"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarih tekerrür ediyor

Hüseyin GÜLTEKİN
14 Eylül 2026, Pazartesi
Hemen her alanda seneler önce tek parti, tek adam sisteminin bu millete çektirdiği sıkıntı ve problemlerin istenilen manada daha tamiri yapılmadan, yaşanan tahribatlardan ders çıkarmadan yıllar sonradan tekrar durmadan problem üreten partili Cumhurbaşkanlığı dediğimiz tek adam sistemine dönülmesi bize göre akıl tutulması gibi bir durum.

Efendim o acemiler beceriksizler yapamadı ama biz Allah’ın izniyle yaparız; ”Verin yetkiyi bu kardeşinize, bakın nasıl Türkiye’yi uçuruyoruz...” diyerek bütün yetkileri uhdesine alanların nasıl da ülkeyi sıkıntılara sürüklediklerini yaşayarak görüyoruz.

Çıraklık dönemi, kalfalık dönemi, ustalık dönemi derken aradan geçen çeyrek asırda; bu güne kadar hiçbir iktidara nasip olmayan bu uzun zamanda bütün yetkileri elinde bulunduran bu iktidar döneminde bu güzel ülkemiz maruz bırakıldığı bu sıkıntıları hak ediyor mu?

Başta demokrasi, adalet, hak-hukuk esas ve kuralları olmak üzere hemen her alanda her gün artarak devam eden sıkıntı ve problemlerin bir çok sebebi olsa da asıl sebeplerin başında partili Cumhurbaşkanlığı dediğimiz her türlü suistimale açık tek adam sistemi olduğu ayan beyan belli olmuştur artık.

Millet olarak bunca zamandır çekmekte olduğumuz sıkıntı ve problemlerin artık son bulması için, durmadan problem üreten bu partili Cumhurbaşkanlığı sistemine hukuk çerçevesinde son verip, milletin temsil mekanı olan ve ortak akıl ile karşılıklı istişarelerle biriken sıkıntıların, Meclis’te bir an önce ortadan kaldırılmasıdır.

Kangren haline gelen ve çekmekte olduğumuz sıkıntıların asıl sebebini görmezden gelerek ikide bir atanmış bakanları veya bürokratları değiştirerek bu tehlikeli gidişatı değiştiremezsiniz. Sistem değişmedikçe başa en zeki, en becerikli, en maharetli idarecileri de getirseniz değişen hiçbir şey olmayacaktır.

Sıkıntı üreten bu sistemin gelmesinde rol alan Cumhurbaşkanının yol arkadaşlarından çoğu geç de olsa bu sistemin ülkemiz için tek kelime ile bir felaket olduğunu dile getirerek, sebep oldukları bu sıkıntılardan pişman olduklarını itiraf ederek çoktandır yollarını ayırdılar.

Üstad Bediüzzaman’ın; ”Bütün kuvvetleriyle dünyaya çalıştıkları halde dünyanın işini dahi bilmiyorlar.” buyurduğu gibi icat ettikleri yanlış ve sakat yönetim tarzıyla bu milleti maddî manevî hemen her alanda perişan ettikten yıllar sonra çıkıp “Bu sistem Türkiye için felaket olmuştur.” itiraflarda bulunacak olmanın bir anlamı var mı?

Sebep olduğu nice tahribat ve yıkımların ve ağır bedellerin ödenmesine  mal olan böyle ucube bir yönetim ile alakalı Üstad Bediüzzaman’ın ta bir asır önceden ”riyaset-i şahsiyenin katiyen aleyhindeyim...” gibi tek bir cümle ile nasıl ve neyi ifade ettiğini bu gün daha iyi anlıyoruz.                

Okunma Sayısı: 149
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı