"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatımız içindeki Divan-ı Harb-i Örfî

11 Kasım 2021, Perşembe
Her yeni bir gün yeni bir hadisenin ortasında kalıyoruz.

Bu hadiseler karşısında verdiğimiz kararlar, yaptığımız tercihler bizleri doğrudan etkiliyor. Bu sebeple doğru olanı yapabilmek için doğru değer ve ilkelere sahip olmak lâzım. Dayandığımız kuvvetin büyüklüğü nispetinde yapabileceğimiz işlerde o kadar büyüyecektir. İlâhî bir kuvvete istinat edenlerin göstereceği fedakârlığın ölçüsü ve sınırı yoktur. 

En zor zamanlarda hakkı, hakikati ve adaleti savunabilmek ancak manevî bir kuvvete dayanan büyük şahsiyetleri örnek almakla, onlardaki aynı irade ve kararlılığı gösterebilmekle mümkündür. Divan-ı Harb-i Örfî Mahkemesi’nde her türlü haksız itham ve tehditlere maruz kalan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri en ufak bir tereddüt dahi göstermeden mahkemenin suallerine cevap vermiştir. Korkutma, yıldırma, sindirme girişimlerine karşı sahip olduğu değerlerin kutsiyetini göstererek karşı koymuştur. Ruh ve hayalimizi misafireten o zamanlara götürerek yaşananları daha iyi anlayarak ve hissedebiliriz. Şahsî ve hissî karar vermeye müsait, mevcut otoritenin koruması altında bulunan bütün yetkilere sahip olağanüstü bir mahkeme karşısında meseleyi eğip bükmeden anlatan bir Bediüzzaman göreceğiz.

Yaşadığımız hayat içerisinde aslında birçok kez Divan-ı Harb-i Örfî Mahkemesi benzeri güç odaklarının sorgulama ve kendince cezalandırma yöntemleri ile karşı karşıyayız. Bir şekilde tehdit etme, korkutma ve evhamlandırma yöntemleri ile kendilerini kabul ettirmeye çalışıyorlar. Dayandıkları dünyevî gücün her şeye karşı galip geleceğini sananlar hiçbir dünyevî kayıptan korkmayanlara karşı mağlûp olmuş ve olacaktır. “Ben de ma’rez-i acaip ve garaip olan âlem-i âhireti, o hâhişle görmek istiyorum. Şimdi de öyleyim. Beni oraya nefyetmek, bana ceza değil! Sizin elinizden gelirse, beni vicdanen tâzib ediniz! Ve illâ başka sûretle azap, azap değil, benim için bir şandır!” (Divan-ı Harb-i Örfî) Yaptıklarından vicdanen rahat olanları hiçbir azap, zulüm korkutamaz. Vicdanen huzursuzluk ve tazip içerisinde olanlar ise daha dünyadayken kaybetmişlerdir. 

Okunma Sayısı: 1013
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı