş oluruz. Çünkü eğitim bireyin kendi potansiyelini gerçekleştirebilmesi için gerekli koşulları oluşturma ve süreklilik arz eden geleceğe ilişkin önemli bir alandır. Bu sebeple yönetim görevini üstlenen yetkililerin sorumluluklarının gereğini yapmak yerine kabahati başka yerde aramak ve mazeretlere sığınma hakları yoktur. Unutulmamalıdır ki, her yetki yeni bir sorumluluk demektir. Sorumluluğun gereğini yapmamak bütün kamunun hukukunu istismar etmek demektir.

Maalesef bu anlamda umut verici ciddi adımların atıldığına da şahit olamıyoruz. Hayatın tüm alanları ile ilgili olarak her geçen gün sorunlar ağırlaşırken insanlarımız geleceğe ilişkin umutlarını yitirmiş ve günümüzü arayacakları endişesini taşımaktadırlar. Bu aynı zamanda toplumda adalet duygusunun zayıflamasına ve ahlâkî yozlaşmaya da yol açmaktadır. Montaigne’nın “Bir toplumda adalet yoksa, ahlâk da yoktur demektir” sözü toplumdaki ahlâkî çürümeye işaret eder.

“Ev genci” sayısı altı milyon 

Bu paragrafta kısaca değindiğim hususlar acaba vicdan sahibi kaç kişiyi mutlu eder? Gerçekten olanlar ve yaşanılanlar alarm vaziyeti almayı gerektiren şeyler. Ülkemizde madde bağımlılığının ürkütücü boyutlara ulaşması, sanal bahis ve kumarın yaygınlaşması, kadın cinayetleri ve boşanmalardaki artış, evlilik dışı birliktelikler, gelir dağılımında toplumun değişik kesimleri arasında görülen dengesizlikler, hapishanelerin kapasiteleri üzerinde tutuklu barındırmak zorunda kalması, genel işsizliğin yanı sıra popüler ifade ile ne işte ne eğitimde olan “ev genci” sayısında altı milyon gibi rakamların telaffuz edilmesi, kamu kurumlarına duyulan güvenin zayıflaması, okullar arasında fizikî kapasite ve donanım bakımından eşitsizlikler, birleştirilmiş sınıf uygulamasının yer yer görülmesi ve ücretli öğretmen uygulaması, öğretmen görevlendirilmelerinde görülen adaletsizlikler, PISA (Programme for International Student Assessment) Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı 15 yaş grubundaki öğrencilerin, matematik, fen bilgisi ve okuma becerisi alanlarındaki değerlendirmelerde üyesi olduğumuz OECD (Organisation for Economic Cooperation and Development - Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü) ülkelerinin ortalamasının altında yer almamız.

Dünyanın ilk bin üniversitesi sıralamasında İngiltere’nin ilk on sırasına dört üniversitesinin girmesine rağmen, ilk iki yüz üniversite arasında hiç bir Türk üniversitesinin bulunmaması garip değil mi? Üniversite mezunu sayısının fazlalığına karşın piyasanın aradığı nitelikli eleman eksikliği tüm sektörlerin ana sorunlarından birini teşkil etmektedir. Çalışma imkânı bulanların da genellikle eğitim aldıkları alanları dışında istihdam edilmeleri, eğitimin çıktıları ile iş piyasasının nitelikli iş gücü ihtiyacı arasında görülen uyumsuzluk gibi sorunlar; eğitim sistemimizin SOS verdiğinin belirgin işaretleridir.

Saydığımız sorunların aşılması ve eğitim sistemimizin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarılabilmesi için, eğitimimizi yeniden düşünmek ve gerekli tedbirleri almak zorunluluğu doğmuştur.

Fıtratlarına uygun bir eğitim 

Ülkemizin geleceği; insanî değerleri yüksek, iyi yetişmiş, kendisiyle barışık, özgüvenli, başkasının hukukuna saygılı, adil, ahlâklı, özgür, eleştirel düşünebilen, ilgi ve istidatlarına uygun beceri kazanmış ve moral değerlerini edinmiş nesillerin yetiştirilmesine bağlıdır. Onun için eğitimin her kademesindeki hiçbir bireyi ihmal etmeden onların fıtratlarına uygun bir eğitim alabilmelerine imkân veren uygun şartların hazırlanması hayati önemdedir. Fıtratı dikkate almayan hiçbir eğitim sisteminin başarı şansı yoktur. Bir bahçıvan nasıl ki her bir çiçeği özelliğine uygun bakımını yapıyor ve yetiştiriyorsa; öğretmen de her bir öğrencisinin ilgi, istidat, kabiliyet ve özelliğini iyi tanımalı ve uygun eğitim almasını sağlamalıdır. Bu bir nevi insan mühendisliğidir.

Görüldüğü gibi öğretmenlik mesleğini seçenlerin mesleğe uygun donanımla yetiştirilmeleri önem kazanmaktadır. Bugünün her bir çocuğu yarınların öğretmeni, hâkimi, savcısı, doktoru, mühendisi, girişimcisi, gazetecisi, işçisi, çiftçisi, iş insanı, siyasetçisi ve bilim insanı olmaya adaydır. Hayatın bütün alanlarında rol alacak ve sorumluluk üstlenecek nesillerin yerini, aldıkları eğitimin niteliği belirleyecektir. Bu sebeplerle, eğitim sistemimiz yetişen nesillerin adil, özgür, eşitlikçi, hukukun üstünlüğünü savunan, ahlâklı, insan onuruna değer veren, yenilikçi bakış açısına sahip, eleştirel ve esnek düşünen, kendisi ve çevresiyle barışık, becerikli ve hayata iyi hazırlanmış bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak biçimde reforma ihtiyacı vardır. Bu bağlamda ciddi bir paradigma değişimi gerekmektedir.

Moral değerlerimiz ihmal edilemez

Bunun için:

• Her şeyden önce birleştirilmiş sınıf ve ücretli öğretmen uygulamasına son verilmeli.

• Öğretmen yeterlilikleri artırılmalı, kendilerini güncelleyebilmeleri ve geliştirebilmeleri için gerekli imkânlar sunulmalı ve hayat standartları mutlaka iyileştirilmeli.

• Okullarımızı fiziki kapasite, sunduğu imkân ve fırsatlar yönünden eşitleyerek ‘en iyi okul evime yakın okul’ kavramının hayat bulmasına özen gösterilmeli.

• Eğitim sistemimizde PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) açığı giderilerek, okullarımızdaki rehberlik sistemi güçlendirilmeli.

• Ders müfredat programları 21.yüzyıl becerileri ışığında bireysel ve yöresel ihtiyaçları gözeten ve moral değerlerimizi ihmal etmeyen bir yaklaşımla güncellenmeli.

• Dijital ve teknolojik ihtiyaçlara uyum sağlamak için, mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandırarak genel liseden çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli.

• Eğitim sistemimizde öğretmen, veli ve okul yönetimi iş birliği güçlendirilmeli; iş piyasasının talepleri ve istihdam dikkate alınarak yapılandırılmalı.

• Ev genci dediğimiz kitlenin iş hayatına kazandırılması amacıyla ilgi ve yeteneklerine uygun iş garantili geçerli meslek edindirilme programları uygulanmalı.

• Türkiye dijital çağın gereklerine uygun, iş piyasasının ihtiyaçlarına cevap veren hayat boyu sürekli eğitimi perspektifi ile beceri ve istidam odaklı Yükseköğretim Yapısal Reformunu mutlaka gerçekleştirmeli.

Bu çerçevede ileri gelişmiş ülkelerle ülkemiz arasındaki gelişmişlik açığını kapatmak ve halkımıza huzur ve barış içerisinde insan onuruna yaraşır yaşam iklimini oluşturabilmek için eğitim sistemimizi yeniden düşünmek ve reforme etmek ihmale gelmez bir gereksinimdir.

Okunma Sayısı: 248
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı